Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam253
Toplam Ziyaret1409226
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
KARAİSALI’NIN SOSYAL ALTYAPISI DURUM ANALİZİ (2)
12/11/2015


Kültürel Olanaklar ve Hizmetler

“Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü” olarak tanımlanabilecek olan Kültür kavramı, bizi saran, insanlardan öğrendiğimiz şeylere dair toplumsal bir miras olarak ifade edilebilir.

Kültür aynı zamanda bireylerin yargılama, zevk ve eleştirme yeteneklerini öğrenme ve tecrübeler yoluyla geliştirme biçimi olarak da ifade edilmektedir. Kültür yoluyla yayılan toplumsal kurallar ve normların yüzyıllar boyunca rafine hale gelmesi ve toplumsal gelişimin sağlanmasında en önemli araçlar ise önceleri sözlü edebiyat, ardından ise yazın (edebiyat), müzik, sahne sanatları gibi sofistike unsurlar olmuştur. Sözü edilen unsurlar toplumların geçmiş ile olan bağlarını kurmada etken olurken sözlü anlatım ile aktarımın eksikliklerini gidermiş, geçmiş ile günümüz arasında bağlar kurarken sembolik unsurlar kurmuştur. Bireyler, geçmiş ile bugün arasında bağlar kurarken sembolizmden yararlanmayı öğrenmiş, sembolik ifadeler dillerin gelişimine, kelime haznesinin büyümesine en nihayetinde toplumların daha önce yaşayan toplumlardan daha üst seviyede bir iletişim yeteneğine sahip olmasına yol açmıştır.

Bu anlamı ile değerlendirildiklerinde kültür ve kültürel olanaklar, sadece toplumların geçmiş ile bugün arasındaki bağları kurmasına neden olmamakta, dil ve iletişim yeteneğindeki gelişmeyi hızlandırmakta, bireylerin kavrayışlarında ilerleme kaydetmelerine yol açmakta, bilimden teknolojiye her alanda ilerlemeyi tetiklemektedir.

Karaisalı kırsalında kültürel olanakları değerlendirmek için sorulan ilk soru çalışmaktan arta kalan zamanda bireylerin yaptıklarını öğrenmek ile ilgili olmuştur. Bu konu ile ilgili görüşülen kişilerin sadece % 29,14’ü boş vakitlerinde kültürel faaliyet olarak nitelenebilecek etkinlikler olan “televizyon seyretmek” ve “internet ile ilgilenmek” faaliyetlerini yapmaktadır.

Ne var ki televizyon seyretmek ve internetle ilgilenmek ancak, “gündelik kültür” unsurları olarak değerlendirilebilmektedir. Frankfurt okulunun kurucularından T. Adorno, “gündelik kültür unsurlarının beylik nitelikte olduğunu, geniş kitleleri kıskaçlarına aldıklarını ve popüler kültür endüstrisi tarafından kitlelere dayatıldıkları”nın altını çizmektedir. Önemli bir kültür araştırmacı ve sosyolog olan Adorno, popüler kültürün kitleleri “ruhsal huzur satın almaya” sevk ettiğini belirtip, bu tarz kültür unsurlarının kişinin, kendisine yutturulan şeyle özdeşleşmesi sonucu oluşan “pasif bağımlılık”a yol açtığını ortaya koymaktadır. Bu sarmala kapılan bireyler, “en rahat, akıcı” ve tekrarlanan şekerli müzikal çözümlemeler olarak hazırlanan bir nevi “bir çocuk besini”ni (yarışma programları, eğlenceli TV dizileri vb.) tercih etmekte, aşina olmadığı her şeyi ise, kibirli ve cahil bir tutumla reddetmeye başlamaktadırlar.

Özetlemek gerekirse, popüler kültürün dayatması ile karşı karşıya olan birey ve toplumlar ilerleme ve kalkınmanın önünde engel teşkil edecek bir biçimde cehalete kapılabilmektedirler. Karaisalı kırsalı özelinde değerlendirildiğinde ise kitleleri gündelik kültür sarmalından kurtaracak belirgin bir kültürel olanak gözlemlenememiştir. Daha önce ifade edildiği gibi, ekonomik kalkınmanın temelleri insani kalkınmaya dayanmaktadır. İnsani

kalkınma ise eğitim ve kültür yolu ile bireylerin kavrayışlarının geliştirilmesi ile şekillendirilebilmektedir. Bu bölümde kültürel olanaklar ile ilgili yapılan analiz ve değerlendirmeleri üç başlıkta özetlemek gerekirse;

* Ekonomik kalkınmanın temellerinin insani kalkınmaya dayanması, insani kalkınmanın ise eğitim ve kültür yolu ile bireylerin kavrayışlarının geliştirilmesi ile şekillendirilebilmesi,

* Gündelik kültürün kıskacına düşen bireylerin aşina olmadıkları her şeyi, kibirli ve cahil bir tutumla reddetmeye başlamaları ve

* İlçe kırsalında kitleleri gündelik kültür sarmalından kurtaracak belirgin bir kültürel olanağın gözlemlenememiş olması, bildirilebilir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında Karaisalı’da Beleidye tarafından bir Kültür Merkezi kurulması ve yurt genelindeki güncel kültürel etkinliklerin (yeni sahnelenen tiyatro oyunları, yeni vizyona giren filmler, müzik konserleri ve stand up gösterileri) ilçeye getirilmesinin sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Mutlulukla kalınız.


666 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841