Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam253
Toplam Ziyaret1411060
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
SANAT…
10/06/2014
Sanat nedir?

Doğada var olan, var olacak olayların sanatçı tarafından, estetik güzellikleriyle yeniden düzenlenmesidir. Bu düzenleme sırasında, yapıt içeriğinde, sanat akımı,  ekonomi/siyasa, sosyal yapı, görüş düşünce (…) gibi  ögeler yer alır. Almazsa, o sanat yapıtı eksik kalır.


Sanat, üst yapı kurumudur. Karnı doymayan, aç kalan insan sanat yapıtı üretemez. Halktan insanlar, sanatı, aşk, geçim aracı için kullanırlar. Halı dokuyan bir kız, ya da kadın, ya da bay (Şimdi baylar da yapıyor bu işi), halı dokurken ilk düşündüğü şey ekonomik yapıdır. Halıdaki nakışların estetiği, güzelliği, halıya çekicilik kazandırmak, müşterinin ilgisini çekmek içindir. Halının dokusu, dokunuşu, nakışı, estetiği, güzelliği; üst yapının eline geçince ortaya çıkar.. Üst yapı onu bir sanat yüksekliği olarak değerlendirir. Sanatla uğraşan kişi (sanatçı) ise bundan esin alarak resmini, şiirini, öyküsünü yaratır.. Picasso’yla ortaya çıkan kübik akımının kaynağı doğu halılarından alınmış olduğu sanatçılarca bilinmektedir. Bedri Rahmi’nin şiirleri de öyle…


Saz çalan, türkü yakan, ağıt söyleyen insan (aşık-ozan-şair) başlangıçta yaptığı işin sanat olduğunu düşünemez. Aşık olmuştur birine, yüreği yanmakta, iç tepileri isyanda, şiirlerini sese dönüştürür, sazın teline uydurur deli/demsek gezer durur, haykırır aşkını. Bütün amacı, aşkını sevgiliye duyurmaktır. Duyuramadığı, sevgiliye ulaşamadığı zaman da, pervane gibi ışık çevresinde aşk ile dönerek yanmaktır. Bu yangılar şiir olarak üst yapıya ulaştığında sanat olduğu anlaşılır. Aşık da, eğer yanmamışsa pervane gibi, yaptığı işin sanat olduğunu öğrenir.   Bir kaza, olay sonucu oğlu/kızı ölen, ya da şehit olan bir ananın, ya da bir ağıtçının yaktığı ağıt da böyledir. Eskiden destancılar vardı. Acıklı olayları destanlaştırır, bir matbaada bastırır, kasaba kasaba, köy köy, kent kent dolaşarak yanık sesiyle, kendi makamıyla söyler, satardı. Şimdi, teröre binlerce şehit veriyoruz da, bir aşık çıkıp destanını yazmıyor..


Aşıkları görevi ne acaba?…


Resim de sanat olsun diye çıkmamıştır ortaya! Mağara duvarlarına, kayalara, cesim ağaçlara yapılan resimlere bakınız, bir olayı anlatmak, yahut haberleşmek için yapılmışlardır. Ta ki yazıya dönüşmesine dek bu işlevi görmüştür. Kilise resimleri de İncil’i anlatmak için yapılmıştır. Minyatür resimler de padişahlık döneminin olaylarını anlatan resimlerdir. Öğretmenler de derslerini resimle canlandırırlar. Doktorlar da insan anatomisinin resmini çizerek sayrılıkları anlatırlar. Leonar da Vinci’nin anatomik resimlerini gördünüz mü? Da Vinci’nin bir ressam olduğunu biliyoruz da, bir doktor olduğunu çoğumuz bilmiyoruz!  Resimler;  bu açıdan amacına ulaştıktan sonra, estetik değerleriyle bir sanat olduğu anlaşılmış, resim yapana ressam denilmiştir.


Öykü, roman, Ortaoyunu, Hacivat/Karagöz, tiyatro, sinema (…) sanat dalları da bu ve benzeri olaylar, devinimler (…) sonucu ortaya çıkmıştır. Bu konuda  daha birçok örnekler verilebilir.


