Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam355
Toplam Ziyaret1472336
Vahit Şahin
karaisalihaber@hotmail.com
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA VE KİVREM ADANALIYIM
26/04/2020

Onu ben küçüklüğümde Mustafa Kemal'in Kağnısı şiiri ile tanımıştım. Şiirin ilk iki mısrası şöyle:

Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.

Mustafa Kemal'in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola önceden önceden.

Evet, sanırım pek çoğunuz hatırlamıştır bu şiiri ve yazarı Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı.

28 Temmuz 2017 tarihli “Kirvem Adanalıyım” başlıklı köşe yazımda:

“Artık İzmir´i kıskanmıyorum.
Çünkü Adamızın da artık bir marşı var.
Şairi Adanalı.
Müzikleştireni Adanalı.
Söyleyenleri de Adanalı?
Yotube´ye “Kirvem Adanalıyım” diye yazdığınızda bu müzik karşınıza çıkar. Defalarca dinledim, her gün de dinliyorum.
Tabi her şiirin, şarkının, türkünün, ağıdın bir hikâyesi vardır.
9 Kasım 1918´de İskenderun´dan karaya çıkan düşman, bütün bir Çukurova´yı işgal eder. Birçok kahraman, yurt savunmasında büyük yararlıklar gösterir. Sakarya Savaşı kazanılır. 13 Ekim 1921´de Doğu sınırında Ruslarla anlaşma yapılır. 20 Ekim 1921´de Fransızlarla Ankara Anlaşması imzalanır. Bunun üzerine düşman çekilmek zorunda kalır. 3 Ocak 1922´de Mersin ve Tarsus, 5 Ocak 1922´de de Adana özgürlüğüne kavuşmuş olur.
Adanalı Şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca, Çukurova Koçaklaması adlı eserinde,
“Ben yediden yetmişe
kurtuluş masalıyım
kirvem Adanalıyım”
diye yazar.
Çukurova Koçaklaması adlı eserde değinilen konulardan biri de düşmanın halka yaptığı zulümlerdir. Haçin´de çeteciler tarafından çoluk çocuk öldürülür. Kadınların memeleri kesilir. Anlatılan manzara, tüyler ürperticidir.
İşte Dağlarca´nın “Kirvem Adanalıyım” adlı şiirini Özgür Sarıçam müziğe dönüştürüş Rüya Eylül Seçkin ve diğer vokalistler, marş şeklinde söylüyorlar. Ama yerelde kaldı. Adanalı sanatçı Haluk Levent bu şarkıyı söylese idi belki Torosları aşardı. Başta Haluk Levent, Murat Kekilli, Kıraç ve Rüya Eylül Seçkin Adanalı sanatçılar bir araya gelmeli ve gereğini yapmalıdır diye düşünüyorum” ifadelerini kullanmıştım.

22 Mart 2020 tarihli yazımda ise, Fazıl Hüsnü Dağlarca Unutuldu mu?” diye başlık atmış ve ”Adana Büyükşehir Belediyesi Adnan Menderes Sahil Yolu Rekreasyon Projesi kapsamında Türkiye'nin en büyüğü olarak gösterilen kitap anıtını kente kazandırdı. Kitap Anıtı’nın açılış töreninde Başkan Sözlü’nün konuşmalarının ardından anıtın açılış kurdelesi kesilerek ve havai fişeklerle görkemli bir gösteri düzenlenmişti.

Adnan Menderes Sahil Yolu üzerinde 13.5 metre yüksekliğinde oluşturulan Kitap Anıtı'nda Kemal Atatürk', '1881' ve 'Nutuk' kavram işaretlerinin yazılı olması son derece önemlidir. Anıtta da sonra sırasıyla şu isimlere yer verilmiştir: 'Mehmet Âkif Ersoy 1873; Remzi Oğuz Arık 1899; Kasım Ener 1902; Arif Nihat Asya 1904; Hüseyin Nihâl Atsız 1905; Taha Toros 1912; Abidin Dino 1913; Orhan Kemal 1914; Hüseyin Kalaba 1921; Recep Bilginer 1922; Yaşar Kemal 1923; Bahtiyar Vahabzâde 1925; Ümit Yaşar Oğuzcan 1926; Cengiz Aytmatov 1928; Turan Oflazoğlu 1932; Muzaffer İzgü 1933; Demirtaş Ceyhun 1934.

Anıtın en altında Atatürk'ün, "Ben çocukken fakirdim, iki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim.Eğer böyle olmasaydım bu yaptıklarımın hiç birisini yapamazdım." sözleri de yer almaktadır.

Aralarında her ne kadar Adanalı ve Türkiyeli olmayanlar bulunsa da bu isimlere kimse itiraz edemez. Başta Atatürk olmak üzere Kitap Anıtı’nda adlarına yer verilenler de töreye ve geleneğe ait ortak değerleri 'Türkçe' olarak geleceğe taşımasını bilen; yapılamayanları yapmayı başaran öncü ve marka isimlerdir.

Ama bilerek veya bilmeyerek Adanalı Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ismi yazılmamıştı. Ya unutuldu diyelim ya da düşünülemedi.

