Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam134
Toplam Ziyaret1262105
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
MAFYA BABASINA SİLAH TAŞIMA RUHSATI
15/09/2019

Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi diğer Vali Yardımcısı arkadaşım Osman Acar Sayın Vali’den bir haftalık izin alarak ayrılınca, yokluğunda onun görevleri de benim üzerime kaldı.

18 Haziran 1991 tarihinde Emniyet Müdürlüğü Ruhsat Tebligat Şubesi’nin dosyaları arasında getirilen iki adet Taşıma Silah Ruhsatı’nı imzalamak zorunda kaldım. Mülki İdare Amirliği yaptığım dönemde, “Doğruluğuna inanmadan ve istemeden yaptığım iş, kerhen attığım imza,” pek azdır. İşte bu, onlardan birisiydi.

Aslen Diyarbakır Lice nüfusuna kayıtlı, soy olarak Ermeni olup uyuşturucu kaçakçısı ve Devlet aleyhine onlarca suç kaydı bulunan, mafya babası olarak tanınmış Behçet Cantürk (*) adlı kişiye Emniyet Genel Müdürlüğü’nce gönderilen bir dosyadaki “Bakan onayı” gereğince düzenlenen, iki adet Smith Wesson marka tabanca için taşıma ruhsatlarını imzalayarak işlemi tamamlamak, bana denk gelmişti.

Dosyayı inceledim. Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki personel, ilgilinin suç kayıtlarını mahkeme kararları ve İstihbarat Şube değerlendirmesiyle birlikte yer ve zaman göstererek sıralamış, “Böyle birine taşıma silah ruhsatı verilemeyeceğini,” açıkça vurgulamış; o tarihte Emniyet Genel Müdürü, benim eski Valim olan Sabahattin Çakmakoğlu da kendi el yazısıyla,“Taşıma değil bulundurma amaçlı bile silah ruhsatı verilemez,” görüşünde olduğunu belirtmesine rağmen, İçişleri Bakanı Abulkadir Aksu el yazısıyla, “Verilsin” diye onaylamıştı dosyayı. 

İl Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan ve bana imzalatılan ruhsatlar bu onay emrin gereğini yapmaktı. 

Abdulkadir Aksu’ya o güne kadar hep sempati ile bakan biriydim. 1976-77 öğretim yılında ilkokul öğretmenliği yaptığım Yozgat ili Sarıkaya ilçesinin eski kaymakamıydı ve orada sevildiğine tanık olmuştum. 

Kaymakamlık Kursumuza konferansçı olarak gelmiş ve “İç Güvenlik Hizmetlerinin Teşkilatlanması” konulu bir sunum yapmış, sorularımıza oldukça içten cevaplar vermişti.

Bir önceki görev yerimde ilçe muhtarlarının, “Özalp’teki görev süremin uzatılması,” talebine olumlu karşılık vermiş ise de bu görüşmeden on gün sonra Diyarbakır ili emrine görevlendirilmem onun tasarrufuydu. Bu durum, vatandaş karşısındaki dürüstlüğü hakkında kuşku duymama yol açmış bulunsa da Valim Cengiz Bulut’un, “Siz buraya Bakan Bey’in torpili ile geldiniz. Sizden övgü ve sitayişle bahsetti” demesi gurumu okşamış, ona olan sempatimi artırmıştı. 

Bu olay ise bende Bakan Abdulkadir Aksu’ya karşı olan sempatimin, güvenimin son bulmasına; ona karşı dayanılmaz bir öfke yüklenmeme yol açtı. Ülkem terör belası ile cebelleşirken, her hafta onlarca askerimiz bayrağa sarılı olarak baba ocağına gönderilirken, bir İçişleri Bakanı’na böyle bir davranışı yakıştıramadım. Kendimi “aldatılmış gibi” hissettim. Bu hissim hiç geçmedi. Abdulkadir Aksu’yu hiç affedemedim.

23 Haziran 1991 tarihinde açıklanan Mesut Yılmaz Kabinesi’nde İçişleri Bakanlığı’na Mustafa Kalemli getirilmişti. Abdulkadir Aksu’nun bakanlıktan azledilmiş olmasına sevindim. 

