Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam124
Toplam Ziyaret1262095
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
ÖNCESİYLE, SONRASIYLA ‘15 TEMMUZ 2016 KALKIŞMASI’ - 3
05/09/2018

2. 15 TEMMUZA GİDEN YOL 

AK PARTİ’NİN KURULUŞ HİKÂYESİ

AK Parti kurulmadan önce Recep Tayyip Erdoğan’ın birkaç defa ABD’ye gittiği; burada özellikle Yahudi Lobisi ile görüşmeler ve anlaşmalar yaptığı, “Yahudi Cesaret Madalyası” ile ödüllendirildiği, bilinmeyen şeyler değildir.

Sonradan AKP iktidarında TRT Haber Dairesi Başkanı yapılan Nasuhi Güngör, ilk baskısını 2001 yılında Anka Yayınları’ndan yapan “Yenilikçi Hareket” adlı kitabında “AKP’nin bir proje olduğunu ve Tayyip Erdoğan’ın Siyonist kuruluşlarca yönlendirildiğini” yazmıştı. Kitapta Güngör şu bilgilere yer vermiştir:

“Erdoğan henüz Refah Partisi’nin İstanbul Beyoğlu ilçe başkanıyken dönemin ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz ile görüşmeye başlamış ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde de bu görüşmeler devam etmiştir. Abramowitz ise belediye başkanı olduğu dönemde Erdoğan’ı geleceğin lideri olarak tanımlamıştı. Temmuz 2000’de ABD’ye giden Erdoğan burada başta Yahudi ağırlıklı kuruluşlar ve ABD’li Yeni Muhafazakârların (neocon) düşünce kuruluşu American Enterprise Institute olmak üzere önemli düşünce kuruluşlarıyla bir araya gelmiştir.”

Tayyip Erdoğan’ın 18 Temmuz 2001’de İsrail Büyükelçisi David Sultan’la bir görüşme yaptığı ve ona “Yeni oluşacak partinin İsrail ve ABD politikalarına asla ters düşmeyeceği” yolunda garanti verdiğinin konuşulup yazıldığını ifade eden Güngör, “Bu David Sultan, uzun yıllar İsrail ordusunda görev yaptıktan sonra dışişleri kadrosuna alınan azılı bir İslam düşmanıydı,” diyor.

“AKP’nin kuruluş sürecinde Tayyip Erdoğan’a ABD’den gönderilen gizli bir belge, bir memorandum vardı. Bu gizli belge, 3 Kasım 2002 seçimlerden önce 26 Ağustos 2001 tarihli Büyük Kurultay’da parti programı haline getirildi. Bakallı adlı lobi şirketi vasıtasıyla Erdoğan’a New York’tan gönderilen memorandumda, ‘Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir. Bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız,’ deniliyordu. Şirket, ABD’nin Türkiye eski büyükelçilerinden Abramovitz tarafından yönlendiriliyordu.”

Merkez Partisi Eski Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, +1 TV’ye verdiği bir röportajda, evindeki bir toplantıda Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak’ın “AKP’nin bir proje olarak ABD, İngiltere ve İsrail tarafından kurulduğunu iddia ettiğini,” söylemiş ve Ali Bulaç’ı şahit göstermişti. Önce sessiz kalan Ali Bulaç da “Dilipak’ın, Rotahaber’den Ünal Tanık’a konuşulanları teyit ettiği gerekçesiyle”, toplantıyı ve konuşulanları doğruladı.

Karslı’ya göre AKP’nin bir Yahudi ve Amerikan Projesi olduğunda kuşku yok. Nitekim Yahudi lobisinin Erdoğan ekibine teklifi şöyleydi:

“1- Biz sizi iktidara taşıyalım.

2- Size iktidarda sorun çıkaracakları opere edelim.

3- Size gerekli finansal destekleri getirelim.”

Karşılığında AKP’den istenenler de şunlardı: “İsrail’in güvenliğini artıracaksınız. Önündeki engelleri kaldıracaksınız. Büyük Ortadoğu Projesi’ne, yani sınırların değişmesinde ve İslam’ın yeniden yorumlanmasında bize yardımcı olacaksınız.”

Teklifin önce Necmettin Erbakan’a iletildiğini kaydeden Karslı, sözlerine Dilipak’ın şu ifadelerini de ekliyor: “Erbakan Hoca bunları kabul etmiyor. Ama Erbakan Hoca’nın ekibi şimdi AKP’yi kuranlar bunu kabul ediyor. Bunun içinde Tayyip Bey ve Abdullah Bey de var. Hatta ben de vardım.”

Şimdi köprülerin altından çok sular aktı. … Ne var ki, Erdoğan değil miydi, düne kadar BOP Eşbaşkanı olmakla övünen?

AK Parti, Gül ve Erdoğan verilen görevi çok iyi kavramışlardı ve başlangıçta görevlerinin hakkını verdiler. ABD büyükelçisi Edelman Wikileaks belgeleri arasında yer alan 2004’teki bir kriptosunda Erdoğan’ı şöyle tanımlıyor:

“Bizimle çok yakın gözükmemeye özen göstererek bazı destekleyici adımlar attı. Irak’taki koalisyon güçlerine destek vermek üzere Türk birliklerinin konuşlandırılmasına yetki verilmesi yönünde çalıştı. ABD birliklerinin İncirlik Üssü üzerinden rotasyonuna razı oldu. ABD’nin uzun zamandan beri mevcut olan arzularına uygun biçimde, Kasım 2002’de Türkiye’yi Kıbrıs’taki çözümsüzlük tavrından uzaklaştırmaya çalışan cesur bir adım attı ve şimdi daha fazlasını yapmaya hazır olabilir…”

Gülen cemaati ile “yolların kesişmesini” sonraki yazıda inceleyeceğiz.

DEVAM EDECEK.


 



391 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (2) - 30/11/2021
İsmet İnönü, Atatürk’le görüş ayrılığına düştüğünden, 1 Kasım 1937 tarihinde başbakanlık görevinden alınmış ve yerine, daha önce mason locası üyesi olan Celal Bayar getirilmişti.
ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (1) - 20/11/2021
Türk milletini, son iki yüz yılda Batılıların gözündeki “Hasta Adam” görüntüsünden kurtararak uygar bir toplum; Türk Devletini dostluğuna heves edilen, düşmanlığından çekinilen saygın bir devlet haline getiren Büyük Dahi Atatürk’ün genç denilebilece
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (5) - 18/11/2021
ÜLKEMDEN ETKİN SİYASETÇİ PORTRELERİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (4) - 16/11/2021
MENDERES DÖNEMİ: KÜÇÜK AMERİKA OLACAĞIZ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (3) - 14/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ (2)
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (2) - 11/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE - 06/11/2021
BAŞLARKEN
ÖNCELİĞİMİZ KANAL İSTANBUL DEĞİL KANAL ANADOLU OLMALI - 26/08/2021
Kanal İstanbul’un gereksizliğini tartışmak yerine, - Bu konuda yeterince yayın yapılmıştır,- Kanal Anadolu’nun gerekliliğini tartışmak istiyorum bu yazımda.
BAŞKOMUTANLIK SAKARYA MEYDAN SAVAŞI - 23/08/2021
12 Eylül 1983 Viyana önlerinde bozguna uğradığımız tarih olup o günden sonra hep toprak kaybetmişizdir. 13 Eylül 1921 ise Savaşlar yenilirken Çanakkale gibi pek çok cephe çarpışmalarını kazanmamız göz ardı edilirse, 238 yıl sonra Batılı ülkeler karşı
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.560813.6151
Euro15.374015.4356