Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam260
Toplam Ziyaret1409233
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
ÖNCESİYLE, SONRASIYLA ‘15 TEMMUZ 2016 KALKIŞMASI’ - 3
05/09/2018

2. 15 TEMMUZA GİDEN YOL 

AK PARTİ’NİN KURULUŞ HİKÂYESİ

AK Parti kurulmadan önce Recep Tayyip Erdoğan’ın birkaç defa ABD’ye gittiği; burada özellikle Yahudi Lobisi ile görüşmeler ve anlaşmalar yaptığı, “Yahudi Cesaret Madalyası” ile ödüllendirildiği, bilinmeyen şeyler değildir.

Sonradan AKP iktidarında TRT Haber Dairesi Başkanı yapılan Nasuhi Güngör, ilk baskısını 2001 yılında Anka Yayınları’ndan yapan “Yenilikçi Hareket” adlı kitabında “AKP’nin bir proje olduğunu ve Tayyip Erdoğan’ın Siyonist kuruluşlarca yönlendirildiğini” yazmıştı. Kitapta Güngör şu bilgilere yer vermiştir:

“Erdoğan henüz Refah Partisi’nin İstanbul Beyoğlu ilçe başkanıyken dönemin ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz ile görüşmeye başlamış ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde de bu görüşmeler devam etmiştir. Abramowitz ise belediye başkanı olduğu dönemde Erdoğan’ı geleceğin lideri olarak tanımlamıştı. Temmuz 2000’de ABD’ye giden Erdoğan burada başta Yahudi ağırlıklı kuruluşlar ve ABD’li Yeni Muhafazakârların (neocon) düşünce kuruluşu American Enterprise Institute olmak üzere önemli düşünce kuruluşlarıyla bir araya gelmiştir.”

Tayyip Erdoğan’ın 18 Temmuz 2001’de İsrail Büyükelçisi David Sultan’la bir görüşme yaptığı ve ona “Yeni oluşacak partinin İsrail ve ABD politikalarına asla ters düşmeyeceği” yolunda garanti verdiğinin konuşulup yazıldığını ifade eden Güngör, “Bu David Sultan, uzun yıllar İsrail ordusunda görev yaptıktan sonra dışişleri kadrosuna alınan azılı bir İslam düşmanıydı,” diyor.

“AKP’nin kuruluş sürecinde Tayyip Erdoğan’a ABD’den gönderilen gizli bir belge, bir memorandum vardı. Bu gizli belge, 3 Kasım 2002 seçimlerden önce 26 Ağustos 2001 tarihli Büyük Kurultay’da parti programı haline getirildi. Bakallı adlı lobi şirketi vasıtasıyla Erdoğan’a New York’tan gönderilen memorandumda, ‘Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir. Bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız,’ deniliyordu. Şirket, ABD’nin Türkiye eski büyükelçilerinden Abramovitz tarafından yönlendiriliyordu.”

Merkez Partisi Eski Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, +1 TV’ye verdiği bir röportajda, evindeki bir toplantıda Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak’ın “AKP’nin bir proje olarak ABD, İngiltere ve İsrail tarafından kurulduğunu iddia ettiğini,” söylemiş ve Ali Bulaç’ı şahit göstermişti. Önce sessiz kalan Ali Bulaç da “Dilipak’ın, Rotahaber’den Ünal Tanık’a konuşulanları teyit ettiği gerekçesiyle”, toplantıyı ve konuşulanları doğruladı.

Karslı’ya göre AKP’nin bir Yahudi ve Amerikan Projesi olduğunda kuşku yok. Nitekim Yahudi lobisinin Erdoğan ekibine teklifi şöyleydi:

“1- Biz sizi iktidara taşıyalım.

2- Size iktidarda sorun çıkaracakları opere edelim.

3- Size gerekli finansal destekleri getirelim.”

Karşılığında AKP’den istenenler de şunlardı: “İsrail’in güvenliğini artıracaksınız. Önündeki engelleri kaldıracaksınız. Büyük Ortadoğu Projesi’ne, yani sınırların değişmesinde ve İslam’ın yeniden yorumlanmasında bize yardımcı olacaksınız.”

Teklifin önce Necmettin Erbakan’a iletildiğini kaydeden Karslı, sözlerine Dilipak’ın şu ifadelerini de ekliyor: “Erbakan Hoca bunları kabul etmiyor. Ama Erbakan Hoca’nın ekibi şimdi AKP’yi kuranlar bunu kabul ediyor. Bunun içinde Tayyip Bey ve Abdullah Bey de var. Hatta ben de vardım.”

Şimdi köprülerin altından çok sular aktı. … Ne var ki, Erdoğan değil miydi, düne kadar BOP Eşbaşkanı olmakla övünen?

AK Parti, Gül ve Erdoğan verilen görevi çok iyi kavramışlardı ve başlangıçta görevlerinin hakkını verdiler. ABD büyükelçisi Edelman Wikileaks belgeleri arasında yer alan 2004’teki bir kriptosunda Erdoğan’ı şöyle tanımlıyor:

“Bizimle çok yakın gözükmemeye özen göstererek bazı destekleyici adımlar attı. Irak’taki koalisyon güçlerine destek vermek üzere Türk birliklerinin konuşlandırılmasına yetki verilmesi yönünde çalıştı. ABD birliklerinin İncirlik Üssü üzerinden rotasyonuna razı oldu. ABD’nin uzun zamandan beri mevcut olan arzularına uygun biçimde, Kasım 2002’de Türkiye’yi Kıbrıs’taki çözümsüzlük tavrından uzaklaştırmaya çalışan cesur bir adım attı ve şimdi daha fazlasını yapmaya hazır olabilir…”

Gülen cemaati ile “yolların kesişmesini” sonraki yazıda inceleyeceğiz.

DEVAM EDECEK.


 



465 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841