Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi8
Bugün Toplam140
Toplam Ziyaret1262111
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
ÖNCESİYLE, SONRASIYLA ‘15 TEMMUZ 2016 KALKIŞMASI’ - 2
01/09/2018

1. 15 TEMMUZU ANLAMAK -2-

BOP’UN TÜRKİYE BÖLÜMÜNÜ YAZANLAR 

Büyük Ortadoğu Projesi’nde Türkiye için kullanılan sıfatlar: “Model ülke, Merkez ülke, Yeni Osmanlı Misyonu” biçimindedir. ABD Başkanı Bush’un Başbakan Erdoğan ile görüşmesinde “BOP’un bel kemiğini Türkiye oluşturmalıdır” ifadesinden de açıkça anlaşıldığı üzere Türkiye bu projenin merkezinde yer almaktadır. BOP’a göre ABD, “bölgedeki radikal dini anlayışın terörü beslediği, bu anlayışların ehlileştirilmesi gerektiği” kanaatini taşımaktadır. ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nin öngörülerinden birisi, “demokrasinin, büyük bir devletin gözetiminde etnik ya da dini topluluklara dayanarak, küçük ulus devletler içerisinde yerleşmesini sağlamaktır”. Aslında bu anlamda BOP, Türkiye’nin üniter / bütüncül devlet yapısına ciddi bir tehdit olarak ortaya çıkmaktadır. 

Büyük Ortadoğu Projesi’nin Amerikan menşeli bir emperyalist plan olduğu, onun fikrî ve uygulama anlamında, Türkiye ile ilgili ayaklarını hazırlayanların görev ve sıfatlarından bile anlaşılabilmektedir. Projenin Türkiye ayağını yazan Paul Bernard Henze; aktif rol oynayan ise Graham E. Fuller’dir.

Aşağıdaki satırlar 1974-1977 yılları arasında Türkiye’de CIA Masası Şefliği yapmış Paul B. Henze’nin 2006 yılında Beyaz Saray’a sunduğu Türkiye Raporu’ndan alınmıştır: 

“Türkiye'nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız. Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis'i ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor.

Eğer Amerika'nın çıkarı Türkiye'de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir. Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarına yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz."

Aynı kişinin basında yer alan 1993 tarihli bir başka Raporu’nda da “Klasik Atatürkçülük ölmüştür”. “Aydınların imam hatip okulları konusundaki endişeleri yersizdir”. “İran ve Arap parası ile desteklenen kökten dincilik Türkiye için ciddi bir tehlike değildir”. Atatürk’e deccal diyen “Said-i Nursi ve nurcular ilericidir”, dediği biliniyor.

Paul B. Henze, yazılarında sıklıkla, “Atatürkçülüğün reddini, Kemalizm’in yıkılmasını” önermektedir. Bilmektedir ki, aksi halde Anadolu’da kurulu Devlet nizamı ve halk, Amerikan emperyalizmine teslim olmayacaktır.

Aşağıdaki alıntı ise 1990’lı yıllarda aynı görevde bulunmuş, CIA Ulusal İstihbarat Konseyi eski Başkan Yardımcısı Graham E. Fuller’e aittir: 

“Gelecek ne getirirse getirsin, bir şey kesindir: O eski, öngörülebilir ve sadık Amerikan müttefiki olan Türkiye artık tarihe karışmıştır. (…) Her ne kadar bu süreç, Washington’un ‘müttefik’ bir Türkiye’ye sahip olduğu o eski güzel günleri aramasına sebep olabilirse de, yeni Türkiye aslında gerek kendi çıkarlarına ve gerekse bölgenin genel istikrarına muhtemelen daha iyi hizmet edebilir. Eminim ki münevver Amerikan gözlemciler, demokratik süreci güçlendirip derinleştirmiş, sorunlu ve çalkantılı Orta Doğu bölgesinde bir istikrar abidesi olan böyle bir yeni Türkiye’nin varlığını takdir edeceklerdir.”

