Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam536
Toplam Ziyaret1405081
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
EMPERYALİZMİN KISKACINDA TÜRK TARIMI - 15
18/06/2018

 

TARIM ÜRÜNLERİMİZ ÜZERİNDEKİ OYUNLAR / 6

 

ÇAY

Türkiye'nin çayla tanışması 1787 tarihinde Japonya'dan getirilen çay tohumlarının ekilmesiyle başlamıştır. Bursa civarında gerçekleşen ilk ekim çalışmaları iklim şartlarının olumsuzluğu nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Ancak dönemin Halkalı Yüksek Ziraat Mektebi Müdür Vekili ve Botanikçi olan Ali Rıza Erten'in yaptığı teknik çalışmalar sonucunda Şubat 1924’te Rize'de çay yetiştirilmesi için meclisten onay alınmış ve işlerin yürütülmesi için Ziraat Umum Müfettişi Zihni Derin görevlendirilmiştir.

 Çay bitkisinin ülkeye kazandırılması, Cumhuriyeti kuranların ödünsüz çabalarının sonucudur.  Başından sonuna, gizli ellerin engellemeye çalışmalarına rağmen, daha 1924 yılında Zihni Derin’in bir baston içerisinde Batum’dan gizlice getirdiği tohumlarla başlatılan çalışmalar, 1937 yılında semeresini verdi ve ilk defa kuru çay üretimi yapıldı. 1940 yılında ilk Çay Kanunu çıkarıldı. 1946 yılında ülkemizdeki ilk çay fabrikası kuruldu.

 Ülkemizde, kimyasal kirlilik bakımından dünyanın en temiz çayı üretilmektedir.

 Türkiye, Dünya çay tarımı alanında %2,3; kuru çay üretiminde %5,2; tüketimde % 3,4 paya sahiptir. İhracatta ve ithalatta ki payımız oldukça düşük seviyededir. 

 Dünya çay pazarı 18 Milyar Dolar civarındadır. Türkiye’nin çay pazarı ise 2,5 Milyar Dolardır. Türkiye, çay tarım alanlarının genişliği bakımından üretici ülkeler arasında 8.nci, kuru çay üretimi yönünden 5.nci, yıllık kişi başına tüketim bakımından ise 4.ncü sırada yer almaktadır.

 Ancak çay tarımı ruhsata bağlı yapılır. Bugün toplam 762.412  dekar alanda yaklaşık 205.000 çay çiftçisi çay tarımı yapmaktadır.  Her yıl  bölgede  1,2 ila 1,3 ton arasında yaş çay yaprağı hasat edilmekte; yaklaşık  220 – 230 bin ton kuru çay üretilmektedir.

 Çay sektöründe hem kamu hem de özel çay firmaları faaliyet göstermektedir.  Sektörde özel girişimcilerin üretim ve paketleme faaliyetine başlaması 1984 yılında yayınlanan 3092 sayılı Çay Kanunu ile olmuştur. Bu kanun ile çaydaki devlet tekeli kaldırılarak, yaş çayın işlenmesi ve satışı serbest bırakılmıştır. Üretimde her iki sektörün payı yıllar içinde birbirine yaklaşmıştır.

 2015 yılında hasat edilen yaş çay yaprağının  681 bin tonu Çaykur tarafından, geri kalan 637 bin tonu özel sektör firmaları tarafından satın alınmıştır. Çaykur bugün satın aldığı yaş çay yaprağını 47 fabrikasında işlemektedir. Bölgede 150 civarında da özel sektör fabrikası bulunmaktadır.

 Çayda Devlet tekelinin kaldırılması sonrasında bir yandan, Doğu ve Güney Doğu’da “kaçak çay” adı altında, alışkanlık yapıcı özel soslarla işlenmiş yabancı çaylar piyasada yaygınlaşırken; bir yandan da yabancı firmaların markaları bugün için pazarın %80’ini ele geçirmiş bulunmaktadır.

 Son zamanlarda yalan yanlış haberlerle Türk çayının kötülendiği ve bunun yerine kahve içmenin özendirildiği; uluslar arası kahve zincirlerinin hemen hepsinin ülkemizde işyeri açtıkları; ülkemizdeki kahve tüketiminin de kişi başına 2012 yılında 595 gram iken 2016’da 920 grama ulaştığı görülmektedir.

 

DEVAM EDECEK.



479 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076