Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi18
Bugün Toplam420
Toplam Ziyaret1407745
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
SAĞOLASIN ALTIN KOZA
17/09/2011

 Her ne kadar bir dergi Adana’yı 'Yaşanacak Şehirler Listesi'nde Adana'nın 13. sıradan 55. sıraya gerilemiş gibi gösterse de Adana bu sıralamayı haketmiyor. Ben şahsen böyle bir değerlendirmeye katılmıyorum. Çünkü Adana sanayide, sanatta marka bir kenttir.

Özellikle de sinema sanatına damgasını vuran Adana, Adana Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Altınkoza AŞ.’nin son yıllarda ortaya koyduğu performans ile zirveye çıkıyor. Bu şirketin başındaki Sayın Bekir Sıtkı Özer’in de sanatçı kişiliği ile de bütünleşmesi ile Adana’nın marka şehir olmasında önemli mesafeler alınmıştır.

Altın Koza’nın tarihine baktığımızda ise; Çukurova’nın ürünü pamuğu simgeleyen “Altın Koza Film Festivali” 1969 yılında ‘Altın Koza Film Şenliği’ adıyla ilk kez Adana Belediyesi ve Adana Sinema Kulübü öncülüğünde gerçekleştirildi. Türk Film Arşivi’nin katkılarını da yanına alan Altın Koza Film Festivali, o tarihten bu yana her yıl zenginleşen içeriği ile sadece Çukurova Bölgesi’nin değil, ülkemizin en önemli kültür – sanat etkinliklerinden biri oldu.

 Şenlik, ilk kez düzenlendiği 1969 yılından itibaren Türk sinemasına verdiği ödüllerle destek olmaya başladı. İlk yıl, Metin Erksan, Kuyu filmi ile En İyi Yönetmen ve En İyi Film dallarında Altın Koza'yı evine götürürken, Fatma Girik, Ezo Gelin ile En İyi Kadın Oyuncu, Yılmaz Güney, Seyyit Han ile En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine sahip olan ilk Altın Koza'lı sanatçılar oldu.


1973 yılına kadar Şenlik beş kez sinemaseverlerle buluştu. Ancak Altın Koza, ekonomik imkansızlıklar nedeniyle onsekiz yıl sürecek bir suskunluğa gömüldü. 1992 yılında Adana Belediyesi, Adanalılar ve sanat dünyasından gelen "Altın Koza yeniden canlansın" talebini sonuçsuz bırakmayarak Şenliği, Türk sanat dünyasına yeniden armağan etti. Altın Koza, bu süreçte Adana kültür sanat yaşamındaki boşluğu doldurması gerektiğini düşünerek sinema şenliğini bir kültür sanat festivaline dönüştürdü.

 Altın Koza Kültür ve Sanat Festivali, 1992'de düzenlediği Ulusal Uzun Film Yarışması'nın yanı sıra Türk Sineması'nın geleceğine de sahip çıktı. Festival, Öğrenci Filmleri Yarışması'nı da programına ekledi ve Türkiye'de ilk kez bu alanda yarışma düzenleyen Festival oldu. Altın Koza Kültür ve Sanat Festivali ayrıca resim, tiyatro, müzik, fotoğraf ve düşünsel çalışmaları Adanalı sanatseverlerin beğenisine sundu. 1998'de Adana depremine duyarsız kalamayan Büyükşehir Belediyesi Yönetimi o yıl Altın Koza bütçesini depremzedeler için kullanarak Festivali düzenlememe kararı aldı. 1999'da ise Marmara depremi nedeniyle ülkede ulusal yas ilan edilmesi sonucu Festival gerçekleştirilemedi. Festival bütçesi o yıl da Marmara depreminden zarar gören depremzedelere aktarıldı.

