Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam509
Toplam Ziyaret1405054
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
SİYASİ AYAK 8: HALİDİ NAKŞÎ BARZANİ BAĞLANTISI (1)
01/01/2020
Daha önce de atıfta bulunduğum kitabında Mesud Barzani, “Mevlana Halid Nakşîbendi’nin (1777-1837) bir defasında Barzan Tekkesi’ni ziyaret ederek Şeyh (Birinci) Abdusselam’a (...-1872) el verip halifesi olarak atadığını,” yazıyor. Ancak başka kaynaklarda, “(Birinci) Abdusselam’ın, Seyid Taha’nın (…-1852) kardeşi Şeyh Seyit Salih’in (…-1864) talebesi ve müridi olduğu, şeyhinin ölümü sonrasında kendi kendisini ‘Barzan Tekkesi Şeyhi’ ilan ettiği,” bildirilmektedir.
Şeyh Seyid Salih’in ölümü üzerine Nehri Tekkesi Şeyhi olan Seyid Taha’nın oğlu Seyid Ubeydullah (…-1883), “Barzanlı Abdusselam ve müridlerinin delirmiş olduklarını,” ileri sürmüş ise de Abdusselam’ın müritleri sadakatten ayrılmamışlar ve şeyhlerini “mehdi” ilan etmişlerdir. Birinci Abduselam’dan sonra yerine oğlu Şeyh Muhammed (…-1903) geçer. Şeyh Muhammed, Molla Mustafa’nın (…-1979) babası, Mesut Barzani’nin (1946-…) ise dedesidir.
Tarihçi Ahmet Uçar, Rus Kürdolog Bazil Nikitin’e dayandırarak, “Şeyh Muhammed’in Barzanilerin ikinci mehdisi olduğunu,” bildirmektedir. Şeyh Muhammed Barzani, Nehri Tekkesi Halifesi Seyid Ubeydullah’ın Osmanlı’ya İsyan edip Hicaz’a sürgün edilmesi (1881) üzerine Süleymaniye bölgesinde “mehdi” unvanıyla nüfuzunu artırmış; Ubeydullah’ın ölümünden sonra 1883-1910 arası Nehri Tekkesi’nin halifelik makamında oturan büyük oğlu Seyid Muhammed Sıddık’ın pasif tutumu karşısında iyice güçlenip güç zehirlenmesine kapılarak Osmanlı’ya da isyan etmiştir. Sultan Abdulhamid onu ailesiyle birlikte yakalatıp Bitlis’e sürgün etmiş ise de hastalığı ve tarikatın başka şeyhlerinin araya girmesi üzerine,1903 yılında Kuzey Irak’a dönmesine izin vermiş, döndüğü yılda da ölmüştür.
Şeyh Muhammed Barzani’nin; Abdüsselâm, Sıddık, Ahmed, Babo ve Mustafa adlarında beş oğlu vardı. Ölümü ardından, Barzani Cemaati başına İkinci Abdüsselâm Barzani (1868-1914) geçti. O da babası gibi, üstelik siyasi ayrıcalıklar talep ederek, Osmanlı’ya isyan etti.
Kendisini yakalamak üzere gönderilen birliklerden kaçarak Rusya’ya sığındı. Rus Çarı Nikola’nın temsilcileri ile anlaşarak gizlice Kuzey Irak’a geri döndü. Yakalanıp tutuklandı; yargılandı ve Musul’da 11 Aralık 1914’te idam edildi. Abdüsselâm Barzani’nin ardından Barzan cemaatinin başına sırasıyla önce kardeşler Şeyh Ahmet (1896-1969) ve Molla Mustafa Barzani (…-1979), sonra ise Mustafa’nın oğlu Mesut Barzani (1946-…) lider oldu.
1920 yılında Asuri ve Ermenilerle yakın ilişki kuran Şeyh Ahmed Barzani, İngilizlerle işbirliği içindeki Ermenilerin, “Soykırıma uğradıkları,” iddiasıyla yaptıkları yardım talebine silahlı 200 kişi göndererek yanıt verdi. Bu yardım çağrısına Barzanilerden başka cevap veren Kürt aşireti olmadı. Çünkü Türk hükümeti bu savaşın Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında bir savaş olduğunu ve Türklerin İslam adına savaştığını beyan etmişti.
Öyle ki Barzaniler Ermenilere yardıma giderken nereye gittiklerini soran Kürtlere, “Ermenileri vurmaya gidiyoruz,” diyerek yalan söylüyor ve böylece diğer Kürt aşiretlerinden gelecek tepkinin önüne geçiyorlardı. Barzanilerin Suriye’ye geçmelerine yardım ettiği Ermeniler arasında, sayısız miktarda Kürt öldüren Andranik Paşa’nın ailesi de bulunmakta idi.
Şeyh Ahmet Barzani 1931 yılında Irak yönetiminde bulunan İngilizlere isyan etti ve 1932’de ailesi efradı 700 kişilik bir kafileyle kaçarak Türkiye’ye sığındı. 1933’te geri döndükten sonra 1943 yılına kadar sürgünde ya da hapiste yaşadı. 1943-44 yılları Irak’ta yeniden isyan ve çarpışma ile geçti. Sonunda, Şeyh Ahmet yakalanıp hapse atılırken, Molla Mustafa Rusya’ya kaçtı. Ardından İran’a geçerek Stalin’in desteği ile 1946’da kukla Mahabat Kürt Devleti’nin kuruluşunda görev aldı. On bir ay sonra Sovyetler’in desteğini çekmesi üzerine kukla devlet yıkıldı.
Şeyh Ahmet, Barzanilerin üçüncü mehdisidir. Hatta yetmişli yaşlarında kendisine bağlı imamlara bir talimat göndererek, “Camiler kapansın! Kuranı kerim okumak, namaz kılmak yasak! Radyo dinlemek kâfir işidir. Gök Tanrısı Allah, yer Tanrısı benim! Sizin manevi huzurunuzu ancak ben sağlarım, Gösterdiğim yoldan gidin. Emirlerim ilahi bir emirdir….” dediğini biliyoruz.
(DEVAM EDECEK)


439 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076