Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam343
Toplam Ziyaret1332807
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (5)
18/11/2021


ÜLKEMDEN ETKİN SİYASETÇİ PORTRELERİ

1960 sonrası özelliklerine geçmeden önce, 1950’den itibaren Türk Devlet yönetiminde etkili olan bazı siyasetçilerin özgeçmişlerine bakmamız gerektiği düşüncesindeyim. Bu amaçla:
1. CHP Genel Sekreteri ve Bakan Kasım Gülek
2. AP/DYP Genel Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı Sami Süleyman Demirel
3. CHP Genel Başkanı ve Başbakan Mustafa Bülent Ecevit
4. ANAP Genel Başkanı Başbakan ve Cumhurbaşkanı Halil Turgut Özal
5. ANAP Genel Başkanı, Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz
6. DYP Genel Başkanı, Başbakan Tansu Çiller
7. Ak Parti Genel Başkan Yrd., Başbakan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
8. Ak Parti Genel Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan
Yakın plana alınarak özgeçmişleri incelenmiş ve bilgileri okuyucu paylaşılmıştır. 

1960’lı yıllara kadar Türkiye Cumhuriyeti’nde devlet aygıtında olduğu kadar iktidarı ve muhalefetiyle tüm siyasi parti yönetimlerinde de masonların etkili konumlarda olduğu bilinmektedir. 1960 sonrası dönem ise söz konusu koltukların Amerikan bursu ile Amerika’da okumuş, Türkiye Cumhuriyetinin milli devlet vasfından ve kuruluş felsefesinden habersiz veya uzaklaşmış, yabancı fikir ve ideolojilerle enfekte olmuş ya da devletin “milli, demokratik, laik ve toplumcu”  anlayıştaki kuruluş felsefesine aykırı, Cumhuriyet’e karşı rövanşist görüş ve düşüncelere sahip bürokrat ve siyasetçiler eline geçtiği dönemdir.

1- Kasım GÜLEK (1905 - 19 Ocak 1996)

Adana doğumlu, zengin bir aile çocuğudur.

Galatasaray Lisesi’nde okur, Robert Kolej’den mezun olur.(*) Paris’te Siyasal Bilgiler alanında lisans eğitimi sonrası (1930), ABD Columbia Üniversitesi’nde ekonomi dalında doktora yapar. Daha sonra Rockefeller Vakfı’ından aldığı bursla, İngiltere’de Londra ve Cambridge Üniversitelerinde ekonomi ve maliye; Almanya’da Berlin ve Hamburg Üniversitelerinde hukuk alanında doktora sonrası çalışmalar yapar. (1931-33)

1934 yılında Türkiye’ye döner. Atatürk’le tanıştırılır ve onun önerisi üzerine CHP’ye üye olur. 1939’da milletvekili, 1947’de bakan olur. 1950 seçimlerinde büyük yenilgiye uğrayan CHP’nin VIII. kurultayında genel sekreter seçilir. 1950 ile 1959 yılları arası aralıksız CHP genel sekreteridir.  

Türkiye’deki mason yapılanmasının önde gelen ismidir. Fetullah Gülen’i 1960’lı yıllardan ölünceye kadar kollayıp koruyan; 1967 yılında Üçgen Mason Locası’na üye yapan, Amerika’ya yerleşmesinde referans olan Kasım Gülek’in cenaze namazını (1996) vasiyeti üzerine Fethullah Gülen kıldırmıştır. 

57’nci Ecevit Hükümetinde Devlet Bakanı olan kızı Tayyibe Gülek Domaç, 24 Haziran 2018 seçimleri öncesi Kemal Kılıçtaroğlu ile Meral Akşener’i bir araya getiren isimdir.

2- Sami Süleyman DEMİREL (1 Kasım 1924 – 17 Haziran 2015)

Isparta, Atabey doğumlu bir köylü çocuğudur.