Her nedenle olursa olsun, bu eksiklik Yeni Adana Gazetesi dostları tarafından dönemin Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’ye bizzat bildirildi. Sözlü de yapılan yanlışlığın farkına vararak, anıtın en üstüne Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ekleneceğini söylemişti. Belki bu konuda bir hazırlık yapılmış olabilir. Eşimle 2 gün önce bu anıtın yanına gittik. En üstte baktık, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın adı yoktu. Kültür ve sanata çok önem veren Sayın Sözlü’nün belki zamanı da yetmemiştir.

Çok büyük bir maliyet gerektirmeyen, bu eksikliği, yanlışı, hatayı ve ayıbı kaldırmak Sayın Zeydan Karalar’a düşmektedir.

Bekliyoruz…” demiştim.

Ancak bugüne kadar üzerinde bir çalışma yapıldığına dair kulağımıza hiçbir şey gelmedi.

Bu yazıları kaleme alırken bir şeyden bahsetmemiştim. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Kirvem Adanalıyım” şiirinin bir mısrası 5 Ocak Anıtı’nın doğusuna bakan kısmında rölyeflerde de yazmaktadır.

Niye bu yazıyı kaleme adlım derseniz; bugünlerde ”Kirvem Adanalıyım” klip sosyal medyada paylaşılmaya başlandı. Adana’nın Marşı olabilecek bu şiiri, bu şarkıyı belli ki yine Özgür Sarıçam ile Rüya Eylül Seçkin hazırlamış. Aralarında gazeteci arkadaşımız Sema Erdoğan’ın da bulunduğu 20 Adanalı seslendirmiş. Ve Adana’nın çeşitli yerlerinden görüntülerinin içinde 5 Ocak Anıtı ve doğusundaki rölyeflerin yanı sıra Menderes Bulvarındaki Kitap Anıtı da yer almaktadır.

İşte bu marş, bu görüntüler, bana yeniden, Kitap Anıtında Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın adının neden yer almadığını anımsattı.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nin Sayın Başkanı ve yetkilileri acaba daha neyi bekliyorlar, anlamış değilim.

Ama biz, Hüseyin Sözlü döneminde unutulan Fazıl Hüsnü Dağlarca adının Kitap Anıtı’nda yer almasına kadar gündemde tutmaya devam edeceğiz.



841 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DEPREMZEDE KAZAN, SİYASİLER KEPÇE - 22/02/2023
DEPREMZEDE KAZAN, SİYASİLER KEPÇE
SLOGANLAR, SEÇİMLERİN BELİRLEYİCİSİDİR - 12/08/2022
Slogan, bir düşünceyi yaymak, bir eylemi desteklemek için ortaya atılan, kısa ve çarpıcı sözdür. Kimlik, topluluk, örgüt, kurum veya kuruluşun amaç ve araçlarını özlü bir biçimde tanımlayan deyiş veya sözdür.
HANGİ MASADANSIN? - 29/07/2022
Bilindiği gibi masa, ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan bir mobilyadır. En yaygın masa türü, dört ayak üzerine yerleştirilmiş, dikdörtgen ahşap bir yüzeyden oluşanıdır.
GECİKEN SAĞLIK TEDAVİSİ, TEDAVİ DEĞİLDİR - 25/07/2022
35 yıldır diyabet hastasıyım. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, eğer dikkat edilmez ise vücutta sinsi ilerler. Adına "Şeker hastalığı" demek yerine bizler daha çok "şekere hastayız." O nedenle kontrolümüz oldukça güç oluyor.
ŞAKİRPAŞA HAVA ALANI KAPATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ - 26/06/2022
Yaklaşık 35-40 yıl önceydi. Üniversite sayısı çok azdı. Özel üniversiteler daha yoktu. Şuan ismini hatırlayamadığım bir bilim insanı, profesör demişti ki, “Kalkınmak için, her ile bir üniversite kurulmalıdır.” Çalıştığım ulusal gazetede hocanın bu sö
EFSANE VALİ - 19/05/2022
Çoğu zaman olağanüstülüklerin yer aldığı, belirli bir üsluba ve şekle bağlı olmayan, genellikle geçmişin derinliklerinden ortaya çıkan kısa, yalın, ağızdan ağıza aktarılan söyleyeni belli olmayan (anonim) halk edebiyatı türüne efsane denir.
HALKIN DEVLETİ - 23/04/2022
Anadolu illerinden yeniden seçilen 285 ve İstanbul'dan kaçabilen 78 milletvekili, Ankara'ya geldiler. İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni oluşturdular.
SELAHATTİN ÇOLAK’IN ADANA METROSU - 17/03/2022
Adana Metrosu ile ilgili genelde şu eleştiriler yapılır. “Aytaç Durak, metroyu, hemşerileri olan Karaisalıların yoğun yaşadığı mahallelere götürdü”
HEPİMİZ UKRAYNALI, HEPİMİZ ZELENSKİ'YİZ - 11/03/2022
Sınırlarda savaşın çirkin yüzünü görüyoruz.
 Devamı
AlışSatış
Dolar20.738420.8215
Euro22.177722.2665