Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam542
Toplam Ziyaret1405087
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
KIZILDAĞ 1986
24/08/2015

 

Kızıldağ’ın geleneksel karakucak güreşleri yapıldı. Emeği geçenlere şükran borçluyuz. 

Bu vesileyle 1986 yılının Kızıldağ’ını düşündüm. Kurban bayramının her otuz üç yılda bir güneş takviminde aynı günlere denk geldiği dikkate alınırsa, 1986 yılı kurbanı 10-15 Ağustos tarihlerine denk gelmiş olmalı. Karaisalı’da göreve başlamamın ilk aylarında ve Kurban bayramının hemen son günlerinde çıkmıştım Kızıldağ Yaylası’na, ilk defa. Her yer pislik içerisindeydi. Dede Pınarı’nın su yatağı boyunca ve çarşı içinde kesif bir leş kokusu yayılmış havada asılı duruyordu sanki. Çöpler yığılmış, sokaklara, duvar diplerine savrulmuş, darma dağınık. …. Yayla yaşanılacak bir yer olmaktan uzak, iğrenç bir manzara ortalıkta. 

-“Hep böyle kirli midir yayla?” diye sordum. “-Değil, bu sene kurban sonrası olduğu için böyle!” dediler. 

Dönüş yolunda hep, “ne yapılabilir”i düşündüm. O tarihte, ne Adana Belediyesi ne de Karaisalı Belediyesi’nin Kızıldağ ile ilgili yasal görevleri ve yetkileri var. Kızıldağ yerleşim birimi, Çevlik Köyü’nün bir bağlısı. Mahallesi de denilebilir. Yani temizlik görevi yasal olarak Çevlik Köyü muhtarlığının uhdesinde. 442 sayılı Köy Kanunu madde: 13/7,8,9; madde: 34. Yetki muhtar ve ihtiyar heyetinin.  Muhtarlık, olmayan gelirleri(!) ile bu işi nasıl ifa etsin? Mümkün değil. 

O günlerde seçimle gelen muhtar vefat ettiğinden Çevlik Köyü muhtarlığına ihtiyar meclisi üyesi Duran ZOPÇUK vekalet etmektedir. Daha o gün, yaylada görüştük. “-Bu sorunu çözmemiz lazım”, diye. Duran ZOPÇUK iyi niyetli ama kimseye söz geçirecek halde değil. Hafta içinde ilçeye gelmesini tembihledim. 

Konuyu ilçe idare şube başkanlarıyla tartışmaya açtım. Hepsinden farklı, ama genelde imkansıza yakın, değerlendirmeler geldi. Muhtarlık bu işi yapamaz, Belediye’nin görevi değil, Kaymakamlığın parası, bütçesi yok. Bir yandan da hukuki durumu inceliyorum. Mevzuattan ne çıkarabilirim, diye.  

O günlerde Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin Yönetim Kurulu toplantısında da konu gündeme geldi. Yönetim Kurulu ilçe idare şube başkanlarıyla muhtarlardan oluşan karma bir heyet. Fikrimi onlarla paylaştım, önce. Ve “– Bu işi Köylere Hizmet Götürme Birliği vasıtasıyla çözelim” dedim. Önce onlar da inanmadılar. “- Para yok, araç yok, eleman yok! Nasıl olacak?” dediler. Haklıydılar. Ama imkansız değildi. 

Durum, İlçe Milli Eğitim Müdürü, kendisi de yaylada kalan rahmetli Zamir GENÇ ve bazı yaylacı kamu görevlilerinin de bulunduğu bir kahvehane toplantısında katılanlara ve yine bu arkadaşlarımızca, cami cemaatlarına anlatıldı. 

Çevlik Köyü İhtiyar Meclisi’ne, Köy Kanunu’nun 43.ncü maddesindeki muğlak hükme rağmen, bir karar aldırdım. Kararla “442 sayılı Köy Kanunu’nun 13.ncü maddesindeki çevre temizliği ve 17/1.nci maddesine göre hizmeti karşılayacak miktarda hizmet göreceklerden toplanacak katılım payı (salma) tahsili ile ilgili Köy İhtiyar Meclisi yetkileri Köylere Hizmet Götürme Birliği tüzel kişiliğine devredildi.”

 

O günlerde İlçe Müftülüğü emrinde, mülkiyeti Diyanet Vakfı’na ait, Kuran Kurslarına hibe zahire toplamada kullanılan bir traktör ve römorkumuz vardı. Allah rahmet eylesin İlçe Müftümüz Kadir TÜRKMEN, Tarsus Kayadibi köyünden bir hemşehrimdi. Genel uygulamanın dışına çıkıldığı için önceleri çok sıcak bakmadı ama anlatınca ve özellikle Kızıldağ Kuran Kursu’nun da bulunduğu Merkez Ramazanoğlu Cami avlusunda birikmiş çöplerin varlığı hatırlatılınca ikna oldu. 

Köylere Hizmet Götürme Birliği Yönetim Kurulu’nca “Çevlik Köyü Kızıldağ bağlısındaki çevre temizlik hizmetlerinin Birlik eliyle yürütülmesine; bu amaçla Diyanet Vakfı Şubesine ait traktörün kiralanmasına, temizlik giderleri için ihtiyaç duyulan yakıt giderleri ile şoför ve işçi yevmiyelerinin Birlik bütçesinden karşılanmasına; Kızıldağ bağlısında yaşayan hanelere, bu amaçla kullanılmak üzere 10 (on) TL temizlik hizmetlerine katılım payı adında salma salınmasına” karar verildi ve karar Çevlik Köyü Kızıldağ bağlısında ilanen duyuruldu. 

Diyanet Vakfı Şubesi Yönetim Kurulu da traktörün kiralanmasını ve hizmet bedelini belirleyen bir karar aldı. Birlik’le Vakıf Şubesi arasında bir sözleşme yapılarak, iki - üç hafta sonunda yaylada temizlik çalışmaları başlatıldı. 

İnsanlar, öncelikle somut olarak hizmeti gördüklerinden; takiben hizmetin Diyanet Vakfı çalışanlarınca yürütülmesinden etkilenerek 10 TL/hane miktarındaki katılım payına itiraz etmediler. 

Bu çalışma, gerçek bir toplumsal katılım ve halk hareketiydi. Kızıldağ yaylası Karaisalı Belediyesi’nin mücavir sahası olarak ilan edilip hizmet belediyeye devredilinceye kadar sürdürüldü. 

Kızıldağ yaylasındaki bu ilk çöp toplama hizmetinin böyle kısa bir sürede başlatılması ve düzenli olarak sürdürülmesi; hem yayla sakinlerini, hem de ilçe yöneticilerini cesaretlendirdi. Hemen aynı yıl, yaylanın susuzluk çeken Çinçin Mevkisindeki hanelere 3 km. uzaktan su getirilmesi talebini doğurdu. 

Gelecek hafta da o konuyu anlatalım. Sağlıcakla kalınız. 



1013 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076