Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam242
Toplam Ziyaret898956
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
ÇAKALLI’DA SÜNNET, SÖĞÜTLÜ’DE GÜREŞ (1)
09/11/2017
Ülke yönetimi merkezi ve yerel idarelerden oluşur.
Genel çizgileri ile yasalarımıza göre Merkezi İdare, başkentte Bakanlıklar, taşrada Valilikler ve Kaymakamlıklar şeklinde teşkilatlanmıştır.
Başkent’te, şahsında Devleti temsil eden Cumhurbaşkanı ile Hükümet üyesi olan Başbakan ve Bakanlar; taşrada Devleti ve Hükümeti temsil eden Vali ve Kaymakamlar, tavır ve davranışlarında bu “temsilin gerektirdiği özeni göstermek” zorundadırlar.
“Temsilin gereği” sadece bu makamları işgal eden kişilerin davranışlarında değil, bu kişilere karşı yapılan davranışlarda da dikkate alınmak mecburiyetindedir. Bu anlamda vatandaşların Cumhurbaşkanı ve Hükümet üyeleri ile Vali ve Kaymakamlara karşı
gösterdikleri saygı ya da saygısızlık, sonuçta Devlet’in ve Hükümet’in manevi kişiliğine karşı gösterilmiş sayılır.
Temsil makamında bulunanlar kendi davranışlarıyla, temsil ettikleri manevi kişiliklerin incinmesine yol açacak eylem ve tutumlardan kaçınmak, sakınmak zorunda oldukları gibi;
üçüncü kişilerin saygısızlık içeren eylem ve tutumlarına karşı da gereken özeni ve -lüzum hasıl olduğunda- gerekli tepkiyi de göstererek, Devlet saygınlığının korunmasına dikkat etmekle yükümlüdürler.
…………………………………………………………..
Karaisalı kaymakamı iken Adana İl Sağlık Müdürlüğü koltuğunda Nevzat Şahan adında, iktidar partisine angaje bir pratisyen hekim oturuyordu. Karaisalı İlçe Sağlık Ocağı sorumlu tabipliği görevini ise Dr. Muzaffer Ertürk yürütmekteydi. Doktor bey özel hayatında çalkantılı, giyimine kuşamına özensiz, biraz içine kapanık, içine kapanık olduğu için de alıngan ama mesleğini seven biriydi.
Bir gün; “İl Sağlık Müdürlüğü’nce Karaisalı Çakallı köyünde toplu sünnet programı planlandığını, sünnet tecrübesi olan bazı personelle birlikte kendisinin de hazır bulunmasının istendiğini,” bildirdi.
“- Konu hakkında gelen herhangi bir resmi yazı hatırlamıyorum. Eğer programı İl Sağlık Müdürlüğü düzenlemişse ilçe kaymakamlığının da bilgilendirilmesi gerekmez mi?” diye sordum. Ayrıntılardan onun da bilgisi yoktu. İki gün önce Adana’da yapılan toplantı bitiminde,
İl Sağlık Müdürü Muzaffer Beyi odasına çağırtmış ve orada yüz yüze görüşmede bildirmişti.
“- Bekleyelim. Belki de bilgi verirler,” diyerek ayrıldık.
Dr. Ertürk, uygulama öncesi son Cuma, yine kaymakamlığa gelerek; “Cumartesi günü, yarın, yapılacak toplu sünnet programına katılıp katılamayacağımı,” sordu. “Davet edilmediğimi,” söyleyince;
“- Kaymakam bey ben davet ediyorum. Beraber gidelim,” dedi. Ben de:
“- Programın düzenleyicisi değilsiniz ki davet edesiniz. Benim programa katılarak, ‘misafirin misafiri’ olmamı mı istiyorsun?” dedim. Gülüştük.
“- Yine de siz, benim adıma ev sahipliği yaparsınız. Yapılan hizmet, sonuçta bizim insanımızadır,” diye ekledim.
Takip eden hafta içerisinde Dr. Muzaffer beyle görüştüğümüzde:“Programın gelecek seçimlerde aday olmak isteyenlerin şovuna dönüştürüldüğünü,
büyük ihtimalle İl Sağlık Müdürü Nevzat Bey’in de adaylık düşündüğünü,” anlattı. “İl Sağlık Müdürü’nün selamını ve bir ricasını getirdiğini,” söyledi. “Müdür Bey, toplu sünnet programı iderlerinin Kaymakamlıkça ödenmesini,” rica etmekteymiş. (!)
Bu tavır hoşuma gitmedi.
“- Kendisi yüzüme karşı söyleyememiş mi ki, selam göndermiş? Doğrudan isteseydi bari!” dedim.
