Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam276
Toplam Ziyaret899450
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
“MİLLİYETÇİ MUHALİF HAREKET”: BEKLENTİLER VE ÖNERİLER (1)
22/08/2017

Sayın Meral Akşener’in başını çektiği MHP’li muhaliflerin, siyasal sistemden dışlanmış veya bugüne kadar herhangi bir siyasal partiye girmemiş milliyetçi özellikleri ile temayüz etmiş diğer bir takım kişilerle birlikte, siyasi yelpazenin merkezinde yeni bir siyasal parti kuracakları kamuoyuna duyurulmuş bulunmaktadır.

Düşünen, okuyan, yorumlayan; millet ve gelecek nesiller için kaygıları, umutları olan; her hangi bir siyasi partide üye olmayan sade vatandaş olarak, kurulacak yeni siyasal partinin başarılı ve yararlı olabilmesine yönelik önerilerimi okuyucularımla paylaşmak isterim.

Böyle bir hareketin ülke siyasetine canlılık getireceği, mevcut bazı partilerde köklü sarsıntılara sebep olacağı açıktır. Haliyle, bir siyasal hareket resmi bir siyasi partiye dönüştüğünde, partinin Tüzüğü ve Programı kamuoyu bilgisine sunulur ve tartışmaya açılır. “Tüzük” partinin teşkilat yapısını gösterir. Bir anlamda bu hareketin mantalitesi, demokrasi anlayışı, milletin tarihinden miras bir takım milli özellikler içerip içermediği; siyasi parti örgütünün iç işleyişi, parti tüzüğünün incelenmesiyle anlaşılabilir.

“Program” ise parti ideolojisinin göstergesidir. Siyasi partinin ülke yönetimindeki öncelikleri; konulara ve ülke sorunlarına bakış açısı, sorunların çözümüne yönelik önerileri; kendisini ve yönetime geldiği takdirde ülkeyi, Dünyanın hangi ekseninde konumlandıracağı, bu programın tahlili ile anlaşılır.

Kamuoyuna bilgisine sunulacak Parti Tüzüğü ve Parti Programı’nın:

-Kendisini milli, milliyetçi, birleştirici-bütünleştirici, hürriyetçi, laik, demokrat, muhafazakar, toplumcu, çağdaş, tek adam karşıtı, anti faşist, anti komünist ve anti

Amerikancı olarak değerlendiren;

- Vatandaşlık bağını ve Devletine sadakat hissini Türk tanımı için yeterli sayan;

- İslam’ı, milli tarihimizdeki Türk anlayışı çizgisinde yorumlayan, Şii-Eşari- Selefi-

Vehhabi İslam anlayışını tehlikeli ve sapma gören;

- Herkesin, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde sayılan temel hak ve hürriyetleri ile inançlarına saygılı olan ve onları savunmaya azmetmiş;

- Etnik kimliğe dayalı politika geliştirmeyi hoş görmeyen ve buna karşı olduğunu peşinen açıklayan; toplum kesimlerinin beklentilerine cevap vermesi beklenir.

Bu siyasal hareketin önderliğini üstlenen kişilerin can güvenliklerinin, oluşturulacak profesyonel bir ekip tarafından sağlanmasına yönelik tedbir ve çalışmalar, “öncelikli zorunluluk” olarak değerlendirilmektedir

Parti Tüzüğü ve Parti Programı ile birlikte aşağıdaki ilke ve hedefleri içeren bir “Siyasi Yol Haritası Beyannamesi” açıklanması faydalı olacaktır:

A. Mevcut Anayasa’nın Değiştirileceği;

a) Acilen, “Hakimler Savcılar Kurulu’na Adalet Bakanı veya Müsteşarının başkan olarak katılabileceği ancak oylamaya katılamayacakları” ve “Cumhurbaşkanı tarafından atanan 4 üyenin yerine TBMM’nin nitelikli çoğunluğu ile yeniden atama yapılacağı”;

b) Takiben, “mevcut 600 milletvekili içerisinden, partilerin genel seçimde aldıkları oyları oranında seçilecek 100 milletvekilinden oluşan, Kurucu Meclis olarak çalışacak bir Anayasa oluşturulacağı” (Baraj sebebiyle Parlamento dışında kalan ve en az %1 oy alan Siyasi partilerin de bu Komisyona Meclis dışından üye verecekleri);

B. Devlet Teşkilatında Aşağıda Sayılan Prensip Ve Kabullerin Esas Alınacağı; Siyasal Sistem Tercihi: Devletin, Güçlendirilmiş Başbakanlık hedefleyen; milli, parlamenter, demokratik, laik bir sosyal hukuk devletine dönüştürülmesi, siyasi hedeftir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Yapısı: Parlamento 500 milletvekilinden oluşur.Bunlardan: a) 400’ü; ya %7 barajlı nisbi temsil sistemiyle, ya da iki turlu dar bölge çoğunluk sistemiyle; b) 100’ü; siyasi partilerin aldıkları toplam oy oranına oranlı olarak belirlenir.

