Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam342
Toplam Ziyaret1332806
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
KARAİSALI’NIN ORMAN VE MERA İLİŞKİLERİ DURUM ANALİZİ
27/01/2016

Türkiye’de orman ile kırsal kesimde yaşayanlar arasındaki ilişkiler dönemsel bir seyir izlemiştir. Öte yandan, orman ve kırsal kesimde yaşayanlar arasındaki ilişkiyi iki farklı düzlemde ele almak gerekmektedir. Orman alanlarında bulunan orman içi mahallelerde yaşayanlar ve diğer mahalleler de yaşayanlar ormanla farklı ilişki kurmakta ve farklı sorunlar ile mücadele etmektedirler.

Orman alanlarında yaşayan “orman köylüleri” kırsal kesimdeki en sorunlu bölümü oluşturmaktadır: En küçük arazi, en uygunsuz arazi, en az sulama, emek dışında en az girdi, en az çeşit, en düşük verim, en düşük pazarlama payı; bunlara karşın en çok pazarlama sorunu, en çok keçi, en çok arazi mülkiyet sorunu (bir tür gecekondu tarım) vs. bu kesimdedir. Yine en az eğitim, en az tarımsal bilgi, en az bilgilenme olanağı, en az gelir, en çok tutuculuk, en kalabalık aile, en az ikinci iş olanağı vs. bu mahallelerde yaşayan halka ait göstergelerdir.

Bütün bunlara rağmen ormanla ilişkileri en gelişmiş, ormandan göreceli olarak en çok faydalanan kesim de bu kesimdir. Diğer köylerde yaşayan halkın ormanla ilişkisi çok daha az ve otlak/mera alanı ihtiyacı ile sınırlıdır.

………………………………

2015 yılında yapılan saha çalışması kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, bireylerin orman ile ilişkisi de sorgulanmıştır. Görüşülen 398 kişinin %49’u hiçbir şekilde ormandan yararlanmadığını, %35’lik bölümü ormandan yakacak için dal, kozalak yararlanması yaptığını, %11’lik bir bölümü geçmişte orman idaresinde ücretli çalıştığını veya hala çalışmakta olduğunu ve sadece %5’i hayvanlarını otlattığını belirtmiştir.

Saha çalışması kapsamında görüşülen kişilere defne, kekik, biberiye gibi ormandan elde edip pazarlayabilecekleri yan ürünler olup olmadığı şeklinde bir soru da sorulmuştur. Görüşülen 398 kişinin %20’lik kısmının ormandan doğal biçimde toplayabileceği ürünler hakkında bir fikri yokken, %71’i Karaisalı’yı çevreleyen ormanlarda toplanabilecek ürün olmadığını ifade etmişlerdir.

Ormanda yararlanılabilecek ürünler olduğunu belirten %9’luk kesim, ormandan toplanarak pazarlanabilecek ürünlerin neler olduğu ile ilgili soruya cevap olarak; kekik, sumak, defne, adaçayı, andız ve yabani mantarı belirtmişlerdir.

Öte yandan gerek saha çalışması kapsamında uzmanların yaptıkları gözlem ve değerlendirmeler, gerekse orman arazisi içinde yer alan mahallelerde az sayıda da olsa, ormanda doğal yetişen ürünleri toplayan bireylerden elde edilen bilgiler Karaisalı’yı çevreleyen ormanlarda oldukça zengin bir flora olduğu yönündedir. Uzmanların yaptıkları hızlı bir gözlem de dahi, görüşmelerde yerleşimcilerin belirtmediği ekonomik değere sahip böğürtlen, defne, kekik, sedir mantarı, kuzu göbeği mantarı ve biberiyenin bol miktarda bulunduğunu not etmişlerdir.

İlçe ormanlarındaki floranın bir envanterinin bulunmaması, mahalle sakinlerinin floranın değerini bilmemesi , bu alandaki ilerlemenin önünde engel olarak durmaktadır.

Orman ile mahalle sakinleri arasındaki ilişkide önemli darboğazlardan birisi de otlak alanı sorunudur. Mahalle sakinleri orman alanlarında hayvanlarını otlatamamaktan, yeterli otlak alanına sahip olunmadığı için hayvancılığın gelişmediğinden bahsetmektedirler. 452 görüşmeci ile gerçekleştirilen görüşmelerde, görüşülen kişilerin %7’si mera ve otlatma alanı sorununu çözülmesi gereken öncelikli sorunları arasında ifade etmiştir.

Ne var ki, Karaisalı Orman İşletmesi’nden elde edilen bilgiler bu durum ile ters istikamette bir sonuç ortaya koymaktadır. İlçe sınırları içinde bulunan 784.743 Dekar orman alanının %50’si (388.518 Dekarı) hayvan otlatılabilir nitelikte orman alanı statüsündedir. Bu durumda, mahalle sakinlerinin sahip olduğu bilgi ile Orman İşletmesi’nin sahip olduğu bilgi arasında fark olduğu anlaşılmakta; bu farkın da, mahalle sakinleri ile Orman İşletmesi yetkilileri arasında daha etkin iletişim kanalları kurulması ve bilgilendirme yolu ile kapatılabileceği düşünülmektedir.

Doğal kaynaklar, orman ve mera ilişkileri ile ilgili yapılan analiz ve değerlendirmeleri, üç başlıkta özetlemek gerekirse:

§Karaisalı kırsalındaki yaşayanların orman ile iletişim ve ilişkilerinin sınırlı veya yok denecek kadar az olduğu,

§Orman bitki varlığının birçok imkânı sunacak zenginlikte olmasına rağmen mahalle sakinlerinin ürünleri ve satış olanaklarını bilmediği, ve

§Otlak alanı sıkıntısı çeken mahalle sakinlerinin ilçe sınırları içindeki orman arazilerinin % 50’ye yakın kısmının otlak olarak kullanılabildiği hakkında bilgi sahibi olmadığı, konuları not edilebilir.


978 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
AYAN BEYAN (1) - 14/03/2022
“Ayan” “gözle görülen, açık, belli,” “beyan” ise “bildirme, söyleme” anlamlarına gelir. İki sözcük birlikte yazıldığında, “ayan beyan”, “besbelli, apaçık, açık seçik bir biçimde…” demektir.
 Devamı
AlışSatış
Dolar17.928518.0003
Euro18.311018.3843