Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam507
Toplam Ziyaret1405052
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
KIRSAL KALKINMA
25/06/2015

Bugünkü yazımız biraz teorik kalabilir, okuyucuya sıkıcı gelebilir. Ne var ki temel kavramları da masaya yatırmamız, üzerinde birazcık çalışmamız gerekiyor.

Kırsal kalkınma çalışmaları, kırsalda yaşayan insanların insanca yaşam koşullarına erişim imkanlarının ve kalkınma temelinde değişim taleplerinin desteklenmesine yönelik çalışmalardır.

Aynı zamanda, bireylerin kendi öz güçlerini keşfetmesi ve ona dayanması, toplum dinamiklerinin harekete geçirilmesi, gelirlerinin artması, gelir dağılımında adaletin sağlanması, eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşım oranının yükselmesi, kadın ve çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesi, örgütlü davranış bilincinin ve örgütsel faaliyetlerin artması da bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, kırsal alanda tarımsal sanayinin geliştirilmesi, doğal kaynakların korunarak kullanılması ve zenginliklerin kırsaldaki bireylerin de hayatına yansıma sürecinin yönetilmesi faaliyetleri göz önüne alınmaktadır.

Küresel bağlamda değerlendirildiğinde özellikle son çeyrek yüzyılda tüm insanların mutlu ve refah içinde yaşadığı bir ortam sağlamak amacı ile kırsal alanlarda yaşayanlara yönelik kalkınma arayışları hızlanmıştır. Doğal olarak gerek yerel yönetim, gerek merkezi idare, gerekse uluslararası kuruluşlar (Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Avrupa Birliği vs.) ve karar vericiler kırsal kalkınma konusuna daha fazla kaynak, bilgi ve zaman ayırma durumuna gelmiştir. Yerel düzlemde ele alındığında da benzer durum görülmektedir. Artık yerel yönetimler de tarım ve gıda sektörünü geliştirmek amacıyla kırsal kalkınma projelerini yürürlüğe koymaktadır.

Dünyada kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının ise sınırsız olması, insanlığı, yenilenebilir kaynakların kullanımını sınırlandırmaya, yenilenemeyen kaynakların ise yok olmasına karşı önlemler almaya, mecbur bırakmıştır.

Yerel dinamiklerin harekete geçirilerek halk-devlet dayanışmasının yoğun olarak yaşandığı kırsal kalkınma proje tekliflerinin merkezi idare kurumları tarafından değil yerel yönetimler tarafından yapılması, kırsal kalkınmanın hedefine ulaşması için gerekli şartlardan bir tanesidir.

Kırsal kalkınma projesi uygulanacak bölgenin sosyal ve kültürel yapısını bilen, kırsal kalkınma projelerine sürdürülebilir kalkınma ruhunu yansıtabilecek ve aynı bölgede yaşamakta olan kişilerin lider olarak kırsal kalkınma projelerine katılması, hem sürdürülebilir kalkınmayı sağlayacak, hem de projelerin başarısını arttıracaktır.

Ne var ki, kırsal kalkınma projeleriyle birlikte tarımsal ürünlerde görülen artış, tarımsal gelirleri arttırmamaktadır. Uygun pazarlama koşullarının yaratılamaması yüzünden yurtiçi piyasalarda yer alan aktörler ya da ihracatçılar üretilen katma değere el koyabilmektedirler. Öyleyse, kırsal kalkınma projelerinde tarımsal ürün artışı yerine çiftçi gelirlerini arttırıcı hedefler belirlenmeli ve arz açığı bulunan alternatif gelir alanları araştırılmalıdır.

Bu bağlamda:

1) Sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde kaliteye dayalı üretim artışı ile gıda güvenliği ve gıda güvencesinin sağlanması;

2) Üreticilerin gelir düzeyinin yükseltilmesi ve istikrarının sağlanması, üretim maliyetlerini azaltıcı ve teknolojik gelişimi hızlandırıcı tedbirlerin uygulamaya konulması yoluyla üreticilerin rekabet güçlerinin yükseltilmesi;

3) Tarımsal pazarlama altyapısının iyileştirilmesi ve üreticilerin pazara erişim düzeylerinin artırılması;

4) Tarım-sanayi entegrasyonunun geliştirilmesi, işleme sanayinin rekabet edebilirliğini artırıcı nitelikte uygun ve kaliteli ham maddenin temin edilmesi ile tüketici tercihlerinin karşılanması amacına yönelik tedbirlerin alınması;

5) Üreticilerin katılımını ve sorumluluğunu esas alan ve doğrudan üreticilere finansman sağlayan yaklaşıma dayalı kırsal kalkınma projelerinin oluşturulması ve söz konusu projelerin kırsal yaşam şartlarını iyileştirecek biçimde uygulanması;

6) Kamudan bağımsız bir yapıda üreticilere, üretimden pazarlamaya kadar olan safhalarda hizmet vermek üzere kar amacı gütmeyen Hükümet Dışı Kuruluşların kurulması ve geliştirilmesi ile tarımsal nitelikli diğer üretici örgütlerinin geliştirilmesi ve söz konusu örgütlerde yönetimin demokratikleştirilmesi; temel stratejik amaçlar arasında görülmektedir.

……………………………………..

Okuyucuya söz; haftaya sıkıcı değil daha akıcı olacağız. Sağlıcakla kalınız.


719 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076