Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam262
Toplam Ziyaret1409235
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
SPORDA EĞİTİM ŞART
25/03/2018

Yüce Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün insanlığa miras olarak bıraktığı en anlamlı sözlerden birisi “Ben Sporcunun Zeki Çevik ve Ahlaklısını Severim“‘dir. Atatürk daha o zamanlarda adil ve dürüst oyunu vurgulayan  bir anlayışa dikkat çekmiştir.  

Şimdiki “Fair Play” olarak yerleşen Atatürk’ün bu sözü 20. Yüzyıl başlarından itibaren sportif yarışmaların ticarileşmesi, siyasileşmesi ve sportif başarının toplumda aşırı kıymetlendirilmesi ile başlayan bu süreç, günümüze kadar, başta yüksek performans sporlarında olmak üzere, Fair Play kapsamındaki temel ahlaki tutum ve davranışların gittikçe önemini yitirmesine ve "ne pahasına olursa olsun kazanma" fikrinin ön plana çıkmasına neden olmuştur.

Profesyonellerden tutun amatörler ve okul sporlarına kadar inildiğinde “adil ve dürüst oyunu” olarak ifade edilen fair play anlayışının kaybolduğuna her zaman tanık olmaktayız. Başta futbol olmak üzere diğer dallarda da bu gerileme devam etmektedir. Futbol karşılaşmalarında ceza sahası içinde kendini yere atan futbolcuyu her zaman görmekteyiz. Hakem bu hileli düşüşü yutarsa penaltı noktasını işaret etmektedir. Bu karar belki de bir takımın kaderini tayin etmektedir. Kural ihlalleri bu düzeyde dahi ahlak değil taktik açısından değerlendirilmektedir.

Sadece hile futbolda mı var?

Sanırım 90’lı yıllardı. Kadirli’de bir güreş festivalindeyiz. O dönemim Güreş İl Temsilcisi rahmetli Ruhi Var yanıma geldi ve derin bir of çekti. Sorduğumda “Anlaşmalı güreş yapıyorlar” dedi. Nasıl olduğunu sorduğumda ise, “Burada sen kazan, şurada ben kazanayım diye anlaşıyorlar. Paraları paylaşıyorlar” demişti. Şikeye dikkat çekmişti.

1960’LI YILLARDA ÖRNEK ALINACAK FAİR PLAY ÖRNEKLERİ

Eugenio Monti olayı :

1964 yılında yapılan Avusturya Kış Olimpiyat Oyunları’nda ortaya çıkan olayda, iki kişilik kızaklarla yapılan yarış sırasında İtalya Şampiyonu olan Eugenio Monti yarışı bitirmeye yakın bir yerde rakibi İngiliz Tony Wash tarafından önü kesilerek engellenmiştir. Ancak bu bilinçli bir engelleme olmamış, Wash’ın kızağının kırılmasından kaynaklı olarak bir devrilme söz konusu olmuştur. Eugenio Monti ise kendi çifte kızağından birini Tony Wash’a vererek kızağını tamir edip yarışa devam etmesine yardımcı olmuştur. Bu hareketinden ötürü o sene Fair Play ödülünü Monti kazanmış, yarışta da birinci olmuştur. Bu durum sonrasında Fair Play ödülünü almış ancak yarışta birinci olduğu için kendisine verilen altın madalyayı ödül olarak almayı kabul etmemiştir. Çünkü bu durumun tamamen bir şanssızlık eseri ortaya çıktığını, rakibinin başına gelen olayın onu belki de birinci olma ihtimalinden uzaklaştırdığı için ödülü almasının adil bir davranış olmayacağını belirtmiştir.

Istvan Gulsay olayı :

1967 yılında Almanya’da gerçekleştirilen tenis şampiyonasında Macar tenisçi Istvan Gulsay ve rakibi Kukal mücadele etmişler ancak 15. set olmasına rağmen iki taraf da herhangi bir skor elde edememiştir. 15. set devam ederken bir anda Kukal bacağına giren krampla korta yığılmıştır. Istvan Gulsay ise hemen müdahale ederek rakibinin yardımına koşmuştur. Tenis oyununda kurallar gereği Kukal’ın maça devem edememesinden ötürü puanlama direk Gulsay’ın lehine yapılacak olsa da Gulsay bunu kabul etmemiş, doktor çağırılmasını ve rakibine bir şans tanınmasını talep etmiştir. Sağlık ekipleri tarafından oyuna devam edebilecek hale döndürülen Kukal, oyun bittiğinde kazanmış ve galip gelen taraf olmuştur. Gulsay’ın kendisine tanıdığı bu şans ve etik rekabet ortamı Gulsay’daki fair play bilincini gözler önüne sermektedir.