Buradaki  “demokratik süreci güçlendirilmiş” ve “bölgesinde bir istikrar abidesi” gibi kavramlar sizleri heyecanlandırmasın. O kavramlar bölgede yeniden kurgulanmış, yeniden kurulmuş federal kantonlardan(!) oluşan ve ABD’ye tam bağımlı hale dönüşmüş, “Yeni Türkiye” için kullanılan kavram ve terimlerdir. Graham E. Fuller’in “Yeni Türkiye”si çok dinli, çok etnisiteli, çok hukuklu, Yeni Osmanlıcılık sevdasına göre şekillenmiş; dinî eğitimin başat olduğu, ılımlı İslam dinî kuralları ile yönetilen, adında Türk sıfatı olmayan, Federal Anadolu Ortadoğu İslam Devleti’dir.

Ajan Fuller’in, “AKP’nin Yeni Türkiyesi’nin isim babası” olduğunu düşündürten bu sözleri, 2007 tarihli kitabında yer aldı. Kitabın adı da bu bakımdan tam bir “muştu” gibi: “The New Turkish Republic: Turkey as a Pivotal State in the Muslim World”. Tamı tamına çevirmek gerekirse: “Yeni Türk(iye) Cumhuriyeti: Müslüman Dünyada Oyun Kurucu Bir Devlet Olarak Türkiye” .

Aynı Graham Fuller’in, 2008'de Fethullah Gülen'e ABD'de ikamet imkânı verecek Yeşil Kart'ın tahsisi için, -Federal Soruşturma Bürosu FBI'ın itirazlarına karşın-, Gülen'e referans verenler arasında yer aldığı, teyitli bilgidir.

Son bir not: Graham E. Fuller hakkında, “15 Temmuz’da Büyükada’da toplantı yaparak kalkışmayı bizzat yönettiği” iddiasıyla iddianame düzenlenmiş ve hakkında Türk Yargısı’nca yakalama kararı çıkartılmış bulunmaktadır.  

Ne dersiniz, bağlantıyı görmeye başladık mı?

DEVAM EDECEK.




380 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (2) - 30/11/2021
İsmet İnönü, Atatürk’le görüş ayrılığına düştüğünden, 1 Kasım 1937 tarihinde başbakanlık görevinden alınmış ve yerine, daha önce mason locası üyesi olan Celal Bayar getirilmişti.
ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (1) - 20/11/2021
Türk milletini, son iki yüz yılda Batılıların gözündeki “Hasta Adam” görüntüsünden kurtararak uygar bir toplum; Türk Devletini dostluğuna heves edilen, düşmanlığından çekinilen saygın bir devlet haline getiren Büyük Dahi Atatürk’ün genç denilebilece
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (5) - 18/11/2021
ÜLKEMDEN ETKİN SİYASETÇİ PORTRELERİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (4) - 16/11/2021
MENDERES DÖNEMİ: KÜÇÜK AMERİKA OLACAĞIZ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (3) - 14/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ (2)
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (2) - 11/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE - 06/11/2021
BAŞLARKEN
ÖNCELİĞİMİZ KANAL İSTANBUL DEĞİL KANAL ANADOLU OLMALI - 26/08/2021
Kanal İstanbul’un gereksizliğini tartışmak yerine, - Bu konuda yeterince yayın yapılmıştır,- Kanal Anadolu’nun gerekliliğini tartışmak istiyorum bu yazımda.
BAŞKOMUTANLIK SAKARYA MEYDAN SAVAŞI - 23/08/2021
12 Eylül 1983 Viyana önlerinde bozguna uğradığımız tarih olup o günden sonra hep toprak kaybetmişizdir. 13 Eylül 1921 ise Savaşlar yenilirken Çanakkale gibi pek çok cephe çarpışmalarını kazanmamız göz ardı edilirse, 238 yıl sonra Batılı ülkeler karşı
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.560813.6151
Euro15.374015.4356