Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi11
Bugün Toplam494
Toplam Ziyaret1405039
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
MAFYA BABASINA SİLAH TAŞIMA RUHSATI
15/09/2019

Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi diğer Vali Yardımcısı arkadaşım Osman Acar Sayın Vali’den bir haftalık izin alarak ayrılınca, yokluğunda onun görevleri de benim üzerime kaldı.

18 Haziran 1991 tarihinde Emniyet Müdürlüğü Ruhsat Tebligat Şubesi’nin dosyaları arasında getirilen iki adet Taşıma Silah Ruhsatı’nı imzalamak zorunda kaldım. Mülki İdare Amirliği yaptığım dönemde, “Doğruluğuna inanmadan ve istemeden yaptığım iş, kerhen attığım imza,” pek azdır. İşte bu, onlardan birisiydi.

Aslen Diyarbakır Lice nüfusuna kayıtlı, soy olarak Ermeni olup uyuşturucu kaçakçısı ve Devlet aleyhine onlarca suç kaydı bulunan, mafya babası olarak tanınmış Behçet Cantürk (*) adlı kişiye Emniyet Genel Müdürlüğü’nce gönderilen bir dosyadaki “Bakan onayı” gereğince düzenlenen, iki adet Smith Wesson marka tabanca için taşıma ruhsatlarını imzalayarak işlemi tamamlamak, bana denk gelmişti.

Dosyayı inceledim. Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki personel, ilgilinin suç kayıtlarını mahkeme kararları ve İstihbarat Şube değerlendirmesiyle birlikte yer ve zaman göstererek sıralamış, “Böyle birine taşıma silah ruhsatı verilemeyeceğini,” açıkça vurgulamış; o tarihte Emniyet Genel Müdürü, benim eski Valim olan Sabahattin Çakmakoğlu da kendi el yazısıyla,“Taşıma değil bulundurma amaçlı bile silah ruhsatı verilemez,” görüşünde olduğunu belirtmesine rağmen, İçişleri Bakanı Abulkadir Aksu el yazısıyla, “Verilsin” diye onaylamıştı dosyayı. 

İl Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan ve bana imzalatılan ruhsatlar bu onay emrin gereğini yapmaktı. 

Abdulkadir Aksu’ya o güne kadar hep sempati ile bakan biriydim. 1976-77 öğretim yılında ilkokul öğretmenliği yaptığım Yozgat ili Sarıkaya ilçesinin eski kaymakamıydı ve orada sevildiğine tanık olmuştum. 

Kaymakamlık Kursumuza konferansçı olarak gelmiş ve “İç Güvenlik Hizmetlerinin Teşkilatlanması” konulu bir sunum yapmış, sorularımıza oldukça içten cevaplar vermişti.

Bir önceki görev yerimde ilçe muhtarlarının, “Özalp’teki görev süremin uzatılması,” talebine olumlu karşılık vermiş ise de bu görüşmeden on gün sonra Diyarbakır ili emrine görevlendirilmem onun tasarrufuydu. Bu durum, vatandaş karşısındaki dürüstlüğü hakkında kuşku duymama yol açmış bulunsa da Valim Cengiz Bulut’un, “Siz buraya Bakan Bey’in torpili ile geldiniz. Sizden övgü ve sitayişle bahsetti” demesi gurumu okşamış, ona olan sempatimi artırmıştı. 

Bu olay ise bende Bakan Abdulkadir Aksu’ya karşı olan sempatimin, güvenimin son bulmasına; ona karşı dayanılmaz bir öfke yüklenmeme yol açtı. Ülkem terör belası ile cebelleşirken, her hafta onlarca askerimiz bayrağa sarılı olarak baba ocağına gönderilirken, bir İçişleri Bakanı’na böyle bir davranışı yakıştıramadım. Kendimi “aldatılmış gibi” hissettim. Bu hissim hiç geçmedi. Abdulkadir Aksu’yu hiç affedemedim.

23 Haziran 1991 tarihinde açıklanan Mesut Yılmaz Kabinesi’nde İçişleri Bakanlığı’na Mustafa Kalemli getirilmişti. Abdulkadir Aksu’nun bakanlıktan azledilmiş olmasına sevindim. 

Milletvekili olarak Diyarbakır’a gelişlerinde karşılaşmaktan uzak durdum. Diyarbakır’da çalıştığım dönemde bir gün Ankara’daki GAP Oteli lobisinde karşılaştık. O selam verdi, ben görmezden geldim. Yönümü döndüm, selamını bile almadım. 

Böyle birinin, ülkemizde yıllarca İçişleri Bakanlığı yapan kişi olduğunu düşünebiliyor musunuz? Terörle mücadelede niçin başarılı olmadığımızı anlıyorsunuz değil mi?

Bugün geriye dönüp baktığımda, bana pek çok kişiden farklı olarak, “Bu tür tanıklıklarıma fırsat verdiği,” için Allaha şükrediyorum.

(*) Behçet Cantürk,  1950 yılında Diyarbakır Lice'de doğdu. 1975'den itibaren bazı kaçakçılık faaliyetlerinde bulundu. Aynı yıl içerisinde askere gitmemek için rüşvet vererek çürük raporu aldı. 1977 yılında Bölgede silah kaçakçılığına başladı. 1978 senesinde Devrimci Doğu Kültür Derneği'ne üye oldu. 1979 yılında Bulgaristan'dan getirdiği kaçak silahları sağ - sol örgütler ve özellikle terör örgütü PKK'ya  satmaya başladı. 1981'de Suriye’ye giderek, burada ASALA ile birlikte uyuşturucu ticareti yaptı. 1981-1983 yılları arasında Kapalıçarşı'da bulunan bazı kuyumcularla birlikte altın kaçakçılığına başladı. 22 Haziran 1984 tarihinde PKK üyesi olduğu gerekçesiyle yakalanarak tutuklandı.

14 Ocak 1994'de şoförüyle birlikte kaçırıldı. Ertesi gün cesetleri Sapanca yakınlarında bulundu. Başbakanlık Teftiş Kurulu Eski Başkanı Kutlu Savaş, Susurluk Araştırma Dosyası’nda: Kim olduğu ve ne yaptığı aşikar olmasına rağmen Devlet, Cantürk'le baş edememiştir. Yasal yollar yetmemiş neticede Özgür Gündem gazetesi plastik patlayıcılarla havaya uçurulmuş, Cantürk'ün devlete biat etmesi beklenirken adı geçenin yeni bir tesis kurmak üzere harekete geçmesi üzerine,Türk Emniyet Teşkilatı tarafından öldürülmesi kararlaştırılmış ve infaz edilmiştir” şeklinde açıklama yapmıştır.

 



519 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076