Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam540
Toplam Ziyaret1405085
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
ALTI PARTİNİN MUTABAKAT BEYANNAMESİ
05/03/2022

 

Altı partiden oluşan CHP, DEVA, DP, GP, İyi P ve SP blok hareketinin Güçlendirilmiş Parlamenter Demokrasiye geçiş şartlarını açıkladıkları beyannamelerini yayınlamaları üzerinden yaklaşık üç gün geçti.

Yayınlanan mutabakat metninde verilen mesajı doğru anlayabilmek için tekrar tekrar okudum. Benim gördüğüm kadarıyla yayınlanan Beyanname, DEVA ve Gelecek Partisi görüşlerinden mülhem, “milli” nitelikte olmayan; “Türk Milleti” ve “Atatürk” kavramlarından mahrum bir metindir.

Bu haliyle, içinde R.Tayyip Erdoğan’ın bulunmadığı, 2002 yılındaki Ak Parti Kuruluş Beyannamesinin güncellenmişidir.

Beyanname konusunda üç hususa okuyucunun dikkatini çekmek isterim:

1.                Beyannamenin II-B/1. 2. Bölüm ve Maddesinde yer alan, “… herkesin kendi kimliğiyle ve kendisi olarak eşit şekilde toplumsal, kamusal ve siyasal yaşama katıldığı bir sistem inşa edilecektir.” ifadesi, “Etnik ve dini esaslarda bölücü bir projeye hizmet edildiği,” görüntüsüne destek vermektedir.

Bu yaklaşım, Beyannamenin I-C Bölümündeki, “1921 Anayasasını öven, Cumhuriyet döneminin diğer anayasalarını eleştiren,” ifadelerle birlikte değerlendirildiğinde, konuyu bilenler meramımızı daha kolay anlayacaktır.

Toplumumuzda bazıları ortadaki metni anlayamayacak kadar aptallaştırılmış olabilirler. Bir kısım insanlar da bu bölücü yaklaşıma kasten seyirci kalarak ‘salağa yatabilirler! Açık açık yazılmasına rağmen bazı kerizler de metni yazanları alkışlamaya devam edebilirler. …

Beyannamede, “Ülkenin toprak bütünlüğüne bağlılıkla ilgili,” tek satır yoktur.

“İnsanların kendi alt kimlikleriyle siyasal alanda eşit olabileceği yeni bir sistem,” öyle mi? İnsanların kimliklerini öne çıkarmadan eşit olmaları mümkün değil mi ki kimliklerini öne sürmek zorunda kalsınlar?

Bence bu yaklaşım özünde, “Cumhuriyeti yıkmaya yeltenen,” bir niyet barındırmaktadır. Milli varlığımızı ve milli egemenlik haklarımızı garanti eden Cumhuriyetten, ülkenin toprak bütünlüğünden, Anayasanın giriş hükümlerinden ne istenmekte olduğu sorgulanmalıdır?

Eşitlik anlayışı konusunda mevcut anayasanın onuncu maddesi yeterli değil midir? Bakınız mevcut Anayasa Madde 10:

“Herkes,  dil,  ırk,  renk,  cinsiyet,  siyasi düşünce,  felsefi  inanç,  din,  mezhep  ve  benzeri  sebeplerle  ayırım gözetilmeksizin  kanun  önünde  eşittir.  

Hiçbir kişiye,  aileye,  zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”  

Bu hükümlerin suyu mu çıktı?

Nedir sizleri tatmin etmeyen?

Beyannamedeki yaklaşım CHP, İyi Parti ve DP’nin genel söylem ve yaklaşımlarıyla, bu partilerin seçmenlerinin siyasal anlayışlarına aykırıdır. Bu durum, söz konusu siyasal partileri yönetenlerle o partilere oy verenler arasındaki ayrışmayı gösterir. Bu partileri yönetenler, tabanlarının özlem ve inancına aykırı davrandıklarında partilerinin kaybetmesi kaçınılmazdır.

Bu Beyanname, PKK’nın “Demokratik Özerklik” söyleminin hayata geçirilmesini hedeflemiştir. 

Büyük Türk Milleti, NATO’nun ve onun kuklası “FETÖ’cü ve PKK Sevici,” bu Projeye geçit vermez!

Türkiye “etnik” ve “dini” kimlik siyasetine kurban edilemez.

Herkes kendi etnik veya dini kimliğiyle siyaset yaparsa Türkiye 36 etnik, 72 dini gruba bölünür ve darmadağın olur.

Sözcü, Cumhuriyet, Tele1 ve Halk TV’de kümelenmiş, Beyannameyi göklere çıkaran sözde Atatürkçüler, başarılı olamayacaksınız! Küresel Güç Odaklarının bunu istediğini biliyoruz. Ebleh değilseniz, yoksa gerçekten siz de mi bunu istiyorsunuz?

 

2.                Bir diğer husus, Merkezi İdarede “Parlamenter Sistem” öneren bu Beyannamede Yerel Yönetimlerdeki “Başkanlık Sistemi” uygulamalarına yönelik tek bir niyet yoktur. Belediye başkanı seçimleri de iki turlu ve Belediye Meclisleri daha etkili hale getirilemez mi?

 

3.                Siyasi Partilerle ilgili olarak Beyannamenin II-A /1.1. Bölüm ve Maddesinde yazılanlar çok genel nitelikli amaç ve niyetler olarak kalmıştır. Siyasi partilerin yönetimlerindeki, “Tek adamcı yapı,” giderilmedikçe söylenenler, milyar yazarken kullanılan 1 ‘den sonraki 0 ‘lar hükmünde kalacaktır.

Sol baştaki 1 kaldırıldığında gerisi 0 ‘dır, “Hiç” hükmündedir. 

Bilgi ve takdirlerinize efendim.



102 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076