Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi10
Bugün Toplam147
Toplam Ziyaret1262118
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
ÖNCESİYLE, SONRASIYLA ‘15 TEMMUZ 2016 KALKIŞMASI’ - 11
18/10/2018

SONRANIN SONRASI: YARINLARDA BİZ  
Baştan beri yapmaya çalıştığımız gibi konuya daha geniş açıdan bakarsak; Küresel Güç Odakları’nın 5000 yıllık tarihi akış içerisindeki felsefi bakışının olgunlaştığı on yedinci yüzyıldan itibaren, günümüzde de geçerli temel hedefi olan “Tek Merkezli ve Mutlak Küresel İktidar” düşüncesi hedefine oldukça yaklaşılmış olduğu görülecektir.
“Dünyaya sahip olmak ve tek merkezden yönetmek” düşüncesi, bizim gibi sıradan insanlara “anlamsız” gelebilir. 
MÖ beşinci yüzyıldan başlayarak, din bilginlerinden oluşan etnik tabanlı dar bir seçkinci kast, ülkelerdeki iktidarların görünürdeki adamlarına, kendilerinin sahibi oldukları finans kaynakları ve bilgi hazinelerinden, kurallarını yine kendilerinin belirlediği şekilde, yararlanma imkanını sunuyor, karşılığında da iktidarın nimetlerinden yararlanmayı garanti altına alıyorlardı. Kendi adlarına açık bir hükümranlık alanı oluşturarak, iktidarlarının gücünü açıkça kullanmak yerine, var olan iktidarların içerisine yuvalanarak gözlerden uzak ve paraziter bir şekilde başkalarının iktidarını paylaşmayı mümkün kılan bu Gizli İktidar Yöntemi, zamanla çok başarılı oldu.
Herhangi bir ülke, bir başka ülkenin ordularınca ele geçirildiğinde, gelenler o ülkenin kralını, yakın çevresini, hanedanı öldürüyor veya sürüyor ama gizli iktidar sisteminin üyeleri o ülkede yaşayan etnik ve dini azınlık olarak, masum ve hatta mağdur konumda görünerek bu istiladan zarar görmeden kurtulmayı başarıyor; ardından da yeni iktidar sahiplerine sundukları “finansal hizmetleriyle” eski etkin ve ayrıcalıklı konumlarına yeniden kavuşuyorlardı. 
Bunlara bu ayrıcalığı veren, içinde bulundukları çağa göre olağan üstü yüksek seviyede sahip oldukları, “insan emeğinin konserve edilmiş şekli olan finans (para) gücüydü”. 
Bu Gizli İktidar sahiplerinin kuramcıları en az risk taşıyan fakat en yüksek seviyede güç sahibi olmayı sağlayan sistemin iki ögesini yapılandırmışlardır. Birincisi, “paradan para kazanmanın yöntemi olan faizcilik (tefecilik)” ; diğeri ise insan emeğinin birikimi olan paranın bu emeği üretenler elinde kalmaması, aksi halde insanlar ellerindeki değerle güçleneceklerinden, istenilen şekilde yönlendirilemeyeceği gerçeği karşısında, “paranın yönetimini mümkün kılan kurallar dizisinin özel ve gizli bir bilim olarak sistemleştirilmiş şekli olan bankerlik ve bankacılıktır”. 
Bankacılık vasıtasıyla kitlelerin elerindeki birikimlerini alıp, borçlandırma ve karşılığında faiz elde etme, sadece paraya sahip olmayı değil, zamanla paraya hükmetmeyi de sağlamış; onları “paranın efendileri” haline getirmiştir. İşte bunlar Küresel Güç Odakları’dır.
Konumlarını giderek pekiştirmeyi başaran “paranın efendileri”, ilerleyen zaman içerisinde birçok ülkenin maliye bakanlarını ve hatta başbakanlarını bile kendi elit (özünde milliyetsiz) kadrolarından oluşturabilmişlerdir. 
On yedinci yüzyılda kıta Avrupa’sından adaya (İngiltere) yerleşen “paranın efendileri”, günümüzden yüz elli / iki yüz yıl kadar önce Kuzey Amerika’ya da geçerek bir kısmı oraya yerleşmiş ve küreselleşmiş bulunmaktadırlar.  Sayıları sınırlı bu kitlenin, “tüm insanlığa mutlak olarak egemen olma hedefi” hiç değişmemiş; aksine edinilen tecrübelerle sürekli kendisini yenileme becerisi sayesinde geliştirilen yeni araçlarla sömürü düzeninin tüm insanlığa yaygınlaşma hızı giderek artmış ve yaygınlaşmıştır.
Zamanımızda tüm insanlığa ve onun yarattığı değerlerin tamamına silah zoruyla ulaşmanın mümkün olamayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle, Küresel Güç Odakları bu son savaşta hedefine, silahın yanı sıra insanlığın yaşama kaynaklarını (tohum, toprak ve su) tümüyle ele geçirip, belli bir plan doğrultusunda yönlendirerek ulaşmaya çalışmaktadır.
Dünyada ve ülkemizde önce Sağlık Sistemi ticarileştirilerek, KGO amaçlarına hizmet eder hale getirilmiş; toplum sağlığını koruma anlayışından uzaklaştırılarak, sadece tedavi mantığı ile yapılandırılmış bir “araba tamirhanesi” haline dönüştürülmüş; “koruyucu tıp” bilinçli olarak sistem dışına itilmiştir. Aksine piyasaya, alıştırılan beslenme düzeni ve genetiğiyle oynanmış gıdalarla, yeni “kronik” hastalıklar sürülmüştür ve sürülmektedir. 
İlaçlar tedavi etmekten öte, "öldürmeden süründürmeye ve bağımlılık yapmaya" yönelmiş bulunmaktadır. 
Ülkemizde de “sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik” kamu hizmeti olmaktan çıkartılarak, birer sömürü aracı haline getirilmeye doğru gitmektedir.

