Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi8
Bugün Toplam176
Toplam Ziyaret899882
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
KARAİSALI’YA ATANMAM VE İLK GELİŞİM
15/06/2015

1986 yılının nisan ayının son günleri Ankara’da İçişleri Bakanlığı’nda, 71.nci Dönem Kaymakamlık Kursu tamamlanıp Bakanlık Encümeni’nince yapılan sözlü sınavın kurs sonu sonuç notları açıklandığında, 48 kişilik grup içerisinde ilk üçe girdiğimi öğrendim. Kurallara göre dereceye giren ilk üç kişi kuraya konulan boş ilçelerden birini seçecek ve kura çekmeden istediği o ilçeye ataması yapılacaktı.

Listeye baktım, “çerezlik” tabir edilecek 5-6 köyü olan Isparta Atabey gibi pek çok ilçe yanında 105 köyü 3 belediyesi (Merkez, Karsantı ve Akören) ile o tarihte yüz ölçümü olarak Adana’nın en geniş ilçesi olan Karaisalı da listedeydi.

Evliydim. Eşim ikinci çocuğumuza hamileydi.  Henüz askerliğimi yapmamıştım ve ilk fırsatta askerlik yükümlülüğümü ifa edip kurtulmak niyetindeydim. Doğup büyüdüğüm köyüme kuş uçumu 30-35 km mesafeli, kendi toprağım diyebileceğim bu ilçeyi tercih ettim.  Tercihimde, hayallerini zor hatırladığım iki büyük halamın (babamın halaları) İncirgediği köyünde medfun (gömülü) olmaları da etkili olmuştur. Elif ve Havana adındaki bu halaları çocukluğumda bir ya da iki defa görmüştüm ve mezarlarının bulunduğu yeri de merak ediyordum. (Ruhları şad olsun.)

Kurs sonrası Mersin’e döndüm. Atanacağım ilçe belli olmasına rağmen iki ay atama kararnamesinin yayınlanmasını bekledim. Bir yandan da mülki idare amiri vekili olarak Mersin Limanı mülki hizmetlerine bakıyordum.

Nihayet haziran ayında kararname yayınlandı. Ve yanılmıyorsan 10 Temmuz 1986 tarihinde Karaisalı’ya hareket ettim ve geldim.

Mersin’den Karaisalı’ya gidişim de hayli ilginçtir. Normal şartlarda kaymakamlar, özel tahsisli, dayalı döşeli konutta oturduklarından eşya götürmezler atandıkları yere. Kitaplarını, gardroptaki giysilerini yani valizlerini alır, atandıkları ilçenin il merkezinde kaymakamlık makam şoförüne kendisini almasını telefonla bildirir ve ilçeye ulaşırlar. Selefim olan Sayın Ahmet Narinoğlu’nun ilçeden ayrılacağı Cuma gününü takip eden Pazar günü için, o tarihte kaymakamlık makam şoförü olan değerli dostum Yücel Şeneldi ile telefonla görüştük. Gelip ailece bizi Mersin’den alıp Karaisalı’ya getirebileceğini söyledi.

O sırada Mersin Toroslar’da Sümer Market adlı işyerinin sahibi, rahmetli kayınpederimin aile dostları olan bir ailenin mensubu,  Halil  Karaisalı’ya kendi arabası ile götürmek istediğini, kabul etmezsem kırılacağını, kendisi için bu hususun çok önemli ve onur verici bir olay olduğunu ısrarla üsteledi. Kıramadım. Pazar günü Halil’in Skoda pikabı ile yola çıktık. Tarsus’a geldiğimizde Halil’den Hz. Daniyal Peygamber’in makamı sayılan Makam Camisi önünde durmasını istedim. Camiye girip iki rekat şükür namazı kıldım ve “bana, millete hizmet yolunda bu fırsatı verdiği için” Allaha hamd ettim.

Salbaş’a geldiğimizde öğle olmuştu. Halil Salbaş’ta bir arkadaşı bulunduğunu ve ona uğramadan geçmek istemediğini, söyledi. Ben ve eşim pek sıcak bakmadık ama direksiyondaki oydu. Halil arabayı köy içinde bir binanın önünde durdurdu.  Bir kaç kişi bizi karşıladılar. İçeri girip üst kata çıktık ve oranın bir yurt olduğunu anladık. Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği’nin Yurdu. …

Halil, Süleymancılar denilen bu cemaatın mensuplarındandı. Anladığım kadarıyla, 12 Eylül döneminde pek çok kişi ve grup gibi Süleymancılar grubu da çok kötü zamanlar geçirmiş, kötü olaylar yaşamıştı. Halil beni onlarla tanıştırarak, kendisince, gelecekte arkadaşlarına yardımcı olmam için bir ortam hazırlamıştı. Kendisine hiç sormadım ama büyük ihtimalle, yurt yöneticileriyle önceden telefonla görüşmüş olmalıydı. Ayrıca, bir kaymakama bu kadar yakın olduğunu göstererek arkadaşlarına karşı “hava basmıştı” belki de. ..

Oradan öğle yemeğimizi de yedikten sonra ayrıldık ve ilçeye geldik.

………………………………………….

Gelecek hafta, Karaisalı’ya tekrar gelişimin hikayesi ile devam edeceğiz.

Saygı ve muhabbetle, hoşça kalınız.

 



604 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİYASİ AYAK 4: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR (2) - 13/12/2019
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dönemi:
SİYASİ AYAK 3: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR - 09/12/2019
15 Temmuz’u farklı adlarla tanımlayanlar var. Kimi onu bir “Darbe teşebbüsü”, kimi “Hükümete yönelik bir darbe”, kimi “Devlete karşı bir kalkışma/isyan”, kimi de “Türk Milleti’nin birliği ve bütünlüğüne yönelik iç savaş çıkartmayı amaçlayan saldırı”
SİYASİ AYAK 2: YANLIŞ ALGI, YANILGI - 06/12/2019
Toplumumuzdaki genel beklenti, eğer “siyasi ayak ortaya çıkarsa tüm karanlık noktaların aydınlanacağı ve FETÖ tehdidinin yok edilebileceği” yönündedir. Sistemli biçimde, “siyasi ayak ortaya çıkartılırsa bu hesabın artık kapanacağı” algısı yayılıyor.
SİYASİ AYAK - 28/11/2019
Son aylarda toplumumuzda ve özellikle siyasi çevrelerde bir tartışmanın süre gitmekte olduğuna tanıklık etmekteyiz.
SONUMUZ ‘KUVEYTİN İŞGALİ’NE BENZEMESİN - 10/10/2019
Yakın Tarihten Bir Kesit:
ALGILAR OLGULAR - 06/10/2019
Geçen hafta Haber Türk TV’de Fatih Altaylı’nın programına çıkan İyi Parti Genel Başkanı Sa
ÇÜRÜMÜŞLÜK -2- - 03/10/2019
(BİR ÖNCEKİ YAZIMIZIN DEVAMIDIR)
ÇÜRÜMÜŞLÜK - 29/09/2019
Diyarbakır’a 4 Haziran 1991 Salı günü mesai bitiminde ulaştık. Yerlerine atandığımız arkadaşlar henüz görevden ayrılmadıkları için vali yardımcısı konutları boşaltılmış değildi.
MAFYA BABASINA SİLAH TAŞIMA RUHSATI - 15/09/2019
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi diğer Vali Yardımcısı arkadaşım Osman Acar Sayın Vali’den bir haftalık izin alarak ayrılınca, yokluğunda onun görevleri de benim üzerime kaldı.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716