Ville White olayı :

Amerikan asıllı bir atlet olan Ville White, 1965 yılında Amerika’da gerçekleştirilen uzun atlama şampiyonasına katılmıştır. Şampiyona devam ederken yarışmacılardan biri olan Mary Rand’e sıra gelmiş ve atlayışlarını gerçekleştirmiştir. Ancak 3 hakkı olan yarışmacı, 3 hakkında da başarılı atlayışlar gerçekleştiremediği için otomatik olarak elenmiştir. Ancak White, gidip karar konseyi ile konuşmuş ve rakibi için ek bir şans isteğinde bulunmuştur. Komite bu isteği kabul ederek Mary Land’e bir şans daha vermiş ve Land bu seferki atlamasında başarılı olup turu geçmiştir. White bu davranışıyla Uluslararası Amerikan Uzun Atlama Şampiyonası’nı kaybetmiş olsa da fair play adına çok centilmence bir davranış sergilemiştir.

Fair Play, sporcuların yarışmalar esnasında, güçleşen şartlar altında dahi kurallara sabırla, tutarlı ve bilinçli olarak riayet etmeleri, fırsat eşitliğini bozmamak amacıyla haksız avantajları kabullenmemeleri, rakibin haksız dezavantajlarından yararlanmaya kalkışmamaları, rakibi düşman değil, aksine oyunun gerçekleşmesini sağlayan, eşdeğer haklara sahip birey ve partner olarak görmeleri ve değer vermeleri çabalarında kendini göstermektedir.

İlköğretimden başlayarak ortaöğretimde fair play eğitimi veriliyor ama yeterli olmadığını gözlemliyoruz.

"Ne pahasına olursa olsun kazanma" fikri değil, “Adil ve dürüst oyun” anlayışına dayalı, Atatürk’ün mirasına uygun “Sporcunun Zeki Çevik ve Ahlaklısını” yetiştirmek için eğitim şarttır.



613 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SLOGANLAR, SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİSİDİR - 12/08/2022
Slogan, bir düşünceyi yaymak, bir eylemi desteklemek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı sözdür. Kimlik, topluluk, örgüt, kurum veya kuruluşun amaç ve araçlarını özlü bir biçimde tanımlayan deyiş veya sözdür.
HANGİ MASADANSIN? - 29/07/2022
Bilindiği gibi masa, ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan bir mobilyadır. En yaygın masa türü, dört ayak üzerine yerleştirilmiş, dikdörtgen ahşap bir yüzeyden oluşanıdır.
GECİKEN SAĞLIK TEDAVİSİ, TEDAVİ DEĞİLDİR - 25/07/2022
35 yıldır diyabet hastasıyım. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, eğer dikkat edilmez ise vücutta sinsi ilerler. Adına "Şeker hastalığı" demek yerine bizler daha çok "şekere hastayız." O nedenle kontrolümüz oldukça güç oluyor.
ŞAKİRPAŞA HAVA ALANI KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ - 26/06/2022
Yaklaşık 35-40 yıl önceydi. Üniversite sayısı çok azdı. Özel üniversiteler daha yoktu. Şuan ismini hatırlayamadığım bir bilim insanı, profesör demişti ki, “Kalkınmak için, her ile bir üniversite kurulmalıdır.” Çalıştığım ulusal gazetede hocanın bu sö
EFSANE VALİ - 19/05/2022
Çoğu zaman olağanüstülüklerin yer aldığı, belirli bir üsluba ve şekle bağlı olmayan, genellikle geçmişin derinliklerinden ortaya çıkan kısa, yalın, ağızdan ağıza aktarılan söyleyeni belli olmayan (anonim) halk edebiyatı türüne efsane denir.
HALKIN DEVLETİ - 23/04/2022
Anadolu illerinden yeniden seçilen 285 ve İstanbul'dan kaçabilen 78 milletvekili, Ankara'ya geldiler. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni oluşturdular.
SELAHATTİN ÇOLAK’IN ADANA METROSU - 17/03/2022
Adana Metrosu ile ilgili genelde şu eleştiriler yapılır. “Aytaç Durak, metroyu, hemşerileri olan Karaisalıların yoğun yaşadığı mahallelere götürdü”
HEPİMİZ UKRAYNALI, HEPİMİZ ZELENSKİ'YİZ - 11/03/2022
Sınırlarda savaşın çirkin yüzünü görüyoruz.
5N1K BİR DE: A - 05/03/2022
Elimde Gazeteciler Cemiyeti Yayınlarından çıkma “Ne Haber” adlı bir kitap var. Kitabın yazarı gazeteci Mustafa Arslan.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841