 

1999 yılı itibariyle Altın Koza yıla yayılan kültür sanat etkinlikleriyle devam etti.
7 yıllık aradan sonra 12. Altın Koza Film, Kültür ve Sanat Festivali 2005 yılında 31 Mayıs–05 Haziran tarihleri arasında yapıldı. 2005 yılından bu yana kesintisiz devam eden Festival, programına eklediği ‘Dünya Sineması’ ve ‘Akdeniz Filmleri Seçkisi’ ile uluslararası kimliğe bürünmüşAkdeniz Ülkeleri Uluslararası Kısa Film Yarışması’ ile de bu kimliğini pekiştirmiştir. Altın Koza Film Festivali, Akdeniz Ülkeleri’nin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri’nden Japonya’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinden filmi, sektörün her alanında görev yapan sinema profesyonelini konuk eden bir sinema platformu haline gelmiştir.

 Festival her yıl Türk sinemacıların yanı sıra Avrupa’dan da yaklaşık 700 konuğu ağırlamakta ve her yıl içerisin de benim de gazeteci-izleyici olarak yer aldığım yaklaşık 70 bin izleyiciye ulaşmaktadır.

Altın Koza’nın parlak tarihine bir yenisi daha eklenecek bu yıl. Sağolasın Adana Büyükşehir Belediyesi, sağolasın Sayın Bekir Sıtkı Özer ve ekibi. Adana, sanata verdiğiniz değer ve önemden dolayısizlere minnettardır.



1377 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SLOGANLAR, SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİSİDİR - 12/08/2022
Slogan, bir düşünceyi yaymak, bir eylemi desteklemek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı sözdür. Kimlik, topluluk, örgüt, kurum veya kuruluşun amaç ve araçlarını özlü bir biçimde tanımlayan deyiş veya sözdür.
HANGİ MASADANSIN? - 29/07/2022
Bilindiği gibi masa, ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan bir mobilyadır. En yaygın masa türü, dört ayak üzerine yerleştirilmiş, dikdörtgen ahşap bir yüzeyden oluşanıdır.
GECİKEN SAĞLIK TEDAVİSİ, TEDAVİ DEĞİLDİR - 25/07/2022
35 yıldır diyabet hastasıyım. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, eğer dikkat edilmez ise vücutta sinsi ilerler. Adına "Şeker hastalığı" demek yerine bizler daha çok "şekere hastayız." O nedenle kontrolümüz oldukça güç oluyor.
ŞAKİRPAŞA HAVA ALANI KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ - 26/06/2022
Yaklaşık 35-40 yıl önceydi. Üniversite sayısı çok azdı. Özel üniversiteler daha yoktu. Şuan ismini hatırlayamadığım bir bilim insanı, profesör demişti ki, “Kalkınmak için, her ile bir üniversite kurulmalıdır.” Çalıştığım ulusal gazetede hocanın bu sö
EFSANE VALİ - 19/05/2022
Çoğu zaman olağanüstülüklerin yer aldığı, belirli bir üsluba ve şekle bağlı olmayan, genellikle geçmişin derinliklerinden ortaya çıkan kısa, yalın, ağızdan ağıza aktarılan söyleyeni belli olmayan (anonim) halk edebiyatı türüne efsane denir.
HALKIN DEVLETİ - 23/04/2022
Anadolu illerinden yeniden seçilen 285 ve İstanbul'dan kaçabilen 78 milletvekili, Ankara'ya geldiler. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni oluşturdular.
SELAHATTİN ÇOLAK’IN ADANA METROSU - 17/03/2022
Adana Metrosu ile ilgili genelde şu eleştiriler yapılır. “Aytaç Durak, metroyu, hemşerileri olan Karaisalıların yoğun yaşadığı mahallelere götürdü”
HEPİMİZ UKRAYNALI, HEPİMİZ ZELENSKİ'YİZ - 11/03/2022
Sınırlarda savaşın çirkin yüzünü görüyoruz.
5N1K BİR DE: A - 05/03/2022
Elimde Gazeteciler Cemiyeti Yayınlarından çıkma “Ne Haber” adlı bir kitap var. Kitabın yazarı gazeteci Mustafa Arslan.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.774618.8499
Euro20.331520.4130