Ama, anlatmak istediklerim için bu örnekleri yeterli buluyorum!


Şimdi sanatta öyle bir yere geldik ki, sanat akımları yeterli gelmiyor. Yeni bir akım da üretilemiyor. Akımlar birleştiriliyor, birbirinin içine girip çıkıyor; üretilen sanatı bir akıma girdiremiyorsunuz.. Günümüzdeki moda,  post/modern. Kapitalizmin güdümüne giren bir akım.. Kimse kendi anlağını kullanarak bir akım oluşturmaya uğraşmıyor! Parayı veren düdüğü çalar örneği, kapitalistlerin yararına işleyen bir sanat(!) yapılmaktadır. Yoksa yaptığınız sanat “ucube” olur. Yalaka değilseniz eğer, müzikleriniz  dinlenmez, şiirleriniz okunmaz,  tiyatrolarınız izlenmez, sinemalarınız seyredilmez, heykelleriniz ilgilendirmez… Aydınlarınız, sanatçılarınız  içeri atılır..


Bazılarına göre sanat nedir ki? Hiçbir şey! Hiçbir şey anlatmaz. Havada kalır, suda batar; aklı yontar, bilinci ters çevirir; anlamazsın bir şey.. Anlıyormuş gibi yaparsın. Oooo ne büyük sanat, ne büyük sanat dersin.. (…)’nin Çanakkale filmi de böyle.. Çanakkale Savaşı’nı Atatürk yapmamıştır! Emperyalistler yapmıştır. Onlar yaptıysa anlaşılmaz bir savaş bu. Benim dedem, senin deden boşuna şehit olmuştur! Teröristlerle savaşan çocuklarımız da boşuna şehit olmuştur! Ne olacak ki, üç/beş Mehmet şehit olmuşsa kıyamet mi kopar?! Kapitalistler silah satsınlar.. Mehmet’in kilosu kaç kuruştur?! Anadolu’da dolu Mehmet var; ölsün, başka Mehmet mi yok? Çanakkale’de 250 bin Mehmet ölmüş, sayı mı bu? İngilizler, Fransızlar yenilmemiş orada! Mehmet yenilmiş.. Ne acı. Bu anlayışla nereye gidilecek? Benim de dedem orada şehit oldu, sen nasıl yok sayarsın? Kapitalist kaşığı mı kullanıyorsun? Bari yediğin yemek, içtiğin çorbalar lezzetli mi?



1059 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KİTAPLAR - 30/01/2023
KİTAPLAR
ÇUKUROAVA KURTULUŞ SAVAŞINDA MOLLA KERİM - 05/01/2023
ÇUKUROAVA KURTULUŞ SAVAŞINDA MOLLA KERİM
YENİ YIL ESKİ YIL - 30/12/2022
Bugün saçma şeyler yazacağım. Şöyle mesela… Yeni yıl, eski yıl… Eskisi gider yenisi gelir. Yenisi eskimez mi? Eskir!… Eski yenilenir mi? Yenilenmez.
EY HIRSIZ EY (öykü) - 19/12/2022
EY HIRSIZ EY (öykü)
KUTLU OLSUN ATATÜRK CUMHURİYET - 29/10/2022
KUTLU OLSUN ATATÜRK CUMHURİYET
AĞAÇSIZ YAŞAM OLMAZ - 02/10/2022
AĞAÇSIZ YAŞAM OLMAZ
OKULLA ÇOCUK - 29/09/2022
OKULLA ÇOCUK
MİSKİ AMBER - 28/09/2022
Sevgili okurlar bugün size “miski amber”den söz edeceğim. Tadı, kokusu, görüntüsü güzel, hoş olan şeylere “misk- gibi”, ya da “miski amber” ğibi deriz.
ALA’DAN ÖYKÜLER - 27/09/2022
ALA’DAN ÖYKÜLER
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.796818.8721
Euro20.198620.2795