Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi18
Bugün Toplam417
Toplam Ziyaret1407742
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
BELEDİYE MECLİSİ NASIL OLMALIDIR
15/02/2014

"Kilit Parke Ölü Yatırım” başlıklı yazımın son günlerde neden değiştirilmediğine dair eleştiriler aldım. Uzun süredir yazmayı düşündüğüm ve bugünlerde üzerinde fırtınaların koparıldığı belediye meclisi üyeliklerine temas etmek istedim.

 

  Karaisalı’da başkan adayları belirlendi, tartışmalar azaldı. Esas fırtına, tufan, meclis üyelikleri üzerinde kopmaya başladı. 3 gün sonra yani 18 Şubat’ta sonra olanlar olacak. Meclis üyeliğinin seçilebilecek yerde kendini göremeyen tutarsız ve ilkesiz kişiler ya da kişiliksizler partisini terk edecek rakip partiye çalışacaklar. 80’ler Dizisindeki 46’lık gibi, “Aha şuraya yazıyorum.”

Bu yazı çok uzun olacak ama ne yapalım, balık hafızalı olduğumuz için tekrarlamakta yarar görüyorum. 8 Kasım 2013 tarihindeki köşe yazımı aynen kopyalıyorum. Daha sonra kaldığım yerden devam edeceğim.

BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ NASIL OLMALIDIR?
08/11/2013

Karaisalı 2006 yılında büyükşehir belediyesine meclis kararı ile bağlanan ilk belediye olma unvanını elinde bulunduran bir ilçe.

Bugüne kadar 9 Meclis üyesi seçimle işbaşına geliyordu. Biri başkan diğeri de kontenjandan seçilen olmak üzere 2 meclis üyesi Büyükşehir Belediyesinde ilçeyi temsil ediyordu. 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan yerel yönetimler seçiminde ise ilçeye baplı 9 mahalle ve 51 köy oy kullanacak. Daha önce 7 bin nüfuslu ilçe merkezi oy kullanırken şimdi 23 bin nüfuslu ve 16 bin civarın da seçmen oy kullanacak. Ve 15 meclis üyesi seçilecek. Bunlardan biri başkan olmak üzere 4 kişi Büyükşehir Belediye Meclis üyesi olacakmış.

Seçilen meclis üyeleri genelde ilkokul mezunudurlar. Bazıları ortadan ayrılmışlardır. İmar planı nedir? Şuyuulandırma nedir? Belediye kanunu ne emreder, meclis üyeliği nedir bilmezler bile. Bugüne kadar ilçe belediye meclislerinde görev alanlar, yani seçilenler yaptıkları görevler ile sadece başkana hizmet ettiler. Başkanı rahatlatan kararlara imza attılar, el kaldırdılar ve başlarını emme basma tulumba gibi salladılar. Her ay toplanması gereken meclis toplanamazken, sanki toplantılar yapılmış gibi karar defterleri elden dolaştırılarak kararları imza altına aldılar. Bazen karşı çıkan meclis üyeleri, belediye merdivenlerinde başkanın adamları tarafından tartaklandıkları da olmuştur. 5 yıl hizmet süresi dolmuştur, meclis üyesi olmanın onuru ve şerefini dahi yaşamamışlardır. Belediye Başkanı haksız kararlar aldıklarında dahi anlayamamışlardır. Anladıklarında ise sessiz kalarak dilsiz şeytan olmuşlardır.

Muhalefet meclis üyesi olanlar da ilçe belediye başkanı ile birlikte hareket etmişlerdir. Meclis toplantılarında bazı kararlara karşı gelenler de olmuşsa da bunu bir kendisi bilmekte bir de mecliste olanlar. Kamuoyunun haberi olmamıştır.

Belediye meclisi suskunlar kapısı olmuştur.  Mezarlarda yatanlar belki daha hareketlidirler.

Rüşvet almışlardır. Rüşvet sadece para almak değildir. İş, ihale almaktır yakınlarına. Öncelikle kendi çocukları başta olmak üzere yakınlarına belediyeye işçi veya memur olarak girdirmektir. Çocuğu Belediyede işe giren bir meclis üyesi başkanın hangi kararına karşı çıkabilir? Bunun adı rüşvet değil midir? Karşı çıktığı an çocuğu veya diğer yakını kapı dışarı edilecek korkusu ile susarlar. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

İsim vermedim. Kimseyi itham etmedim. Üstüne alınan varsa alınabilir, yarası olan gocunabilir. Ben, bir gazeteci olarak üzerime düşeni yapmak, aydınlatmak, bilgilendirmek ve uyarmakla kendimi görevli hissediyorum.

Arzu ettiğimiz meclis üyeleri öncelikle yüksek eğitimli olmalıdır. Bir titri ve fikri olmalıdır. Başkana destek olmaktan ziyade ilçeye katkılar sunacak fikir, öneri ve projeler ortaya atabilmelidir. Başkan olmadığı zamanlar, belediyeyi temsil yeteneğine haiz kişiler olmalıdır v.s.

