Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam354
Toplam Ziyaret1332818
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
ATATÜRK VE CUMHURİYET ÜZERİNE 1
10/11/2020

KURULUŞ AYARLARI

 Okuyucularımın izniyle, bu yazıyla birlikte önümüzdeki dönemde, yeni kuşaklara unutturulmaya çalışılan Atatürk ve onun eseri Cumhuriyet konulu yazılar paylaşmak istiyorum. Atatürk’ün bakışı ve yaklaşımları ışığında Cumhuriyetin kuruluş günlerindeki örnek olaylarla kurucu kadrolardakilerin demeç ve beyanlarını günümüz örnek olaylarıyla kıyaslayarak, bir fikri tartışma zemini oluşturmaktır, niyetim.

Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki kurucu kadronun amacı, “Ucuz, geçici çözümlerle yetinmemek, halkımızı içinde bulunduğu yoksulluk, umutsuzluk girdabından kurtarmak için mümkün olan hızla sorunları çözmek; kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı, uygar ve özgür bir toplum oluşturmak; yüzyılın uygarlık düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak yolundaki büyük ideali tam olarak başarmak,” olarak belirlenmişti.

Bunun için ortada örnek alınacak bir uygulama da yoktu. Modeli de kendileri oluşturmak, çıkış yolunu kendileri bulmak zorundaydılar. Biliyorlardı ki bulunacak bu yöntem dünyadaki öteki ezilen-sömürülen ülke ve milletlere de örnek olacaktı.

Gerçekten de Anadolu İhtilâli tüm benzer ulusların yollarını aydınlatan çoban yıldızı olmuştur. Çin’de Çan Key Şek, bağımsız Hindistan’ın ilk başbakanı Nehru ve kızı İndira Gandi, Pakistan’da Muhammed İkbal gibi bağımsızlık savaşçıları Anadolu’daki uygulamaları örnek almışlardır. Küba Lideri Fidel Castro’nun 1996 yılında Habitat Zirvesi nedeniyle geldiği ülkemizde kendisini ziyaret eden Türk gazetecilere: “Ben de devrim gerçekleştirdim. Ama Atatürk'ün yaptıklarını yapamazdım. Türkler sağdan sola doğru yazarken Harf Devrimi ile tam tersi yönde yazmaya başladı. Kıyafet Devrimi ve Medeni Kanun'la kadınlara getirilen statü çok önemliydi. Ona ve devrimlerine hayranım! Kendinize başka bir önder aramayın,” dediğini biliyor musunuz?

Cumhuriyetin İsmet Paşa başkanlığında oluşturulan ilk hükümetinin ilk toplantısında M.Kemal Paşa’nın cumhurbaşkanı sıfatıyla yaptığı aşağıdaki konuşma her şeyi; mevcut durumu, imkânları ve niyetleri gayet açık biçimde özetlemektedir:

“ Efendiler! Yıkmaya çalıştığımız ortaçağın arkasında bin yıllık deney var. Bin türlü kirli oyun bilir. Cumhuriyetimiz ise daha yeni doğmuş bir çocuk. Cumhuriyeti kolayca boğuverirler. Bu nedenle çok dikkatli, uyanık olun. İş arkadaşlarınızı özenle seçin. İstanbul’dan gelen bazı memurları gördüm. Bir devrim başkentine geldiklerinin farkında görünmüyorlar. Koca Osmanlı gemisi durup dururken batmadı. Bunlar gibi ilgisiz, tembel, heyecansız, küçük kafaların büyük sorumluluğu var. Kötü bir memur vatandaşı devletinden soğutur. Osmanlı Devleti azınlıklara devlette görev vermiş ama son iki yüzyıl içinde Alevi yurttaşlarımıza vermemiştir. Bu akla ve insanlığa aykırı duruma Milli Mücadele başlar başlamaz son vermiştik. Bu tutumu özenle sürdüreceğiz. Anadolu’da kim varsa hepimiz bir milletiz. Yurt ve kader kardeşiyiz. Milli Mücadele’yi böyle yürüttük. Cumhuriyeti de bu anlayışla yöneteceğiz. Bu anlayışın bozulmasına izin vermeyeceğiz. Bozulduğu zaman ne olduğunu iyi biliyoruz.

