Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam267
Toplam Ziyaret1409240
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
BU BİR ALINTIDIR. ALINAN ALINIR
11/02/2016
Ah Kezban ah, eli öpülesi Kezban ..!!! Belki de şimdi yaşamıyorsun. Keşke yaşasaydın da görseydin, gerçek orospunun kim olduğunu.. !!! 
 
Menderes’in Türkiye’yi ‘küçük Amerika’ yapmaya çalıştığı günlerde, yani 1955-1960′lı yıllarda yaşanmış gerçek bir hayat hikâyesidir…
  
Malatya’nın en canlı sokaklarından biri de, genelev sokağıdır… 
 
Gündüz Cumhuriyet Bayramı kutlanmıştı.. Gece saat 12′ye yaklaştığı sırada içeriye ağızlarında pipo, Sarı saçlı, uzun boylu iki kişi ile beraber şık giyinmiş şişman bir adam girdi. Bu iki yabancı, ‘uzman’ sıfatıyla bir dost memleketten getirilmişlerdi… Bir yıldır yakındaki 15.000 nüfuslu bir Anadolu kasabasındaydılar. 
 
Kaymakam kasabada böyle bir şey olamayacağını, arzu ederlerse falanca yerdeki ‘Türk pavyon’una gitmelerini tavsiye etmişti… Bunun üzerine iki genç, tercümanlarını da yanlarına alarak önce Malatya’ya, sonra da faytoncunun rehberliğinde buraya gelmişlerdi…
  
Yani Malatya genelevi’ne..!!! 
 
İlk dakikalarda yadırgadıkları bu yer, git gide hoşlarına gitmişti. Akşamdan beri 25 müşteri savmış olan Kezban, gramofona oynak bir plâk koymuş, kırmızı mayosunun içinde dönüp duruyordu… Yabancılar Kezban’ı seyretmeye başladılar. Sonunda Kezban’ı işaret ederek, tercümanlarına bir şeyler dediler…
  
Tercüman çaça kadın’a : 
 
- Mösyöler bayanı istiyor..!!! 
 
Tercümanı duyan Kezban adamlara şöyle bir baktı… Sonra : 
 
- Müthiş yorgunum anne. Mazur görsünler..!!! 
 
Cevap tercüme edilince, yabancılardan uzun boylusu sertleşen sesi ile : 
 
- Ne demek..?!!! 
 
- Böyle yerlerde müşteri reddedilmez ..!!! diye diklendi… 
 
Kezban hiddetlenerek : 
 
- Yorgunum efendim..!!!.. Lâftan anlamaz mısınız siz..?!!! 
 
Tercüman : 
 
- Bu mösyölerin kim olduğunu bilmiyorsun galiba ..?!!! Hem bir orospu müşterisinin arzusunu yerine getirmeye mecburdur..!!! 
 
Kezban : 
 
- Ben orospuyum..!!! Ama bu mösyöler kim olursa olsunlar, arzularını yerine getirmeyeceğim..!!! 
 
Diğer kadınlar şaşkın şaşkın ona bakmaktaydılar… Kezban’ı o güne kadar hep para canlısı olarak düşünmüşlerdi..!!! 
 
Tercüman yediği hakareti hazmedememişti : 
 
- Senin gibilerinin hakkından polis gelir..!!! 
 
- Buyrun efendim, polis iki adımlık yerde..!!! 
 
Şişman tercüman hışımla dışarı çıktı. Biraz sonra yaşlıca bir polisle içeri girdi… Ecnebilere karşı daima nazik olmayı, onlara kolaylık göstermeyi vazifesinin mühim bir düsturu sayan polis, Kezban’a : 
 
- Mösyöler seni çiftetelli oynarken bulmuşlar… Demek ki yorgunluk bahane… Şu halde sebep ne Kezban..?!!! 
 
- Sadece istemiyorum..!!! 
 
- Fakat vazifeni unutuyorsun. Sonra senin için fena olur..!!!
 
 
Genelevin dilberi Kezban, âdeta deliye döndü : 
 
- Bana hiç bir şey olmaz, polis bey..!!! Ben gavurlara orospuluk yapmam polis bey ..! Beni nihayet buradan başka bir yere sürebilirsiniz…! Fakat sürüleceğim yer gene Türk ili değil mi ..?!!! 
 
Herkes susuyor, iki yabancı alık alık bakıyordu… Kezban ise yumruklarını sallayarak söyleniyordu : 
 
- Ben gavur orospusu değilim, polis bey..! 
 
- Ben Türk orospusuyum..!!! 
 
Diğer kadınlar başlarını önlerine eğmişlerdi… Yaşlı polis ise gözlerindeki ıslaklığı göstermemek için, ağır ağır bahçeye çıkarken Kezban hâlâ bağırıyordu : 
 
- Ben gavurun altına yatmam, polis bey..! 
 
- Ben Türklerin orospusuyum..!
  
- Gâvurun değil..! 
 
