Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam121
Toplam Ziyaret1262092
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
SİYASİ AYAK 14: ÇARE “MİLİTAN DEMOKRASİ” (2)
06/02/2020

(ÖNCEKİ YAZININ DEVAMI)
Aşağıdaki alıntı, 1990’lı yıllarda Türkiye’de CIA Masası Şefliği görevinde bulunmuş, CIA Ulusal İstihbarat Konseyi eski Başkan Yardımcısı Graham E. Fuller’e aittir:
“Gelecek ne getirirse getirsin, bir şey kesindir: O eski, öngörülebilir ve sadık Amerikan müttefiki olan Türkiye artık tarihe karışmıştır. (…) Her ne kadar bu süreç, Washington’un ‘müttefik’ bir Türkiye’ye sahip olduğu o eski güzel günleri aramasına sebep olabilirse de, yeni Türkiye aslında gerek kendi çıkarlarına ve gerekse bölgenin genel istikrarına muhtemelen daha iyi hizmet edebilir.
Eminim ki münevver Amerikan gözlemciler, demokratik süreci güçlendirip derinleştirmiş, sorunlu ve çalkantılı Orta Doğu bölgesinde bir istikrar abidesi olan böyle bir yeni Türkiye’nin varlığını takdir edeceklerdir.”
Buradaki “demokratik süreci güçlendirilmiş” ve “istikrar abidesi” gibi kavramlar sizleri heyecanlandırmasın. O kavramlar bölgede yeniden kurgulanmış, yeniden kurulmuş federal kantonlardan(!) oluşan ve ABD’ye tam bağımlı hale dönüşmüş, “Yeni Türkiye” için kullanılan kavram ve terimlerdir. Graham E. Fuller’in “Yeni Türkiye”si çok dinli, çok etnisiteli, çok hukuklu, Yeni Osmanlıcılık sevdasına göre şekillenmiş, dinî eğitimin başat olduğu, ılımlı İslam dinî kuralları ile yönetilen, adında Türk sıfatı olmayan, Federal Anadolu ve Ortadoğu İslam Devleti’dir.
Ajan Fuller, AKP’nin “Yeni Türkiye”sinin isim babası olduğunu düşündürten yukarıdaki düşüncelerini 2007 tarihli kitabında dile getirmişti. Kitabın adı: “The New Turkish Republic: Turkey as a Pivotal State in the Muslim World”. Tamı tamına çevirmek gerekirse: “Yeni Türk(iye) Cumhuriyeti: Müslüman Dünyada Oyunkurucu Devlet Olarak Türkiye.”
Aynı Graham Fuller’in, 2008'de Fethullah Gülen'e ABD'de ikamet imkânı verecek yeşil kartın tahsisi için, referans verenler arasında yer aldığı, teyitli bilgidir.
Graham E. Fuller hakkında, “15 Temmuz’da Büyükada’da Toplantı Yaparak
Kalkışmayı Bizzat Yönettiği,” iddiasıyla iddianame düzenlenmiş ve hakkında yakalama kararı çıkartılmış bulunmaktadır.
Eee .. Anlayabildiniz mi şimdi, 15 Temmuz’da “siyasi ayak” , daha doğrusu “siyasi akıl” kimmiş?
Ben şahsen, FETÖ içinden “bağımsız bir siyasi ayak” çıkacağını sananlardan değilim. Onlar ki “sorular ellerine tutuşturularak” üniversite kazandılar. Torpille, meslek sınavlarında “başkalarının yerine” öne alındılar. Atanmaları, terfileri, kariyerleri hepsi düzmece! Terlemediler hiç, hep hazıra kondular. Eşini bile “katalogdan seçen”, kişiliği gelişmemiş pısırıklardan bu büyüklükte bir planlama beklemek, gerçekten saftiriklik olur.
Onlarda böyle bir planlama yapacak yetenek de, yapılmış planı uygulayabilecek yürek de bulunamaz!