1949'da İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden inşaat yüksek mühendisi olarak mezun olur. 1950'de Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü’nde çalışmaya başlar. Aynı yıl Fullbright Eğitim Komisyonu bursuyla ABD'ye gönderilir. (Staja mı, okula mı gönderildiğine dair bilgi yoktur.)  

Amerika’da Morrison Şirketi'nde çalışır. 1953'te geri döner ve Seyhan Barajı Proje Müdürlüğü’ne atanır. Sadece 2 yıl sonra 1955'te Devlet Su İşleri Genel Müdürü olur. Hızlı yükselir. Türkiye 1960'larda darbeye yürürken, Eisenhower Vakfının bursuyla yeniden  ABD'ye gider, orada çalışır ve darbeden sonra Türkiye'ye gelir. 

Kısa süre içerisinde Demokrat Parti'nin devamı olarak kurulan Adalet Parti'sinin başına geçer! 1965'te başbakan olur. 

30 yaşında bir kamu kurumuna atanan en genç genel müdür, 
40 yaşında parti genel başkanı olan en genç politikacı, 
41 yaşında başbakanlık koltuğuna oturan en genç Türkiye Cumhuriyeti başbakanıdır!

3- Mustafa Bülent ECEVİT (28 Mayıs 1925 – 5 Kasım 2006)

İstanbul doğumludur. Osmanlı devlet bürokratı olan bir ailedendir.

1944 İstanbul Amerikan Robert Koleji mezunudur. Daha sonraları Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde, Londra’da da İngiliz Dili ve Edebiyatı üzerine yüksek öğrenim görür ama devam ettiremez.

1944'te Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nde çevirmen, 1946-1950 yılları arasında Londra Büyükelçiliği’nin Basın Ataşeliği’nde kâtip olarak çalışır. Ardından bağımsız gazeteciliği seçer. 

1957'de Rockefeller Foundation Fellowship bursu ile ABD'ye gider. Henry A. Kissinger'ın rektör olduğu Harvard Üniversitesi’nde sekiz ay “Sosyal Psikoloji ve Orta Doğu Tarihi üzerine” incelemeler yapar. Harvard'da 1950-1960 arasında verilen “antikomünizm” seminerlerine katılır. 

1954 yılında CHP Çankaya Ocağına kaydolur. İlk olarak gençlik kolları merkez yönetim kurulunda görev alır. 32 yaşında iken 27 Ekim 1957 seçimlerinde CHP'den milletvekili olur. 1961 genel seçimlerinde Zonguldak milletvekilidir. 18 Ekim 1966'da toplanan XVIII. kurultayda 43 yıllık CHP'nin genel sekreterliğine, 14 Mayıs 1972 tarihinde genel başkanlığına seçilir.

26 Ocak 1974 tarihinde Necmettin Erbakan'ın liderliğindeki Millî Selamet Partisi (MSP) ile kurduğu koalisyon hükümetinde ilk defa başbakanlık görevini alır. 1980 sonrası CHP’ye geri dönmez, kendi liderliğinde Demokratik Sol Parti’yi kurar ve 1997 yılında DSP, MHP, ANAP Koalisyon Hükümetinde yeniden başbakan olur. 

(*) Galatasaray Lisesi (1868), Avusturya Lisesi (1882) ve Robert Kolej (1863): İstanbul’da Osmanlı devrinde emperyalist devletler (Fransa, Avusturya-Macaristan ve Amerika) tarafından Hristiyan Misyoner Okulu olarak kurulan ve Lozan anlaşması ile Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak eğitime devam etmelerine izin verilen yabancı özel liselerdir.






131 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
AYAN BEYAN (1) - 14/03/2022
“Ayan” “gözle görülen, açık, belli,” “beyan” ise “bildirme, söyleme” anlamlarına gelir. İki sözcük birlikte yazıldığında, “ayan beyan”, “besbelli, apaçık, açık seçik bir biçimde…” demektir.
 Devamı
AlışSatış
Dolar17.928518.0003
Euro18.311018.3843