Milletvekili olarak Diyarbakır’a gelişlerinde karşılaşmaktan uzak durdum. Diyarbakır’da çalıştığım dönemde bir gün Ankara’daki GAP Oteli lobisinde karşılaştık. O selam verdi, ben görmezden geldim. Yönümü döndüm, selamını bile almadım. 

Böyle birinin, ülkemizde yıllarca İçişleri Bakanlığı yapan kişi olduğunu düşünebiliyor musunuz? Terörle mücadelede niçin başarılı olmadığımızı anlıyorsunuz değil mi?

Bugün geriye dönüp baktığımda, bana pek çok kişiden farklı olarak, “Bu tür tanıklıklarıma fırsat verdiği,” için Allaha şükrediyorum.

(*) Behçet Cantürk,  1950 yılında Diyarbakır Lice'de doğdu. 1975'den itibaren bazı kaçakçılık faaliyetlerinde bulundu. Aynı yıl içerisinde askere gitmemek için rüşvet vererek çürük raporu aldı. 1977 yılında Bölgede silah kaçakçılığına başladı. 1978 senesinde Devrimci Doğu Kültür Derneği'ne üye oldu. 1979 yılında Bulgaristan'dan getirdiği kaçak silahları sağ - sol örgütler ve özellikle terör örgütü PKK'ya  satmaya başladı. 1981'de Suriye’ye giderek, burada ASALA ile birlikte uyuşturucu ticareti yaptı. 1981-1983 yılları arasında Kapalıçarşı'da bulunan bazı kuyumcularla birlikte altın kaçakçılığına başladı. 22 Haziran 1984 tarihinde PKK üyesi olduğu gerekçesiyle yakalanarak tutuklandı.

14 Ocak 1994'de şoförüyle birlikte kaçırıldı. Ertesi gün cesetleri Sapanca yakınlarında bulundu. Başbakanlık Teftiş Kurulu Eski Başkanı Kutlu Savaş, Susurluk Araştırma Dosyası’nda: Kim olduğu ve ne yaptığı aşikar olmasına rağmen Devlet, Cantürk'le baş edememiştir. Yasal yollar yetmemiş neticede Özgür Gündem gazetesi plastik patlayıcılarla havaya uçurulmuş, Cantürk'ün devlete biat etmesi beklenirken adı geçenin yeni bir tesis kurmak üzere harekete geçmesi üzerine,Türk Emniyet Teşkilatı tarafından öldürülmesi kararlaştırılmış ve infaz edilmiştir” şeklinde açıklama yapmıştır.

 



421 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (2) - 30/11/2021
İsmet İnönü, Atatürk’le görüş ayrılığına düştüğünden, 1 Kasım 1937 tarihinde başbakanlık görevinden alınmış ve yerine, daha önce mason locası üyesi olan Celal Bayar getirilmişti.
ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (1) - 20/11/2021
Türk milletini, son iki yüz yılda Batılıların gözündeki “Hasta Adam” görüntüsünden kurtararak uygar bir toplum; Türk Devletini dostluğuna heves edilen, düşmanlığından çekinilen saygın bir devlet haline getiren Büyük Dahi Atatürk’ün genç denilebilece
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (5) - 18/11/2021
ÜLKEMDEN ETKİN SİYASETÇİ PORTRELERİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (4) - 16/11/2021
MENDERES DÖNEMİ: KÜÇÜK AMERİKA OLACAĞIZ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (3) - 14/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ (2)
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (2) - 11/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE - 06/11/2021
BAŞLARKEN
ÖNCELİĞİMİZ KANAL İSTANBUL DEĞİL KANAL ANADOLU OLMALI - 26/08/2021
Kanal İstanbul’un gereksizliğini tartışmak yerine, - Bu konuda yeterince yayın yapılmıştır,- Kanal Anadolu’nun gerekliliğini tartışmak istiyorum bu yazımda.
BAŞKOMUTANLIK SAKARYA MEYDAN SAVAŞI - 23/08/2021
12 Eylül 1983 Viyana önlerinde bozguna uğradığımız tarih olup o günden sonra hep toprak kaybetmişizdir. 13 Eylül 1921 ise Savaşlar yenilirken Çanakkale gibi pek çok cephe çarpışmalarını kazanmamız göz ardı edilirse, 238 yıl sonra Batılı ülkeler karşı
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.560813.6151
Euro15.374015.4356