Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam542
Toplam Ziyaret1405087
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
BAŞKOMUTANLIK SAKARYA MEYDAN SAVAŞI
23/08/2021

12 Eylül 1683 Viyana önlerinde bozguna uğradığımız tarih olup o günden sonra hep toprak kaybetmişizdir. 13 Eylül 1921 ise, Çanakkale gibi pek çok cephe çarpışmalarını kazanmamız göz ardı edilirse, 238 yıl sonra Batılı ülkeler karşısında ilk defa zafer kazandığımız gündür. Bu savaş, Türk tarihinin akışını geri çevirdiğimiz savaş olması bakımından önemlidir. 

Adına “Başkomutanlık Sakarya Meydan Savaşı” dediğimiz bu savaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce verilen başkomutanlık yetkisiyle, müstafi Osmanlı Ferik’i (Tümgeneral) Mustafa Kemal Paşa’nın yeniden askeri üniformasını giyip savaş meydanlarına geri dönmesi ve Türkün 238 yıldır devam eden çekilişini durdurması; sonrasında da Ege’de, İstanbul ve Trakya’da, Hatay’da ve nihayet Kıbrıs’ta yeniden eski topraklarına yönelik mevcut işgallere karşı başarılar elde etmesini başlatmasıdır.

 Çarpışmaları 23 Ağustos – 13 Eylül 1921 tarihlerinde 22 gün ve 22 gece aralıksız süren bu savaş, Türk tarihinin en kanlı savaşlarındandır. Savaşlarda genel olarak 1 can kaybına karşılık 6 – 8 yaralı olur. Bu savaşta ise bizim şehit ve kayıp sayımız yaralı sayımızdan fazladır. Ki kayıp denilenler "cesedi alınamayan, cesedi savaş meydanında bırakılmış" şehitlerdir.

 5.713 şehit ve 14.268 kayıp olmak üzere toplam 19.981 can kaybımıza karşılık 18.480 yaralımız vardır. Bu; (18.480 / 19.981 = 0,94) 1 can kaybına karşın 0,94 yaralı demektir. 

Yunan ordusu ise savaşta 3.758 ölü ve 354 kayıp olmak üzere 4.112 can kaybı, 18.955 yaralı vermiştir. Bu; (18.955 / 4.112 = 4,6) 1 can kaybına karşılık 4,6 yaralı demektir. 

Türk evlatları ve gelecek nesil buradaki hikmeti, sırrı, kutsal direniş iradesini iyi düşünmeli ve sorgulamalıdır. İşte bu rakamlar, can pahasına yapılan bir savunmanın öyküsüdür. “Ölmek var, dönmek yok!” parolası ve ilkesinin uygulaması, askerimizin bile bile şehadete atıldığının en açık göstergesidir.

 Bu büyük dövüşün yüzüncü yılındayız. Bir asrı deviriyor bu mücadelemizin anısı…

 Ne acıdır ki Türk milleti için önemi büyük bu olayın 100 üncü yılında hiçbir resmi program göremiyoruz.

 Bayram olarak kutlanması gereken bu büyük zaferin yüzüncü yıl dönümünde sadece özel kişi ve kuruluşlarca anma programları düzenlendiğini görüyor ve gerçekten üzülüyorum. Aklıma deli sorular geliyor. “Yoksa” diyorum, ‘Keşke Yunan kazansaydı!’ diyenleri el üstünde tutan bugünkü iktidar sahipleri de mi bu günü bayram olarak anmak ve kutlamak yerine; Yunan kaybettiği için yas tutmaktalar?”

 Yüzüncü yılında Başkomutanlık Sakarya Meydan Savaşı’nı anmak adına program düzenleyenler arasında İstanbul Milletvekili Sayın Ümit Özdağ’ın liderliğindeki Ayyıldız Hareketi mensuplarını saygıyla selamlıyorum.

 Demek ki Türkün gerçek vefalı evlatları, sahiden sahip çıkanları onlarmış.

 Allah onları muzaffer ve başarılı kılsın!

 

 



231 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE KADAR ÖZLEMİŞİZ BÜTÜNLEŞMEYİ? - 13/09/2022
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’i oldum olası sevmem… Türk vatandaşı olsa da, Türkiye’de yaşasa da kendisini, Türk kültüründen daha çok kadim Yunan kültürüne yakın saydığını, milli bir çizgide olmadığını görüyorum.
NEDİR MİLLİ SİYASET -2- - 25/07/2022
Mustafa Kemal Paşa’nın daha 1923 yılında söylediği aşağıdaki sözleri onun, yolun en başından itibaren ‘Milli Siyaset’ düşüncesine sahip olduğunu gösterir:
NEDİR MİLLİ SİYASET ?(1) - 15/07/2022
Son yarım yüzyılda ülkemizin savrulduğu mevcut durumun iç ve dış “hareket ettiricileri”, onların planları, uygulamaları ve geldiğimiz yer, iyi incelenmeli ve doğru teşhis edilmelidir.
YENİDEN MİLLİ SİYASET 2 - 05/07/2022
1821 Mora kalkışması ile başlayan ve 7 Ekim 1912 / 30 Mayıs 1913 arası sekiz aylık dönemde kaybettiğimiz Balkanlarda, Türk kırımının zirveye ulaştığını; Osmanlı’nın bu 90 (doksan) yıllık geri çekilme döneminde 2.500.000 Türk’ün kırıma uğradığını, 8.0
YENİDEN MİLLİ SİYASET 1 - 04/07/2022
(“Yeniden milli Siyaset” yayın hazırlıkları yaptığım kitabımın adıdır. Kitabın “Sonsöz” Bölümünü okuyucularımla paylaşmak istedim.)
AYDIN PARTİCİLİĞİ - 01/06/2022
[ Bilirsiniz bizim kültürümüzün bir parçası olan sözlü halk edebiyatımızda Hz. Süleyman, “Kuş dili bilen,” olarak anlatılır. Hz. Süleyman ile kanadı kırık bir kuş arasında geçtiği söylenen öykü, “İnsanlar ders alsınlar,” diye tekrarlanır, kuşaklar bo
GÖZDEN KAÇANLAR - 11/04/2022
Nedendir bilmiyorum?
PRENS SABAHATTİN VE DÜŞÜNCELERİ - 06/04/2022
“Cumhuriyet öncesi döneme ve 1921 Anayasası’na” özlem duymanın moda olduğu bu günlerde Prens Sabahattin’i anmak ve anlamaya çalışmak, “Mensubu bulunduğu milletin sorunları ile dertlenen bir vatansevere karşı,” vefa borcumuzdur.
AYAN BEYAN (2) - 16/03/2022
1921 Anayasasına Türkiye’de ilk vurgu yapan kişi PKK lideri Abdullah Öcalan’dır. Kendisinin, uydurduğu ‘Demokratik Özerklik’ teorisinde, “Düşüncelerini kapsayıcı(!) bir zemine oturtması,” gerekiyordu ve işte o kapsayıcılığı 1921 Anayasası’nda buldu.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.772118.8473
Euro20.425820.5076