Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam303
Toplam Ziyaret1410745
M. Demirel Babacanoğlu
karaisalihaber@hotmail.com
ANNE ÖZLEMİ (Öykü)
19/10/2020

Yaşlı Adam gözlerini açtı gülümsedi; görür gibi oldu annesini. Dudaklarını araladı, bir şey söyleyecekti, vazgeçti. Yavaşça kalktı yerinden, musluğa doğru yürüdü; yüzünü yıkayacaktı, birden aynada sakal bürümüş yüzünü gördü.

''Kesmeli bu  sakalı" dedi.

 Hemen kararını uyguladı.

Yüzündeki bütün kırışıklar açığa çıktı.

Baktı aynaya iyice

''Bıyıkları da kesmeli '' dedi.

Öyle yaptı.

Yüzü parlamıştı. Yumurta akını andırıyordu.

Bu kez saçları takıldı gözüne.

Yüz yıllık saçlardı bunlar!

Ağarıp duruyordu...

Ah! Annesi olsaydı, bunları düşünmeyecekti hiç!

Bir berbere gitti, kurtuldu saçlarından!

Şimdi yüz yaşını görmezden gelir, dönebilirdi çocukluğuna. Geriye doğru bir tünel açtı zamandan, ışık hızıyla döndü çocukluğuna. Zıbınlı yuvarlak yüzlü ipek saçlı, gülücük dağıtan bir çocuktu...

Durdu evlerinin önünde.

Baktı evlerine.

Evleri, köyü her yerden, her açıdan görebilen bir tepenin üstündeydi.

İki katlı, Üç odalı, toprak damlı, yığma taş yapılı bir evdi.

Bütün çocukluğu, ilk gençlik yılları burada, bu evde geçmişti. Dokunsa her yer konuşacaktı!

Annesi, evin avlusunda birikmiş saman çöplerini süpürüyordu. Göz göze geldiler. Süpürgenin sapına dayandı anne, baktı oğluna.

"Hoş geldin oğlum" dedi.

Sarıştılar.

Anne, oğlun yüzlerinden gözlerinden öptü.

Oğul, annenin ellerinden yüzlerinden öptü

Uzun yılların özlemiyle birbirlerini sevdiler.

Ah ne yıllardı o günler/

Şimdi yaşlanmış, ihtiyarlamıştı.

“Korkma oğlum” dedi anne, daha yaşın kaç ki?

“Yok anne çocukluğuma döndüm.

“Öyle özledim ki seni…”

Göğe baktılar ikisi birden.

Döndüler bugüne…

Uyandı Yaşlı Adam, tünelin başındaydı.

Birden yaşlılığa dönmesini gülünç buldu.

Bu denli çabuk, bu denli hızlı, göz açıp kapayana dek olacak şey değildi! Üzüldü biraz... Ama üzülmenin bir faydası yoktu!

Bir an düşündü!

Gözlerini açıp kapamıştı…

Yoktu annesi.

Her şey silinmiş, bembeyaz bir kâğıda dönmüştü.

Ah biraz konuşabilseydi annesiyle, çocukluğunu yaşayacaktı. Koşacaktı köyünün tozlu, kepirli, dikenli yollarında. Bağlarına gidip üzüm yiyecekti. Dağlarına gidip odun getirecekti. Topaç döndürecek, birdirbir oynayacaktı... sokaklarında.

Her şey düş gibiydi.

Yürüdü rasgele.

Durdu aynanın önünde.

Aynada bir baş bir gövde vardı.

"Bu ben miyim?" diye düşündü. Baktı iyice, benzetemedi kendine. Bir kez olsun, onunla ne yolda, ne sokakta karşılaşmıştı. Düpedüz yabancıydı o. “Bu ben ben değilim” dedi.

Tanışsa mıydı bu yabancıyla?

Tanışsa ne olacaktı? Sokuldu aynaya. O da sokuldu. Geri çekildi, o da çekildi. Gözlerini kırptı, kıstı; o da kırptı, kıstı. O da kim oluyordu? “Allah Allah, ne biçim adamdı bu. Ben ne yapsam o da yapıyordu!”

Arkasında mı önünde miydi aynanın?

Baksa mıydı arkasına?

“Amaaan canım, canım, boş ver, neresinde olursa olsun işte bir adam… Adam adama benzemez mi?” dedi içinden.

Vazgeçti.

Döndü sırtını yürüdü!

Hırsından sırları döküldü aynanın.

Döndü geriye, koştu baktı aynanın arkasına. Aynanın arkasında kendine benzemeyen görüntü yoktu.

Gülümsedi.

Karşısındaydı annesi.

"Günaydın!"

"Günaydın anne!"

Saman çöpleri süpürülmüştü çoktan. Tertemizdi evin önü, çevre.

Bahçedeki ağaçlar çiçeğe durmuştu

Bahar kokuları geliyordu.

Anne açtı kollarını, oğul da açtı.

Sarıştılar çığlık çığlığa yeniden.

Oturdular evlerinin gezintisine. Yılları anmak için yeniden yaşadılar ışık hızıyla geçmişi. Gelene, geçene, dağlara, taşlara baktılar. Yaşlı Adam seslendi annesine:

"Anne, başımı dizlerine koyabilir miyim?"

"Elbet oğlum!"

Oğul, yavaşça annesinin dizlerine koydu başını.

Okşadı saçlarını annesi.

Kumral, ipek, tüy gibi saçları vardı.

Az sonra bütün sıkıntılarından arındı oğul.

Duruldu yüzü

…………………..

               Ağustos 2001, Alanya.

               Not: Her gün anneler günü, anne özlemiyle tutuşanlara.

 



275 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KİTAPLAR - 30/01/2023
KİTAPLAR
ÇUKUROAVA KURTULUŞ SAVAŞINDA MOLLA KERİM - 05/01/2023
ÇUKUROAVA KURTULUŞ SAVAŞINDA MOLLA KERİM
YENİ YIL ESKİ YIL - 30/12/2022
Bugün saçma şeyler yazacağım. Şöyle mesela… Yeni yıl, eski yıl… Eskisi gider yenisi gelir. Yenisi eskimez mi? Eskir!… Eski yenilenir mi? Yenilenmez.
EY HIRSIZ EY (öykü) - 19/12/2022
EY HIRSIZ EY (öykü)
KUTLU OLSUN ATATÜRK CUMHURİYET - 29/10/2022
KUTLU OLSUN ATATÜRK CUMHURİYET
AĞAÇSIZ YAŞAM OLMAZ - 02/10/2022
AĞAÇSIZ YAŞAM OLMAZ
OKULLA ÇOCUK - 29/09/2022
OKULLA ÇOCUK
MİSKİ AMBER - 28/09/2022
Sevgili okurlar bugün size “miski amber”den söz edeceğim. Tadı, kokusu, görüntüsü güzel, hoş olan şeylere “misk- gibi”, ya da “miski amber” ğibi deriz.
ALA’DAN ÖYKÜLER - 27/09/2022
ALA’DAN ÖYKÜLER
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.796818.8721
Euro20.198620.2795