Bu anlatılanlar, kaderin sillesini yemiş vesikalı Kezban’ın ; cılız öpülesi elleriyle ; ülkemizi işgal eden gâvurlara attığı yaman tokadın hikâyesidir… İşte böyleee … Bir kaç dolar kazanabilmek için, yabancıların önünde eğilen bütün politikacılarımıza… 
 
İş adamlarımıza… 
 
Bürokratlarımıza… 
 
Medya mensuplarına… 
 
Ve “keşke İngilizlerin idaresinde olsaydık ” diyebilen o çok namuslu ( !!! ) Hanım kızlarımıza…
 
 
Velhâsıl, kadın – erkek bütün vesikasız orospularımıza ithaf olunur ..!!! 
 
Ve o şişman tercümanın adı neydi biliyor musunuz.. ?!!! 
 
TURGUT ÖZAL ..!!! 
--------------------------------
 
Doç. Dr. Mehmet KAYA 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi 
Veteriner Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Da
Kaynak : http://www.canakkalememleket.com/?

Kaynak: http://sonkalemedya.net/haber/malatyali-orospu-kezban---/#ixzz3zr0JGBcd


1376 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

yalnız şimdikiler çok ucuza gidiyor     12/02/2016 11:04

Bu yazıdan sonra aklıma şu fıkra geldi Adamın bir parasını verip herkesle yatabileceğini söylemektedir. Hatta kraliçeyle bile. Bu söz kraliçenin kulağına gider, adamı huzura çıkartır: - Sen herkese bir değer biçip, onunla yatabileceğini söylüyormuşsun. Benimle bile. Doğru mu? - Doğru, majesteleri. Kraliçe hafif hiddetlenerek sormuş: - Söyle bakalım, benim fiyatım ne öyleyse? Adam tereddütsüz cevap vermiş: - 1 milyon altın külçesi, majesteleri! Kraliçe iyice sinirlenmiş Adama seni astırırım perişan ettiririm demiş Adama -kraliçem size altından bir ev yaptırırım demiş kraliçe iyice sinirlenmiş Adam -size altından bir saray yaptırırım demiş Kraliçe afallamış tabii ki: - Neee altından saa... saray mı? Adam bunu duyunca yanındakilere dönüp şöyle fısıldamış: - Hah! Fiyatı belirledik. İş altınları bulmaya kaldı!
sadık göden

Yazarın diğer yazıları

SLOGANLAR, SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİSİDİR - 12/08/2022
Slogan, bir düşünceyi yaymak, bir eylemi desteklemek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı sözdür. Kimlik, topluluk, örgüt, kurum veya kuruluşun amaç ve araçlarını özlü bir biçimde tanımlayan deyiş veya sözdür.
HANGİ MASADANSIN? - 29/07/2022
Bilindiği gibi masa, ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan bir mobilyadır. En yaygın masa türü, dört ayak üzerine yerleştirilmiş, dikdörtgen ahşap bir yüzeyden oluşanıdır.
GECİKEN SAĞLIK TEDAVİSİ, TEDAVİ DEĞİLDİR - 25/07/2022
35 yıldır diyabet hastasıyım. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, eğer dikkat edilmez ise vücutta sinsi ilerler. Adına "Şeker hastalığı" demek yerine bizler daha çok "şekere hastayız." O nedenle kontrolümüz oldukça güç oluyor.
ŞAKİRPAŞA HAVA ALANI KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ - 26/06/2022
Yaklaşık 35-40 yıl önceydi. Üniversite sayısı çok azdı. Özel üniversiteler daha yoktu. Şuan ismini hatırlayamadığım bir bilim insanı, profesör demişti ki, “Kalkınmak için, her ile bir üniversite kurulmalıdır.” Çalıştığım ulusal gazetede hocanın bu sö
EFSANE VALİ - 19/05/2022
Çoğu zaman olağanüstülüklerin yer aldığı, belirli bir üsluba ve şekle bağlı olmayan, genellikle geçmişin derinliklerinden ortaya çıkan kısa, yalın, ağızdan ağıza aktarılan söyleyeni belli olmayan (anonim) halk edebiyatı türüne efsane denir.
HALKIN DEVLETİ - 23/04/2022
Anadolu illerinden yeniden seçilen 285 ve İstanbul'dan kaçabilen 78 milletvekili, Ankara'ya geldiler. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni oluşturdular.
SELAHATTİN ÇOLAK’IN ADANA METROSU - 17/03/2022
Adana Metrosu ile ilgili genelde şu eleştiriler yapılır. “Aytaç Durak, metroyu, hemşerileri olan Karaisalıların yoğun yaşadığı mahallelere götürdü”
HEPİMİZ UKRAYNALI, HEPİMİZ ZELENSKİ'YİZ - 11/03/2022
Sınırlarda savaşın çirkin yüzünü görüyoruz.
5N1K BİR DE: A - 05/03/2022
Elimde Gazeteciler Cemiyeti Yayınlarından çıkma “Ne Haber” adlı bir kitap var. Kitabın yazarı gazeteci Mustafa Arslan.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841