Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam261
Toplam Ziyaret1409234
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
HİÇ BİR ŞEY DEĞİŞMEYECEK
03/05/2020

Başta siyasilerimiz olmak üzere hemen hemen herkes, Kovid-19 salgının bitmesiyle hiçbir şeyin eskisi olmayacağını söyledi. Ya da herkeste öyle bir algı oluştu.

Bu söylem bana Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Sayın Hüseyin Sözlü’nün 2014’te yerel seçim öncesinde söylediği seçim sloganını hatırlattı. Ne diyordu Sözlü,”Bir şey değişecek, her şey değişecek”

Şimdi ise tüm Dünya’yı etkisi altına alan Trump’un ifadesiyle “Görünmez Düşman” Kovid 19’dan sonra hiç bir şeyin eskisi olmayacağı gibi genel bir kanı oluştu veya oluşturuldu. Ben de inanmıştım. Ama görüyoruz ki, Türkiye’de başlatılan yardım kampanyası sonrası iktidarın tutumu ve muhalefetin verdiği yanıtlara bakar isek, yine her şey bildiğimiz gibi devam edeceğe benziyor.

Hani her şey değişecekti?

Her yerde her zaman polemikler sürüyor. Polemik ise genellikle siyasi veya değişik konularda sert tartışma, zıtlaşma ve ağız kavgası şeklinde gerçekleşmesine denir. Polemikler bizde daha çok siyasi konularda yaşanmaktadır.

Pandemi ile polemiklerin biteceği, saygı ve sevginin hakim olacağı, tüm dünyada savaşların sona ereceği hissine kapılmıştım. Ama maalesef polemikler sadece bizde değil tüm Dünya’da devam ediyor.

ABD’ye bakın. Trump’un uygulamalarını izleyin. Pandemi denilen tüm Dünya’yı etkisi altına salgın sırasında başta İran olmak üzere Küba ve diğer ülkelere uyguladığı ekonomik ambargolara devam etti. Trump bana göre insanlık suçu işledi.

Hani her şey değişecekti?

X x x

EN MANTIKLI AÇIKLAMA

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 12 Mart tarihinde pandemi ilanıyla tüm dünyayı alarma geçiren koronavirüs pandemisiyle alakalı bilimsel araştırmalar hız kesmeden sürüyor. Hastalığın bulaşma şekillerini ve insan sağlığına olan etkilerini araştıran bilim insanları hastalığı tanımamızı ve mücadele etmemizi sağlayan verileri ortaya koyuyor.

Geçen hafta itibarıyla dünya genelinde Kovid-19 bulaşan kişi sayısı 3 milyon 446 bin 562 kişiye, can kaybı 242 bin 675’e, iyileşenlerin sayısı ise 1 milyon 102 bin 408’e ulaştı.

Daha önce her kafadan bir ses çıktığını, başta bilim insanları olmak üzere her kesim kendi açısından pandemiyi yorumladığını yazmıştım. Örneğin din adamı dini yönden, siyasiler kendi penceresinden, ekonomistler kendi düşüncelerine göre yorumlamıştı.

Bana göre en mantıklı açıklamayı (şimdilik) ise Harvard Üniversitesi yaptı. Hava kirliliğinin koronavirüs ölümlerini tetiklediğini ortaya çıkarırken, İtalya Bologna Üniversitesi koronavirüsün hava kirliliğine sebep olan katı parçacıklara tutunabildiğini böylece havada uzun süre asılı kalabildiğini ortaya koydu.

Salgının Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktığı varsayılsa bile, bir ay içinde tüm dünyaya aynı anda insandan insana yayılması mümkün olabilir miydi? Bu konuda çeşitli komplo teorileri ortaya konuldu.

Sonuçta, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Turgut Öztutgan hava kirliliğine yol açan katı parçacıkların insan sağlığına olan etkilerini ortaya koyan incelemeyi açıkladı ve hava kirliliğinin koronavirüs ölümlerini tetiklediğini söyledi.

PM2,5 ve PM10 oluşumuna neden olan dizel ve kömür tüketiminin azaltılması öneriliyor.

Bildiğiniz gibi kömür tüketimin azaltılması veya kaldırılması demek, Türkiye’de iktidar oylarının azalması demektir. Bakalım buna iktidarımız yanaşacak mı?



757 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SLOGANLAR, SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİSİDİR - 12/08/2022
Slogan, bir düşünceyi yaymak, bir eylemi desteklemek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı sözdür. Kimlik, topluluk, örgüt, kurum veya kuruluşun amaç ve araçlarını özlü bir biçimde tanımlayan deyiş veya sözdür.
HANGİ MASADANSIN? - 29/07/2022
Bilindiği gibi masa, ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan bir mobilyadır. En yaygın masa türü, dört ayak üzerine yerleştirilmiş, dikdörtgen ahşap bir yüzeyden oluşanıdır.
GECİKEN SAĞLIK TEDAVİSİ, TEDAVİ DEĞİLDİR - 25/07/2022
35 yıldır diyabet hastasıyım. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, eğer dikkat edilmez ise vücutta sinsi ilerler. Adına "Şeker hastalığı" demek yerine bizler daha çok "şekere hastayız." O nedenle kontrolümüz oldukça güç oluyor.
ŞAKİRPAŞA HAVA ALANI KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ - 26/06/2022
Yaklaşık 35-40 yıl önceydi. Üniversite sayısı çok azdı. Özel üniversiteler daha yoktu. Şuan ismini hatırlayamadığım bir bilim insanı, profesör demişti ki, “Kalkınmak için, her ile bir üniversite kurulmalıdır.” Çalıştığım ulusal gazetede hocanın bu sö
EFSANE VALİ - 19/05/2022
Çoğu zaman olağanüstülüklerin yer aldığı, belirli bir üsluba ve şekle bağlı olmayan, genellikle geçmişin derinliklerinden ortaya çıkan kısa, yalın, ağızdan ağıza aktarılan söyleyeni belli olmayan (anonim) halk edebiyatı türüne efsane denir.
HALKIN DEVLETİ - 23/04/2022
Anadolu illerinden yeniden seçilen 285 ve İstanbul'dan kaçabilen 78 milletvekili, Ankara'ya geldiler. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni oluşturdular.
SELAHATTİN ÇOLAK’IN ADANA METROSU - 17/03/2022
Adana Metrosu ile ilgili genelde şu eleştiriler yapılır. “Aytaç Durak, metroyu, hemşerileri olan Karaisalıların yoğun yaşadığı mahallelere götürdü”
HEPİMİZ UKRAYNALI, HEPİMİZ ZELENSKİ'YİZ - 11/03/2022
Sınırlarda savaşın çirkin yüzünü görüyoruz.
5N1K BİR DE: A - 05/03/2022
Elimde Gazeteciler Cemiyeti Yayınlarından çıkma “Ne Haber” adlı bir kitap var. Kitabın yazarı gazeteci Mustafa Arslan.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841