Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam539
Toplam Ziyaret1405084
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
TERÖRİST SUÇLAMASI
29/03/2019

Son iki buçuk yıldan beri aktif olarak kullandığım “facebook” sayfama baktığımda arkadaşlarım sayısının 750’yi aşmış olduğunu gördüm.
Ülke olarak bir yerel seçime gidiyoruz. Arkadaşlarım ve okurlarım arasında benim gibi İYİ Parti’ye sempati duyanlar olduğu kadar MHP’ye oy verecekler, CHP’ye gönül verenler, AK Parti’ye üye olup evet diyecekler ve HDP’ye sempati duyanlar vardır. Seçime katılmayan ya da katılamayan siyasi partilere taraftar olanlar bile olduğunu biliyorum.
Ancak son günlerde gerek havuz medyası gerekse iktidar partisi ve küçük ortağının etkisiyle HDP’ye oy vermiş altı milyon insana –ki toplam geçerli oyun %12’sidir- haksızlık yapıldığını; onların tamamı teröristmiş gibi bir algı oluşturulduğunu görüyorum.
İçlerinde bazıları “bölüçülük virüsü ile enfekte” olsalar da konjonktür gereği yani mahalle baskısı ve etkisiyle oyunu o yönde kullananlar da bulunduğu unutulmamalıdır. Ayrıca bazen yanlış yapmak ve yanlıştan dönmek, insanoğluna has özelliklerden, erdemlerden birisidir.
Büyük Atatürk “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halka Türk Milleti denir,” derken Türklük için etnik yapıya, kişinin kökenine değil, “Kendisini nasıl ifade ettiğine, nasıl hissettiğine,” bakmış ve bunu “Ne mutlu Türk olana,” değil de, “Ne mutlu Türküm diyene!” şeklinde veciz biçimde dile getirmiştir.
Benim “face” arkadaşlarım arasında az da olsa, HDP’ye oy verebilecekler bulunduğunu biliyorum. Hoşgörüsü sınırlı arkadaşlarımın benim ömrümün 7/61’inin Elazığ, Van ve Diyarbakır’da geçtiğini bilmelerinde fayda vardır. Van-Malatya-Diyarbakır üçgeninde kalan sahayı şehir-şehir kasaba-kasaba, deresi-tepesi-ovasıyla bilirim. Yurdumun bu güzel illerinden edindiğim ve halen görüştüğüm, haberleştiğim onlarca dostum, arkadaşım, kardeşim vardır. Hepimizin “aynı tornadan çıkmış gibi”, aynı siyasi görüşlerde olmamız elbette olası değildir.
Seçimlerde farklı siyasi partilere oy vermemizden daha doğal bir şey olamaz. Her ne kadar yıllar önce Tebriz Türklerinden İranlı bir Vali’nin bana söylediği, “Siyaset aralaştırır, ticaret yakınlaştırır,” sözü doğru da olsa, bizlerin sırf farklı siyasi yapılara oy veriyoruz diye birbirimizi dışlamamız, horlamamız ve ilişkilerimizi azaltmamız ya da sonlandırmamız gerekmez. Böyle bir davranış doğru olmaz. Bizi, sosyal anlamda, güdükleştirir, küçültür, fakirleştirir!
Akrabalığımızı istesek de sonlandıramayız. Komşuluk ilişkilerimiz devam edecektir. Arkadaşlıklarımız sürdürülmelidir. Darda kalırsak farklı siyasi görüşte de olsak komşuluk yardımlaşması ve dayanışması devam edecektir. Çünkü toplumsal ilişkilerimiz ve hayat devam etmektedir. Benim dileğim barış dilinin, sevgi dilinin egemen olması yönündedir.
Kavga diline, saygısızlığa, küfredene, hakaret edene fırsat verilmemesidir. İyi ile kötü arasındaki fark dikkate alınmalı; saygılı olan, kucaklayan, ayrıştırmayıp birleştiren taltif edilmeli, ödüllendirilmeli ve oy verilerek desteklenmelidir. Ben böyle düşünüyorum. Takdir sizlerin!
Değerli okurlarım, arkadaşlarım ve dostlarım,
Hangi siyasi görüşte olursanız olun, hangi siyasi partiye veya adaya oy verirseniz verin, sizler benim varlığımı tanımlayan varlıklarsınız. İnsanlar beni size bakarak tanımlarlar, sizin
üzerinizden değerlendirir ve tanırlar. Sizler olmasanız ben yapayalnız, ağaçtan farksız biri olurdum. Beni sosyalleştiren, beni ben yapan sizlersiniz. Hepinizi seviyor ve hepinize saygı
duyuyorum. Allah sizlerin varlığını ve benimle olduğu kadar diğer arkadaşlarınızla da ilişkilerinizi devam ettirsin diliyorum.
Kucak dolusu sevgiler sunarım. Var olunuz, sağ olunuz.



494 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076