Yunan ordusu Sakarya’dan çekilirken, çoğu ahşap olan köy camilerini yakıp yıkmıştı. Son çekilişte de batıdaki büyük taş camilerin dışındaki tüm şehir, kasaba, köy camilerini yakarak, yıkarak kaçtılar. Bunların sayısı birkaç bindir. Bu camileri yenilemek görevimizdir. Bu hizmeti nutuk atmadan, gösterişe kaçmadan, siyasete alet etmeden yerine getirelim.

İlkokulun zorunlu, eğitimin yükseköğretim bitene kadar parasız olması, temel ilkemizdir. İsteyen herkesi, kız erkek ayırmadan, okutacağız. Sağlık hizmetlerinin parasız olması da amacımızdır. Halkın geçimini kolaylaştırmak, güven içinde yaşamasını sağlamak zorundayız. Devlet halk için, halkın bu ihtiyaçlarını karşılamak için var.

Bütçesi denk, borcuna sadık, parası sağlam bir devlet olmalıyız.

Devletimiz artık kesin olarak padişahın, bir ailenin devleti değil halkın devleti. Hepimiz halkın hizmetindeyiz. Efendimizin, sahibimizin halk olduğunu hiç unutmayacağız! İdealimiz milli egemenliğe dayalı uygar bir toplum ve devlet yaratmaktır. Hiçbir aşamada bu ideali gözden kaçırmayacağız. Sorun çok. Hepsini çözmeye ömrümüz yetmez. Bizim yetişemediklerimizi yurtsever çocuklarımız tamamlar. Halkı saymak, aydınlatmak, eğitmek, sağlığını korumak, güven içinde yaşamasını sağlamak başlıca ilkemiz olacak. Başarılar diliyorum.”

Büyük Atatürk özetle diyor ki:

·         Devlet, sınırları içerisindeki tüm vatandaşlarını bir millet görecek,

·         Devlet tüm vatandaşlarına etnik, dinsel ve kadın erkek ayrımı yapmaksızın ilköğretimin zorunlu olduğu parasız eğitim verecek,

·         Sağlık hizmeti tüm vatandaşlar için parasız olacak,

·         Devlet, vatandaşının geçimini kolaylaştıracak,

·         Kamu çalışanları vatandaşı patron, kendilerini vatandaşın hizmetinde çalışan olarak görecek,

·         Devlet vatandaşının can güvenliğini ve huzurunu temin edecek,

·         Siyasete alet etmeden herkesin dinini yaşamasına destek olunacak,

·         Devlet bütçesi açık vermeyecek, borcuna sadık kalacak, parası sağlam olacak!

 

Bugünün uygulamalarıyla karşılaştırırsanız farkı ve onun büyüklüğünü daha iyi anlarsınız.

Bugün parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin programlarını inceleyin bakalım, “ücretsiz eğitim ve sağlık”, “açık vermeyen bütçe” hedefi olan var mı? Hepsinin “özelleştirme yanlısı” olduğunu görürsünüz ki bu yaklaşım neo-liberalizm denilen, sonuçta Amerikan çıkarlarına hizmet eden gayrı milli bir politikadır.

Bugün, Türk Milleti olarak en önemli sorunumuz, “Devletimizin kuruluş ayarlarından uzaklaştırılmış olmasıdır!”

Kalkınma için, dünya ile rekabet için, toplumsal huzur ve refahımız için birinci ve en önemli kaçınılmaz şart, Devletin kuruluş ayarlarına geri getirilmesi olmalıdır!

 

 



214 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
AYAN BEYAN (1) - 14/03/2022
“Ayan” “gözle görülen, açık, belli,” “beyan” ise “bildirme, söyleme” anlamlarına gelir. İki sözcük birlikte yazıldığında, “ayan beyan”, “besbelli, apaçık, açık seçik bir biçimde…” demektir.
 Devamı
AlışSatış
Dolar17.928518.0003
Euro18.311018.3843