Yerle yönetimlerle ilgili düşüncelerimi bundan sonra da sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.”

  X x x

Aradan 4 ay geçti. Geldik bugüne.

Belediye,  Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisidir. Belediyenin organları ise Belediye Meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanından oluşur.

  Başkanlık divanı gibi konulara ayrıca değineceğim. Üzerinde durmak istediğim konu Belediye Meclisi’dir.

Kanun, “Meclis toplantıları açıktır. Meclis başkanının veya üyelerden herhangi birinin gerekçeli önerisi üzerine, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kapalı oturum yapılmasına karar verilebilir“ diyor.

  Karaisalı’da gördüğüm manzara ise, meclis toplantıları halka açık olmadı hiçbir zaman. Başkanın makam odasında yapılır toplantılar. Başkan başkanlık makamının yüksek koltuğundan bakar, meclis üyelerinin oturduğu yerler ise başkan koltuğuna göre daha aşağıda olmaktadır. Bu da bir yönetim tekniği olsa gerek. Başkan oturuş düzeni açısından her zaman üstte ve galip ve mağrurdur. Meclis üyeleri ise deplasmana çıkmış bir takıma benziyor, saha ve seyirci avantajı yoktur. Eziktir. Meclis baştan hükmen mağluptur. İçeriye seyirci alınmaz. Ama kanun, meclis toplantıları açıktır diyor. Ama kanunun takan yok. Sadece ben taktım ilk kez.

Şimdi, önerimiz.

Başkanlık makamında yapılacak toplantılara artık son verilmelidir.

Belediye Meclis Üyelerinin, halkın ve basının da içeri girip, toplantıları özgürce izleyebileceği bir meclis salonuna ihtiyaç vardır.

Meclis üyeleri değil,  başkan kendisini deplasmana çıkacak gibi hissetmelidir.

Meclis üyeleri el kaldır, el indir makinesi olmamalıdır.

Özellikle meclis üyelerine gündem dışı konuşmalar yapmasına fırsat verilmelidir.

Gündem maddeleri üzerinde lehte ve aleyhte konuşmalar yapılabilmelidir.

Meclis böyle olursa demokratik bir meclis olur.

x x x

Eleştirilerimiz ve önerilerimiz devam edecektir. Amaç yerel demokrasimizi sağlıklı şekilde işletmektir.

 




2042 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SLOGANLAR, SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİSİDİR - 12/08/2022
Slogan, bir düşünceyi yaymak, bir eylemi desteklemek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı sözdür. Kimlik, topluluk, örgüt, kurum veya kuruluşun amaç ve araçlarını özlü bir biçimde tanımlayan deyiş veya sözdür.
HANGİ MASADANSIN? - 29/07/2022
Bilindiği gibi masa, ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan bir mobilyadır. En yaygın masa türü, dört ayak üzerine yerleştirilmiş, dikdörtgen ahşap bir yüzeyden oluşanıdır.
GECİKEN SAĞLIK TEDAVİSİ, TEDAVİ DEĞİLDİR - 25/07/2022
35 yıldır diyabet hastasıyım. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, eğer dikkat edilmez ise vücutta sinsi ilerler. Adına "Şeker hastalığı" demek yerine bizler daha çok "şekere hastayız." O nedenle kontrolümüz oldukça güç oluyor.
ŞAKİRPAŞA HAVA ALANI KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ - 26/06/2022
Yaklaşık 35-40 yıl önceydi. Üniversite sayısı çok azdı. Özel üniversiteler daha yoktu. Şuan ismini hatırlayamadığım bir bilim insanı, profesör demişti ki, “Kalkınmak için, her ile bir üniversite kurulmalıdır.” Çalıştığım ulusal gazetede hocanın bu sö
EFSANE VALİ - 19/05/2022
Çoğu zaman olağanüstülüklerin yer aldığı, belirli bir üsluba ve şekle bağlı olmayan, genellikle geçmişin derinliklerinden ortaya çıkan kısa, yalın, ağızdan ağıza aktarılan söyleyeni belli olmayan (anonim) halk edebiyatı türüne efsane denir.
HALKIN DEVLETİ - 23/04/2022
Anadolu illerinden yeniden seçilen 285 ve İstanbul'dan kaçabilen 78 milletvekili, Ankara'ya geldiler. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni oluşturdular.
SELAHATTİN ÇOLAK’IN ADANA METROSU - 17/03/2022
Adana Metrosu ile ilgili genelde şu eleştiriler yapılır. “Aytaç Durak, metroyu, hemşerileri olan Karaisalıların yoğun yaşadığı mahallelere götürdü”
HEPİMİZ UKRAYNALI, HEPİMİZ ZELENSKİ'YİZ - 11/03/2022
Sınırlarda savaşın çirkin yüzünü görüyoruz.
5N1K BİR DE: A - 05/03/2022
Elimde Gazeteciler Cemiyeti Yayınlarından çıkma “Ne Haber” adlı bir kitap var. Kitabın yazarı gazeteci Mustafa Arslan.
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.774618.8499
Euro20.331520.4130