Doktor bey bu sözümü İl Sağlık Müdürü’ne nasıl aksettirdi, bilmiyorum. Bir kaç gün sonra İl Sağlık Müdürü telefonla aradı. Hiç de samimi olmadığımız halde:
“- Kaymakam bey, çok bekledik sünnet şölenimize gelmediniz. Çok güzel geçti. Otuza yakın sünnet yaptık,” diyerek söze girdi. Ben de:
“- Önceden haberim olsaydı sünnet programını Sağlık Ocağı’na 3 km. uzaklıktaki Çakallı yerine, ihtiyaç olan Barakdağı, Gerdibi, Kızıldam gibi bir köyde yapardık. Ayrıca, davet etmediniz ki? Yoksa davet ettiniz de bana mı ulaşmadı? Ben davet almadım. Ama yapılan bir hizmettir. Hayırlı olsun!” dedim.
Müdür Bey, orada kalmadı. Pişkin pişkin devamla:
“- Ya kaymakam bey, şölen için biraz masrafımız oldu. Faturasını göndereyim de bir zahmet ödeyiverin. Çakallı Karaisalı’nın köyü biliyorsunuz,” deyince, tepem attı.
“- Bakın müdür bey,” dedim.
“- Sizi anlamakta zorlanıyorum. Siz çok yüzsüz ve kaba birisiniz. Gerçekten havsalam almıyor. Benim ilçemde sünnet şöleni yapıyorsunuz, resmi haberim yok. İlçe kaymakamını da davet etmek, aklınıza bile gelmiyor. Hadi hepsini hoş karşılıyorum. Ama bu tavrınız? Biraz fazla olmuyor mu? Ben olsam, böyle bir teklif için biraz düşünürdüm. Karşınızda sizin mali işler şube müdürünüz yok.Teklifinize halk dilinde: ‘Sen edeceksin, parasını ben mi ödeyeceğim?’ denir. Kusura bakmayın, bu söylediğiniz mümkün değil!” diyerek, telefonu kapattım.
Benim yerimde siz olsanız ne yapardınız?


252 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİYASİ AYAK 3: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR - 09/12/2019
15 Temmuz’u farklı adlarla tanımlayanlar var. Kimi onu bir “Darbe teşebbüsü”, kimi “Hükümete yönelik bir darbe”, kimi “Devlete karşı bir kalkışma/isyan”, kimi de “Türk Milleti’nin birliği ve bütünlüğüne yönelik iç savaş çıkartmayı amaçlayan saldırı”
SİYASİ AYAK 2: YANLIŞ ALGI, YANILGI - 06/12/2019
Toplumumuzdaki genel beklenti, eğer “siyasi ayak ortaya çıkarsa tüm karanlık noktaların aydınlanacağı ve FETÖ tehdidinin yok edilebileceği” yönündedir. Sistemli biçimde, “siyasi ayak ortaya çıkartılırsa bu hesabın artık kapanacağı” algısı yayılıyor.
SİYASİ AYAK - 28/11/2019
Son aylarda toplumumuzda ve özellikle siyasi çevrelerde bir tartışmanın süre gitmekte olduğuna tanıklık etmekteyiz.
SONUMUZ ‘KUVEYTİN İŞGALİ’NE BENZEMESİN - 10/10/2019
Yakın Tarihten Bir Kesit:
ALGILAR OLGULAR - 06/10/2019
Geçen hafta Haber Türk TV’de Fatih Altaylı’nın programına çıkan İyi Parti Genel Başkanı Sa
ÇÜRÜMÜŞLÜK -2- - 03/10/2019
(BİR ÖNCEKİ YAZIMIZIN DEVAMIDIR)
ÇÜRÜMÜŞLÜK - 29/09/2019
Diyarbakır’a 4 Haziran 1991 Salı günü mesai bitiminde ulaştık. Yerlerine atandığımız arkadaşlar henüz görevden ayrılmadıkları için vali yardımcısı konutları boşaltılmış değildi.
MAFYA BABASINA SİLAH TAŞIMA RUHSATI - 15/09/2019
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi diğer Vali Yardımcısı arkadaşım Osman Acar Sayın Vali’den bir haftalık izin alarak ayrılınca, yokluğunda onun görevleri de benim üzerime kaldı.
DÜN-BUGÜN-YARIN - 18/08/2019
Son günlerde İyi Parti Başkanlık Divanı üyeleri Sayın Hasan Seğmen ve Sayın Salim Ensarioğlu üzerinden bir psikolojik baskı uygulanıyor İyi Partililere. Bazı arkadaşlarımız ani tepkiler
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.79415.8173
Euro6.42226.4479