(a) Grubu milletvekili adayları siyasi partilere kayıtlı üyelerce yapılan “önseçimle”; (b) grubu milletvekili adayları “siyasi partilerin genel merkez karar organlarınca” belirlenirler. Böylece (a) grubundakiler seçim çevrelerinin, (b) grubundakiler ise merkez milletvekili olarak adlandırılırlar.

Cumhurbaşkanlığı: Cumhurbaşkanı semboliktir. TBMM içinden seçilir. Devleti temsil eder. Devlet kurumlarının uyumlu çalışmalarını gözetir. Tarafsız, partisiz, sorumsuz ve yetkisizdir. Başbakanı görevlendirir. Bakanlarla, Anayasa’da belirlenen prosedürlere göre önerilen üst kademe kamu görevlilerinin ve yüksek yargıçların atanma işlemlerini tamamlar.

Özel af yetkisi, TBMM kararlarının Anaya Mahkemesi’ne, Bakanlar Kurulu kararlarının İdari Yargıya taşınması gibi idari görevler verilebilir. Bakanlar Kurulu kararları, Cumhurbaşkanı katılımına ya da onayına tabi değildir.

Bilgisine sunulur.

Siyasi Partiler: Demokratik kurallara uygun örgütlenirler. Ülke bütünlüğünü, milletin birliğini ve demokratik sistemin ortadan kaldırılmasını amaçlayan siyasi parti kurulamaz; kurulması halinde husumet kişilere yöneltilir.

Partilerin seçimle gelen taşra teşkilatı, mahkeme kararı olmadıkça, Genel Merkez tarafından görevden alınamaz. Parti kurullarının kararları yargı denetimine tabidir.

Yargı Erkinin Kullanımı: Hakimler Savcılar Kurulu üyeleri ile yüksek yargıçların atanmaları, TBMM’nin nitelikli çoğunluk kararının Cumhurbaşkanı’nca yayınlanması şeklinde olur. Görevlendirilecekleri TBMM (milli irade) belirler, atamaları sembolik Cumhurbaşkanı yapar.

Yüksek Yargı mensupları (kanunda yazılı istisnalar dışında) “hakimlik teminatının gereği olarak” azledilmemek kaydıyla, emekli oluncaya kadar çalışmak üzere atanırlar.

Üst Kademe Kamu Görevlilerinin Atanmaları: Devlet yönetiminde liyakati öne çıkarmak ve tarafsızlığı temin etmek amacıyla, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet ve Ordu Komutanları; Büyükelçiler, Valiler; MİT, Diyanet, Merkez Bankası, BDDK, YÖK ve benzeri Anayasal kurum başkanları ile Üniversite Rektörleri’nin atanmaları da TBMM’nin nitelikli çoğunluk kararının Cumhurbaşkanı’nca yayınlanması şeklinde olur. Üst kademe yöneticiler kanunda belirlenen sürede görev yapmak üzere atanırlar. Hükümetlerin değişimine bağlı olarak yenilenebilirler.

(DEVAM EDECEK)

 



277 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİYASİ AYAK 4: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR (2) - 13/12/2019
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dönemi:
SİYASİ AYAK 3: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR - 09/12/2019
15 Temmuz’u farklı adlarla tanımlayanlar var. Kimi onu bir “Darbe teşebbüsü”, kimi “Hükümete yönelik bir darbe”, kimi “Devlete karşı bir kalkışma/isyan”, kimi de “Türk Milleti’nin birliği ve bütünlüğüne yönelik iç savaş çıkartmayı amaçlayan saldırı”
SİYASİ AYAK 2: YANLIŞ ALGI, YANILGI - 06/12/2019
Toplumumuzdaki genel beklenti, eğer “siyasi ayak ortaya çıkarsa tüm karanlık noktaların aydınlanacağı ve FETÖ tehdidinin yok edilebileceği” yönündedir. Sistemli biçimde, “siyasi ayak ortaya çıkartılırsa bu hesabın artık kapanacağı” algısı yayılıyor.
SİYASİ AYAK - 28/11/2019
Son aylarda toplumumuzda ve özellikle siyasi çevrelerde bir tartışmanın süre gitmekte olduğuna tanıklık etmekteyiz.
SONUMUZ ‘KUVEYTİN İŞGALİ’NE BENZEMESİN - 10/10/2019
Yakın Tarihten Bir Kesit:
ALGILAR OLGULAR - 06/10/2019
Geçen hafta Haber Türk TV’de Fatih Altaylı’nın programına çıkan İyi Parti Genel Başkanı Sa
ÇÜRÜMÜŞLÜK -2- - 03/10/2019
(BİR ÖNCEKİ YAZIMIZIN DEVAMIDIR)
ÇÜRÜMÜŞLÜK - 29/09/2019
Diyarbakır’a 4 Haziran 1991 Salı günü mesai bitiminde ulaştık. Yerlerine atandığımız arkadaşlar henüz görevden ayrılmadıkları için vali yardımcısı konutları boşaltılmış değildi.
MAFYA BABASINA SİLAH TAŞIMA RUHSATI - 15/09/2019
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi diğer Vali Yardımcısı arkadaşım Osman Acar Sayın Vali’den bir haftalık izin alarak ayrılınca, yokluğunda onun görevleri de benim üzerime kaldı.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716