Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam260
Toplam Ziyaret1409233
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
OPERASYON
02/02/2018

Elime 1981 baskı tarihli John Ehrlıcman’ın yazdığı “Beyaz Saray” adlı bir kitap geçti. 427 sayfalık kitabı bir çırpıda okudum. Kitabın yazarı uzun süre Beyaz Saray’da Danışmanlık yapmış biri. Büyük yankılar uyandırmış olan bu romanda, başkana büyük para yardımında bulunmuş uluslar arası bir şirketin isteği üzerine, bir Latin Amerika ülkesi olan Uruagay’da gerçekleştirilmek istenen darbe konu ediliyor. Başkan, Başsavcı ve CIA üçgenin yabancı bir ülkede giriştiği “operasyon” u anlatan büyük bir araştırma.

Uruagay’daki sosyalist cunta Amerikan şirketlerini millileştirmeyi hazırlanıyor. Bunu önlemek için orada bir askeri darbe yapmayı planlıyorlar. Ama bundan Başkanın haberi olamayacakmış gibi hareket edilmesini istiyorlar. Başkan CIA’nın planına onay veriyor. Bir donanma bayramında 5 kişiden oluşan askeri cuntanın öldürülmesi kararlaştırılıyor. Bu aynı zamanda sadece Uruagay’ın kurtarılması değil Sosyalist SSCB’ye yanaşmaya çalışan Güney Amerika ülkelerinin de tepeden tırnağa sarsılması anlamına geliyordu. Amerika ikinci bir Küba istemiyordu...

Ve CIA orada başarısız bir darbe girişiminde bulunuyor, her şeyi eline yüzüne bulaştırıyor. Darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanıyor ve CIA suçlanıyor. Bir çok CIA ajanı ile olaya karışan Uruagaylılar tutuklanıyor. TV’ler sayesinde olay çığ gibi büyüyor ve Dünya’nın her taraftan duyuluyor. Tam bir kriz ortamı. Başkan bu işten sıyrılmaya çalışıyor. İnkâr ediyor. Haberi yokmuş gibi davranıyor. Amerika’nın bu işle hiçbir ilgisinin olmadığı kanıtlamaya çalışıyorlar. Ama nafile…

Ve Başkan bir TV programı ile gerçeği anlatmaya karar veriyor. “Sevgili yurttaşlarım” diye başladığı konuşmasında niye yalan söylemek zorunda kaldığını anlatıyor…”..Uruagay’da yapılanların Amerikan vatandaşlarının canını ve malını kurtarmak amacıyla yapılmış olması bana gurur veriyor…iyi bir Cumhurbaşkanının halkına yalan söylemeyeceğini de eklemek isterdim sözlerime. Ne yazık ki bunu yapamıyorum. Sanırım bunu beklemiyorsunuz. Eminim ki, beni dinleyen her Amerikalı, bir cumhurbaşkanının, ulusun yararını her şeyden önemli saydığı için zaman zaman tüm gerçeği açıklamaktan kaçınmak zorunda olduğunu anlamıştır… Ben yalan söylerken, doğruyu söylemekten daha önemli bulduğum bir noktayı, ulusun çıkarını düşünüyordum. Yapılan bir şeyin doğru olup olmadığı ayrı ir konu. Sorun, iyiniyetle mi, kötüniyetle mi davranmış olduğumdur. Ben iyi niyetle davrandığımı çok iyi biliyorum” diyor.

“Görevimi bırakmak, sorumluluğu üstümden atmak niyetinde değilim. Yaptığımı iyiniyetle, tek bir amaç uğruna yaptım: Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarını korumak amacıyla…” diyen Başkan bir daha aday olmayacağını da söylüyor ve bu konuda kararı kendisinin vermeyeceğini, bu konuda göreve devam edip etmeme konusunda vatandaşlardan gelecek mektuplara bakarak kararını vereceğini söylüyor.

·         * *

Hemen Başkanın yardımcıları, danışmanları harekete geçiyor ve bir hafta içinde Beyaz Saray’a “devam etmesi” yönünde en az 500 bin mektup yollamaları sağlandığı gibi yandaş gazetelere haberler ve köşe yazdırılmaları sağlanıyor. Yandaş kamuoyu şirketlerine anketler yaptırılıp açıklanıyor. Ve yalancı Başkan 3 dönem daha başkan seçiliyor…

·         * *

Bu nasıl bir siyasi narkozdur ve insanlar narkozun etkisiyle uyanamıyorlar? Yalan söyleyeni defalarca seçebiliyorlar.

 

 

 

 

 



381 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SLOGANLAR, SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİSİDİR - 12/08/2022
Slogan, bir düşünceyi yaymak, bir eylemi desteklemek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı sözdür. Kimlik, topluluk, örgüt, kurum veya kuruluşun amaç ve araçlarını özlü bir biçimde tanımlayan deyiş veya sözdür.
HANGİ MASADANSIN? - 29/07/2022
Bilindiği gibi masa, ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan bir mobilyadır. En yaygın masa türü, dört ayak üzerine yerleştirilmiş, dikdörtgen ahşap bir yüzeyden oluşanıdır.
GECİKEN SAĞLIK TEDAVİSİ, TEDAVİ DEĞİLDİR - 25/07/2022
35 yıldır diyabet hastasıyım. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, eğer dikkat edilmez ise vücutta sinsi ilerler. Adına "Şeker hastalığı" demek yerine bizler daha çok "şekere hastayız." O nedenle kontrolümüz oldukça güç oluyor.
ŞAKİRPAŞA HAVA ALANI KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ - 26/06/2022
Yaklaşık 35-40 yıl önceydi. Üniversite sayısı çok azdı. Özel üniversiteler daha yoktu. Şuan ismini hatırlayamadığım bir bilim insanı, profesör demişti ki, “Kalkınmak için, her ile bir üniversite kurulmalıdır.” Çalıştığım ulusal gazetede hocanın bu sö
EFSANE VALİ - 19/05/2022
Çoğu zaman olağanüstülüklerin yer aldığı, belirli bir üsluba ve şekle bağlı olmayan, genellikle geçmişin derinliklerinden ortaya çıkan kısa, yalın, ağızdan ağıza aktarılan söyleyeni belli olmayan (anonim) halk edebiyatı türüne efsane denir.
HALKIN DEVLETİ - 23/04/2022
Anadolu illerinden yeniden seçilen 285 ve İstanbul'dan kaçabilen 78 milletvekili, Ankara'ya geldiler. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni oluşturdular.
SELAHATTİN ÇOLAK’IN ADANA METROSU - 17/03/2022
Adana Metrosu ile ilgili genelde şu eleştiriler yapılır. “Aytaç Durak, metroyu, hemşerileri olan Karaisalıların yoğun yaşadığı mahallelere götürdü”
HEPİMİZ UKRAYNALI, HEPİMİZ ZELENSKİ'YİZ - 11/03/2022
Sınırlarda savaşın çirkin yüzünü görüyoruz.
5N1K BİR DE: A - 05/03/2022
Elimde Gazeteciler Cemiyeti Yayınlarından çıkma “Ne Haber” adlı bir kitap var. Kitabın yazarı gazeteci Mustafa Arslan.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841