Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam255
Toplam Ziyaret1409228
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
SİNEMA MÜZESİ
15/09/2011

İlki 1969 yılında başlayan ve 41 yıllık tarihi olan ancak bu süre içerisinde 18 kez gerçekleştirilen Altın Koza Şenlikleri zengin programı ile faaliyetine başlarken, bir gazetede ‘’Sinema Müzesi nihayet’’ başlıklı bir haber okuduğumda 45 yıl öncesine kadar gittim.

 

Çocukluğumda ilk sinema ile tanışmam Yılmaz Güney’in Adana’da çevrdiği ‘’Pire Nuri’’ filmi ile olmuştur. Henüz ilkokula bile gitmiyordum. Köyden Adana’ya yakınlarımızı ziyarete gelmiştik. Akşam olunca  büyüklerimiz sinemaya gideceğimizi söylediler. Daha sinemanın ne demek olduğunu bile bilmiyordum. Yazlık sinemada izledim ilk filmi. Siyah-beyaz film oynuyordu perdede. Kıvırcık saçlı,esmer,uzun boylu bir adam vardı. Filmin sanırım Seyhan Nehri kenarında da sahneleri vardı. Sazlık alanda çekilmişt. Hayal gibi hatırlıyorum. Filmin konusunu  hatırlamıyurum şuan. Aradan yıllar geçti. Bir arkadaşım ile sohbet ederken, Pire Nuri filminde kendisinin de oynadığını söyledi. Sahne berberde çekilmiş. Kendisi de hem gerçekte berber çırağı, hem de filmde de. Ustası, traş ettiği Yılmaz Güney’e çay ısmarlıyor ve çırağına ‘’Hadi oğlum bize iki çay kap gel’’ diyormuş..O da koşarak berber dükkanından çıkıyor, bir kaç dakika sonra elinde iki çay ile kapıdan giriyordu. Filmdeki rolü bu kadarmış.

İkinci kez filmle tanışmam da Aladağ ilçesine bağlı Başpınar Yaylasında oldu. Yine aynı yıllardı. Cüneyt Arkın’ın başrol oynadığı bir filmdi. Filmin adını ve konusunu hatırlamamakla birlikte aklımda kalan sahne; asayiş haberlerini seven bir gazete patronunun  muhabir Cüneyt Arkın’dan  ‘’Kan istiyorum, kan’’ dediği bölümdü.

Artık sinema bana yabancı değildi. Yaşımız küçük olması nedeniyle film izlemek için sinemdan içeriye ücretsiz girbiliyordum. Hemen hemen her akşam mezarlık içerisinden korkarak geçmeyi göze alarak sinemaya gidiyordum. Sinemaya olan tutkum daha sonra artarak devam ett. İmamoğlu ilçesindeki  kışlık Çamlıca ve yazlık sinemanın müdavimi olmuştum. 

Aslında sinema bir eğitim aracı imiş. Orada gördüğüm sahneler, yapılan konuşmalar bizleri farkında olmadan eğitiyormuş. Zaman zaman kendimi başrol oyuncuların yerine kor, vurdulu-kırdılı filmleri sanal olarak oynardım. Bazan da arkadaşlarım ile kendi kendimize film çevirir, ağzımız ile yumruk sesi ile çıkartırdık.

Bunları anlatmamım nedeni Altın Koza AŞ. Genel Müdürü Sayın Bekir Sıtkı Özer Beyin bu kurumun başında olarak başarılı kararlara imza atmasıdır. İşte Sinema Müzesi de bunlardan biri.. Henüz ilkokul çağında bile olmadan izlediğm Yılmaz Güney’in  ‘’Pire Nuri’’ filmi gibi, diğer filmlerinin de varsa birer kopyalarının elde edilmesine sevinirim. Bunları yeniden izlemek en büyük arzularımdan biridir. Sinema Müzesi’nin açılacağına ilişkin haberi okuduğumda çok mutlu oldum.

Sinema Müzesi 23 Eylül'de açılacaktır. Başta Sayın Bekir Sıtkı Özer olmak üzere tüm Altın Koza AŞ. Yöneticilerini şahsım adına bir kez daha kutluyorum. Sinema Müzesi’nin Adanamıza ve tüm Türkiye’ye hayırlı olmasını diliyorum.

 

 



1182 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SLOGANLAR, SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİSİDİR - 12/08/2022
Slogan, bir düşünceyi yaymak, bir eylemi desteklemek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı sözdür. Kimlik, topluluk, örgüt, kurum veya kuruluşun amaç ve araçlarını özlü bir biçimde tanımlayan deyiş veya sözdür.
HANGİ MASADANSIN? - 29/07/2022
Bilindiği gibi masa, ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan bir mobilyadır. En yaygın masa türü, dört ayak üzerine yerleştirilmiş, dikdörtgen ahşap bir yüzeyden oluşanıdır.
GECİKEN SAĞLIK TEDAVİSİ, TEDAVİ DEĞİLDİR - 25/07/2022
35 yıldır diyabet hastasıyım. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, eğer dikkat edilmez ise vücutta sinsi ilerler. Adına "Şeker hastalığı" demek yerine bizler daha çok "şekere hastayız." O nedenle kontrolümüz oldukça güç oluyor.
ŞAKİRPAŞA HAVA ALANI KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ - 26/06/2022
Yaklaşık 35-40 yıl önceydi. Üniversite sayısı çok azdı. Özel üniversiteler daha yoktu. Şuan ismini hatırlayamadığım bir bilim insanı, profesör demişti ki, “Kalkınmak için, her ile bir üniversite kurulmalıdır.” Çalıştığım ulusal gazetede hocanın bu sö
EFSANE VALİ - 19/05/2022
Çoğu zaman olağanüstülüklerin yer aldığı, belirli bir üsluba ve şekle bağlı olmayan, genellikle geçmişin derinliklerinden ortaya çıkan kısa, yalın, ağızdan ağıza aktarılan söyleyeni belli olmayan (anonim) halk edebiyatı türüne efsane denir.
HALKIN DEVLETİ - 23/04/2022
Anadolu illerinden yeniden seçilen 285 ve İstanbul'dan kaçabilen 78 milletvekili, Ankara'ya geldiler. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni oluşturdular.
SELAHATTİN ÇOLAK’IN ADANA METROSU - 17/03/2022
Adana Metrosu ile ilgili genelde şu eleştiriler yapılır. “Aytaç Durak, metroyu, hemşerileri olan Karaisalıların yoğun yaşadığı mahallelere götürdü”
HEPİMİZ UKRAYNALI, HEPİMİZ ZELENSKİ'YİZ - 11/03/2022
Sınırlarda savaşın çirkin yüzünü görüyoruz.
5N1K BİR DE: A - 05/03/2022
Elimde Gazeteciler Cemiyeti Yayınlarından çıkma “Ne Haber” adlı bir kitap var. Kitabın yazarı gazeteci Mustafa Arslan.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841