DEVAM EDECEK. 



266 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (2) - 30/11/2021
İsmet İnönü, Atatürk’le görüş ayrılığına düştüğünden, 1 Kasım 1937 tarihinde başbakanlık görevinden alınmış ve yerine, daha önce mason locası üyesi olan Celal Bayar getirilmişti.
ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (1) - 20/11/2021
Türk milletini, son iki yüz yılda Batılıların gözündeki “Hasta Adam” görüntüsünden kurtararak uygar bir toplum; Türk Devletini dostluğuna heves edilen, düşmanlığından çekinilen saygın bir devlet haline getiren Büyük Dahi Atatürk’ün genç denilebilece
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (5) - 18/11/2021
ÜLKEMDEN ETKİN SİYASETÇİ PORTRELERİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (4) - 16/11/2021
MENDERES DÖNEMİ: KÜÇÜK AMERİKA OLACAĞIZ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (3) - 14/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ (2)
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (2) - 11/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE - 06/11/2021
BAŞLARKEN
ÖNCELİĞİMİZ KANAL İSTANBUL DEĞİL KANAL ANADOLU OLMALI - 26/08/2021
Kanal İstanbul’un gereksizliğini tartışmak yerine, - Bu konuda yeterince yayın yapılmıştır,- Kanal Anadolu’nun gerekliliğini tartışmak istiyorum bu yazımda.
BAŞKOMUTANLIK SAKARYA MEYDAN SAVAŞI - 23/08/2021
12 Eylül 1983 Viyana önlerinde bozguna uğradığımız tarih olup o günden sonra hep toprak kaybetmişizdir. 13 Eylül 1921 ise Savaşlar yenilirken Çanakkale gibi pek çok cephe çarpışmalarını kazanmamız göz ardı edilirse, 238 yıl sonra Batılı ülkeler karşı
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.560813.6151
Euro15.374015.4356