Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam507
Toplam Ziyaret1405052
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
ARSA ÜRETİMİ ÖZALP BOYALDI ÖRNEĞİ
08/05/2017

 

Arazi kullanımı ve buna yönelik tespit ve planlama çalışmaları gelişmişliğin ve medeni olmanın ölçülerinden, göstergelerinden birisidir. 

Cumhuriyetin yüzüncü yılına yaklaşırken, ülke toprakları üzerindeki kadastro çalışmalarının ve özellikle orman kadastrosu çalışmalarının henüz tamamlanamamış olmasını, hep hayıflanarak, üzülerek aklederim. Bu bizim, diğer pek çok ölçüt ile birlikte, “medeniyet mücadelesinde daha yiyeceğimiz fırınlar dolusu ekmek bulunduğunu” gösterir. 

Birinci Dünya Savaşı sonunda yani 1918’de Fransız ordusunun işgaline bırakılıp, 1939 yılında anavatanla birleşen Hatay, Fransız yönetimi altındaki 20 yıllık zaman diliminde tüm kadastro çalışmaları yapılmış olarak bize devredilmiştir. Bu da gösteriyor ki, istenirse kadastro çalışmalarını tamamlamak çok zor olmamalı. Kadastro faaliyetlerinin sürüncemede bırakılmasına, belediyeler dışındaki kırsal yerleşimlerimizde imar planları olamayışına bugün bile hayıflanırım. 

1990 yılının ilk aylarıydı. Van Köy Hizmetleri İl Müdürü ilçeye yaptığı bir ziyaret esnasında, “Özalp’te bir bakım istasyonu yapılmak istendiğini, 3-4 yıldan beri gündemlerinde olan bu yatırımı, sırf uygun arsa bulamadıklarından, ertelemek zorunda kaldıklarını” söyledi. Arzusu, “kaymakamlıkça kendilerine yardımcı olunması” idi.

 

Mevki ve alan olarak uygun bir hazine arazisi bulmakta zorlandık. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nca da Özalp’te bir adet Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (Yibo) inşası planlanmış, uygun arsa aranmaktaydı. 

Söylenen yatırımlar için en ideal yer, Van-Özalp yolu üzerinde Özalp ilçesi girişinde, soldaki atıl duran Boyaldı köyü merasıydı. 

Meralar hukuken, “hayvan otlatmak amacıyla kullanımı köy veya belde halkına tahsis edilen, Devlet’in hüküm ve tasarrufundaki, genelde tescil harici tutulan, bazen yaylak ve kışlak olarak adlandırılan yerler” anlamına geliyordu ve özel mülkiyete konu edilemezdi. 

O yıllarda mevzuatımızda henüz, özel bir Mera Kanunu bulunmamakla birlikte, Medeni Kanun’un genel hükümleri böyle bir düzenleme getirmekteydi. Ancak özel hallerde, örneğin askeri ihtiyaçlar ya da büyük yatırımlar için ihtiyaç duyulması halinde Bakanlar Kurulu kararıyla; İmar Planı uygulamalarında da, imar planının usulüne uygun onayı üzerine, plan kapsamındaki mera arazisinin vasfı değiştirilebilirdi. Mera vasfını değiştirebilmenin yollarından birisi de, meranın bulunduğu köy ya da beldede “Köy Yerleşim Alanı” çalışması yapılması idi. Eğer bu çalışma yapılırsa, meralar, önerilen sosyal tesislere ve köy halkından olup arsa sıkıntısı çekenlerin ev yapabilmeleri için parsellenerek satışa sunulabilir; arazinin mera olan vasfı değiştirilebilirdi.

 

Konuyu hem İlçe İdare Kurulu’ndaki ilçe müdürlerine, hem de Köyler Hizmet Birliği Yönetim Kurulu’nda bulunan muhtarların görüşlerine açtım. Düşünülen yer Boyaldı köy merası içinde kalmaktaydı. Birlik Yönetim Kurulu toplantısına Boyaldı muhtarını da davet ettim. Muhtar, “köy merasından kamu hizmetleri için yer ayrılmasına köylülerin razı olmayacaklarını” belirtti. “-Kaymakam bey biz yeni evlenenlere ev yapacak arsa bulamıyoruz. Bir hanede dede, baba, kardeşler üç dört evli çift birlikte yaşamak zorunda kalıyor. Köylünün kendisi meraya ev yapamazken, okula, istasyona yer vermek haksızlık olmaz mı?” dedi. 

Benim de istediğim, konunun bu noktaya gelmesiydi. “- İyi ya muhtarım, bu sayede köyde ev ihtiyacı olanların ihtiyaçlarını da karşılamış oluruz,” dedim. Yasal düzenlemeleri, neyi, nasıl yapabileceğimizi anlattım. 

Birkaç gün sonra ilçe ve birlik yöneticileriyle birlikte Boyaldı köyüne gittik ve köyde yapılan toplantıda, durumu köylüye de anlattık. 

Anlatılanlar, kafalarına yatmakla birlikte güven sorunu olduğunu gördüm. “Ya Devlet sözünü tutmaz, Köy Hizmetleri İstasyonu ve Yibo yapıldıktan sonra, kendilerine arsa verilmezse,” endişesi taşımaktaydılar.

 

Onlara, “- Köyden ihtiyaç sahiplerine tapuları verilmeden, kamu yatırımlarının temeli atılmayacak” sözünü verdim. Hemen aynı gün muhtar ve ihtiyar meclisi üyelerini ilçeye götürüp, Köy Kanunu ek 9.ncu madde hükmünce, “Köy Yerleşim Alanı yaptırılması” talebini içeren Köy İhtiyar Meclisi kararı aldırttım. Ardından Van’a gidip durumu Köy Hizmetleri İl Müdürü ve ilgili Vali Yardımcısı Vedat Müftüoğlu ile paylaştım. 

İldekiler de işi sıkı tuttular. Altı aylık bir çalışma sonunda Boyaldı köyünden ihtiyacı olan herkese evlik arsa tapuları çıkartılmıştı. Köy Hizmetleri Bakım İstasyonu’nun temeli atıldı. Ertesi yıl Milli Eğitim Bakanlığı tahsis edilen arsa üzerine Yibo inşaatı ihalesini yaptı. İnşaatı görmek kısmet olmadı bana. 

Bu gün, Van istikametinden Özalp’e girerken önce bu yapılar karşılar sizi. Eski Boyaldı sağda, ana yola dört-beş yüz metre mesafede toprak damlı evler olarak dururken; solda yeni Boyaldı, planlı arsalar üzerinde yükselen modern bir mahalle olarak gözünüze çarpacaktır.

 

İstisnalar dışında, hemen hemen bütün köylerimizde yerleşim planlaması yapılması acil, kaçınılmaz, zaruri bir ihtiyaç olarak beklemekte halen. Hem o köyde yaşayanları, hem o köye hizmet etmekle mükellef olanları! 

Saygılarımla.

 

 

 

 

 

 

 

 



501 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076