Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi18
Bugün Toplam416
Toplam Ziyaret1407741
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
GECİKEN SAĞLIK TEDAVİSİ, TEDAVİ DEĞİLDİR
25/07/2022

35 yıldır diyabet hastasıyım. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, eğer dikkat edilmez ise vücutta sinsi ilerler. Adına "Şeker hastalığı" demek yerine bizler daha çok "şekere hastayız" desek daha iyi olur. O nedenle kontrolümüz oldukça güç oluyor.

Mevlana, "Ne ararsan kendinde ara" sözünü başka anlam için söylemiş ama, bu sözü düz olarak algılarsak, diyabetteki yükselişi ve ani düşüşün hatasını başkasına yüklemek doğru değil. Her şey bizde var. İrademize sahip olamıyoruz, bazen açıktan bazen da gizli gizli, hastası olduğumuz şekere hücum ediyoruz.

Diyabetten dolayı çekmediğim kalmadı. Bypass oldum, kalp spazmı ve kalp krizi geçirdim. Gözlerimi kaybediyordum, İskenderun'da son anda kurtardık. Bacakta damar tıkanıklığı yaşadım. Muayeneden sonra anjiyo olmak için Adana Şehir Hastanesi'nde sıramı bekledim. 45 gün sonra ancak anjiyo olabildim.

Diyabetten dolayı kan dolaşımı sağlanamadığı için bu kez sol ayaklardaki kılcal damarlarda tıkanmalar yaşadım. Kanser ağrısı gibi hiç geçmeyen 7/24 dayanılmaz ayak ağrılarım oldu. Kan dolaşımı olmadığı için ayaklarımda yaralar çıktı. Yine Şehir Hastanesinde bir hastadan duydum. Her türlü ağrıları dindiren Algoloji Bölümüne gidip muayene oldum. 1 hafta sonra ameliyathanede belden ağrı kesici iğneler yapıldı ve üç gün sonra ağrılarım dindi.

Ama diyabetik ayak yaralarım büyümeye devam etti. 9 ayrı doktor parmaklarımın kesileceğini söyledi. Çeşitli tıbbi tedavilerin yanı sıra alternatif tıp denilen enerji çalışmalarına başladık. Şifacı denilen dostların da yardımı ile mücadelemiz sürerken, yine Adana Şehir Hastanesi'nde Hiperbarik Bölümünde muayene oldum. Hekim, oksijen almama karar verdi ve beni sıraya aldı. Sıranız gelince bir gün önce arayacağız dediler. Ama yaralar devam ediyordu.

İskenderun'a yeniden geldik. Kızım burada sağlık sektöründe görevli. Onun da katkısıyla özel bir hastanenin ortopedi bölümünde muayenemi oldum. O hekim de 3 parmağımın alınacağını bildirdi. Kaderime razı olmak isterken bir yandan da eşimle birlikte kesilmeye karşı direnmeyi düşündük ve direndik de.

İskenderun Devlet Hastanesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Polikliniği'nde Uzman Doktor Abdusselam Çelebi'ye muayene oldum. Oldukça insancıl ve mütevazı bir kişiliğe sahip olan Doktor Abdüsselam Çelebi, gerekli tetkiklerimin tamam olduğunu, yarın oksijen seansına başlayabileceğimi söyledi. 30 seans oksijen aldım. Hafta sonu ve resmi tatiller ve sağlıkçılara yönelik şiddete karşı iş bırakma eylem günleri dahil (o günlerde tedavi yoktu), tedavim yaklaşık 45 gün sürdü.

Hiperbarik oksijen tedavisi özel bir oksijen terapisi tekniğidir. Bu tedavi yönteminde saf oksijen bulunan basıncı ayarlanmış özel odalarda hastalar solunum gerçekleştirirler. Bu Hiperbarik odalar içerisindeki basınç normal hava basıncına göre 3-4 kat daha yoğun olarak ayarlanır. Oluşturulan basınç farkı sayesinde kişiler bu özel odalarda vücut dokularına daha fazla oksijen ulaştırabilir. Hiperbarik oksijen tedavisi çeşitli yaraların iyileştirilmesinde, ciddi seyirli enfeksiyonlarda ya da vurgun gibi hava embolisine bağlı gerçekleşen olgularda oldukça etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanılıyor.

Oksijen terapisinde temel mantık vücudun kendine iyileştirmek için gerek duyduğu oksijeni almasını sağlamaktır. Birçok çeşitli yaralanma ve rahatsızlıkta oksijenden zengin kanın zarar görmüş dokuya ulaşamaması nedeniyle vücudun kendini iyileştirme kapasitesinin azalması söz konusu olabilir. Bu duruma örnek olarak diabetes mellitus olarak isimlendirilen şeker hastalığında yetersiz ve yavaş dolaşım nedeniyle oksijenden zengin kanın yaralanma meydana gelen cilt bölgelerine ulaşımı yetersizdir. Dolayısıyla, bende olduğu gibi sinir hasarı nedeniyle küçük yaralanmalar şeklinde meydana gelen ancak hissedilmeyen lezyonlar zaman içerisinde iyileşemeyerek ilerleyebilir ve diyabet yarası olarak bilinen geniş lezyonların gelişimi ile sonuçlanabilir.