 Nitekim bulunmadığını da gördük, çarşafa dolandılar! 250 vatandaşımızın ölümüne, 2000 vatandaşımızın yaralanmasına mal oldu kalkışmaları.
Ancak bilesiniz ki Bekir Bozdağ’ı, Bülent Arınç’ı ve benzerlerini, “Açılan davalar bir çatı altında toplanıp aralarındaki bağlantılarla emir komuta akışı ortaya çıkartılmadan,” ‘siyasi ayak’ diye yargılamaya kalkışmak, asıl “siyasi ayağı” karartmaktan başka işe yaramaz! Kuklalar yargılanmış olur sadece.
“Onca aymazlıklarına rağmen iktidarda olup ülkeyi yönetenlerin hiç mi suçu yok? Her şey dışarıda hazırlanıp, dışarıda mı pişirildi?” diye sorabilirsiniz.
Bu durumda, “siyasi ayak” kavramını da ikiye ayırmamız gerekecek sanırım:
“Siyasi el” ve “siyasi maşa”.
Bizimkiler siyasi maşadır, sadece! Hani “üst akıl” diye bir şeyden bahsediyorlar ya
boşuna söylemiyorlar bu sözü.
“Benim idare merkezim, ‘Papaz elbisesi giyeceksin!’ derse giyer, görevimi yaparım.”
diyen kimdi? Hatırlayan var mı şimdi?
……………………….
Kavramların iyice biri birine karıştığının da farkındayım. “Ayak’tı şimdi ‘el ve maşa’ oldu.
Bu nasıl oluyor?” derseniz eğer, “Valla benden bu kadar! Biraz da siz düşünün, çalıştırın saksıyı!” demek durumundayım.
Bir de, “Yazının başlığında geçen ‘Çare Militan Demokrasi’ lafını anlamadık. Üç sayfa
yazı yazmış ama başlığı unutmuşsunuz,” demeye hakkınız var.
Onu bir başka yazıda anlatayım isterseniz. Ya da merak edenler, “Google Amca’ya”
sorabilirler. Mutlaka bir şeyler yumurtlayacaktır!
Sağlıkla kalınız.
- BİTTİ -


455 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (2) - 30/11/2021
İsmet İnönü, Atatürk’le görüş ayrılığına düştüğünden, 1 Kasım 1937 tarihinde başbakanlık görevinden alınmış ve yerine, daha önce mason locası üyesi olan Celal Bayar getirilmişti.
ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (1) - 20/11/2021
Türk milletini, son iki yüz yılda Batılıların gözündeki “Hasta Adam” görüntüsünden kurtararak uygar bir toplum; Türk Devletini dostluğuna heves edilen, düşmanlığından çekinilen saygın bir devlet haline getiren Büyük Dahi Atatürk’ün genç denilebilece
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (5) - 18/11/2021
ÜLKEMDEN ETKİN SİYASETÇİ PORTRELERİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (4) - 16/11/2021
MENDERES DÖNEMİ: KÜÇÜK AMERİKA OLACAĞIZ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (3) - 14/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ (2)
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (2) - 11/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE - 06/11/2021
BAŞLARKEN
ÖNCELİĞİMİZ KANAL İSTANBUL DEĞİL KANAL ANADOLU OLMALI - 26/08/2021
Kanal İstanbul’un gereksizliğini tartışmak yerine, - Bu konuda yeterince yayın yapılmıştır,- Kanal Anadolu’nun gerekliliğini tartışmak istiyorum bu yazımda.
BAŞKOMUTANLIK SAKARYA MEYDAN SAVAŞI - 23/08/2021
12 Eylül 1983 Viyana önlerinde bozguna uğradığımız tarih olup o günden sonra hep toprak kaybetmişizdir. 13 Eylül 1921 ise Savaşlar yenilirken Çanakkale gibi pek çok cephe çarpışmalarını kazanmamız göz ardı edilirse, 238 yıl sonra Batılı ülkeler karşı
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.560813.6151
Euro15.374015.4356