X x x

İskenderun’da seansımın bitimine 5 gün kala Adana Şehir Hastanesi'nden aradılar ve oksijene davet ettiler. Ben de İskenderun Yeni Devlet Hastanesi'nde oksijen tedavisi gördüğümü beş gün sonra biteceğini belirterek, teşekkür ettim. Adana Şehir Hastanesi çok kalabalık, hasta çok, sıra ancak gelebildi.

45 gün sonra iki parmağım tamamen iyileşti. Bir parmağımın yarısı kurtuldu, fakat diğer yarısını aldırmak zoruna kaldım. Her gün pansuman oldum. Bu konuda ve tüm sağlık sorunlarımın tedavisinde bana en büyük desteği veren Sevgili eşim Güzin'e çok teşekkür ediyorum.

x x x

Adana'ya döndüm.15 gün sonra, İskenderun Devlet Hastanesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Polikliniği'nde Uzman Doktor Abdusselam Çelebi aradı ve kontrole davet etti. Yeniden gittim yanına. Durumumun çok iyi olduğunu ama 15 gün sonra yeniden gelmemi istedi. Son kararı o zaman verecek. Yani oksijen tedavisine ya son verecek ya da devam diyecek.

Sayın Abdusselam Çelebi ve güler yüzlü, pozitif enerjili tüm personeline bir kez daha teşekkür ediyorum.

Ayrıca, oksijen tedavim sürerken İskenderun'da özel bir hastanede de 12 seans ozon tedavisi de aldım. İskenderun'un en eski doktorlarından olan ve herkes tarafından tanınan, her aileye dokunan, Dahiliye Doktoru ve Ozonterapist Sayın Süleyman Saygılı ve ekibine de teşekkürü borç bilirim.

X x x

Son olarak şunu demek istiyorum. Benim için sağlık turizminin merkezi Adana değil, İskenderun'dur.

Çünkü, "Geciken adalet, adalet değildir" denildiği gibi, ben de "Geciken sağlık tedavisi, tedavi değildir" diyorum.

 



127 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SLOGANLAR, SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİSİDİR - 12/08/2022
Slogan, bir düşünceyi yaymak, bir eylemi desteklemek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı sözdür. Kimlik, topluluk, örgüt, kurum veya kuruluşun amaç ve araçlarını özlü bir biçimde tanımlayan deyiş veya sözdür.
HANGİ MASADANSIN? - 29/07/2022
Bilindiği gibi masa, ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan bir mobilyadır. En yaygın masa türü, dört ayak üzerine yerleştirilmiş, dikdörtgen ahşap bir yüzeyden oluşanıdır.
ŞAKİRPAŞA HAVA ALANI KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ - 26/06/2022
Yaklaşık 35-40 yıl önceydi. Üniversite sayısı çok azdı. Özel üniversiteler daha yoktu. Şuan ismini hatırlayamadığım bir bilim insanı, profesör demişti ki, “Kalkınmak için, her ile bir üniversite kurulmalıdır.” Çalıştığım ulusal gazetede hocanın bu sö
EFSANE VALİ - 19/05/2022
Çoğu zaman olağanüstülüklerin yer aldığı, belirli bir üsluba ve şekle bağlı olmayan, genellikle geçmişin derinliklerinden ortaya çıkan kısa, yalın, ağızdan ağıza aktarılan söyleyeni belli olmayan (anonim) halk edebiyatı türüne efsane denir.
HALKIN DEVLETİ - 23/04/2022
Anadolu illerinden yeniden seçilen 285 ve İstanbul'dan kaçabilen 78 milletvekili, Ankara'ya geldiler. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni oluşturdular.
SELAHATTİN ÇOLAK’IN ADANA METROSU - 17/03/2022
Adana Metrosu ile ilgili genelde şu eleştiriler yapılır. “Aytaç Durak, metroyu, hemşerileri olan Karaisalıların yoğun yaşadığı mahallelere götürdü”
HEPİMİZ UKRAYNALI, HEPİMİZ ZELENSKİ'YİZ - 11/03/2022
Sınırlarda savaşın çirkin yüzünü görüyoruz.
5N1K BİR DE: A - 05/03/2022
Elimde Gazeteciler Cemiyeti Yayınlarından çıkma “Ne Haber” adlı bir kitap var. Kitabın yazarı gazeteci Mustafa Arslan.
SAVAŞ HEP AYNI DİLDE VURUR İNSANI - 28/02/2022
Babası vurulmuş bir çocuğu hangi din avutur
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.774618.8499
Euro20.331520.4130