Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam238
Toplam Ziyaret898650
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
TEOG
22/09/2017

TEOG BENZERİ MERKEZİ SEÇME VE YERLEŞTİRME SINAVLARI

 

Osmanlı’nın son döneminde 4 yıl olan zorunlu eğitim süresi 1923’te, Cumhuriyetle birlikte, 5 yıla çıkarılmıştır. 5 yıllık zorunlu eğitim ilkokul öğrenimini kapsamaktaydı; ilkokulu takip eden 3 yıllık ortaokul ve 3 yıllık lise ile 4 yıllık mesleki lise öğrenimi ise isteğe bağlı idi. 1997 yılında zorunlu eğitim süresi 8 yıla, 2012 yılında da 12 yıla yükseltilmiştir.

 

1997 yılına kadar ilkokuldan sonra özellikli(*) ortaokullara geçiş, ilkokul sonunda uygulanan Merkezi Seçme Ve Yerleştirme Sınavı sonuçlarına göre yapılmakta idi. 1997 yılındaki düzenlemelerle Merkezi Seçme Ve Yerleştirme Sınavı, ortaöğretim okulları dediğimiz özellikli liselere ve özel liselere geçiş için yapılmaya başlanmıştır. Bunlar; Anadolu Liseleri, Anadolu Meslek Liseleri, Anadolu İmam Hatip Liseleri, Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ile yabancı dille eğitim veren Özel Liseler’dir.

 

1992-1993 eğitim öğretim yılında Diyarbakır vali yardımcısı olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın ildeki hizmetlerinde, vali adına görevli ve yetkiliydim. Merkezi Seçme Ve Yerleştirme Sınavı Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Merkezi tarafından yürütülmekte ise de, İllerde sınav salonlarının, sınav gözetmenlerinin, okul yetkililerinin belirlenmesi, görevlilerin ve sınav evrakının sınav merkezlerine sağlıklı ulaştırılması; sınavın huzur içerisinde ve şaibesiz bir şekilde yürütülüp sonuçlandırılması, Valilikler ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri sorumluluğundaydı.

 

1993 yılı Nisan ayı sonunda uygulanacak sınavın hazırlıkları için, Bakanlıkça hazırlanan bir program içerisinde, zaman zaman ilgili ve görevli İl Milli Eğitim ve İl Emniyet Müdürlüğü yöneticileriyle bir araya geliyor, gerekli tedbirleri belirleyip uygulamaya koyuyor; Bakanlığa da rapor ediyorduk.

 

Bir önceki yıl yapılan sınavda görev alan gözetmenlerin görev yerlerinin bir gün önceden belirlenerek tebliğ edildiği; Milli Eğitim Müdürlüğü ile bazı okul yöneticileri ve bazı üst düzey kamu yöneticileri çocuklarının bulunduğu salon ve sınıf gözetmenlerinin özel olarak seçilip, bu öğrencilere sınavda ayrıcalıklı davranıldığına; kopya verildiğine dair söylentiler kulağıma gelmişti. Bu sene, bu ve benzeri dedikodulara fırsat verilmesini önlemek kararındaydım.

 

Sınav yapılacak okullar, sınav salonları/sınıfları ile hangi öğrencinin hangi sınıfta sınava gireceği önceden belirlenerek kendilerine bildirilmişti. Sınavda gözetmen, bina ve okul yetkilisi olarak görev alacak personel listesi hazırlandığında Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, kimin nerede görev alacağının en geç bir gün önceden belirlenerek kendilerine tebliğ edilmesi için ısrar ediyorlardı. Ben karşı çıktım ve kimin nerede görevlendirileceğinin sınav günü sabahı ve kura ile yapılacağını bildirdim. “Bu durumda görevlilerin görev yerine sınav saatinde ulaşamayacaklarını,” iddia ederek bu fikrime karşı çıktılarsa da kararlı tutumum karşısında, İl Sınav Komisyonu Başkanı olmam sebebiyle benim dediğime uymak zorunda kaldılar.

 

Tedbir olarak, sınavın yapılacağı Cumartesi günü için ildeki kamu kurumlarında görevli, müdürlerin makam araçları dahil tüm binek taşıtlarını şoförleriyle birlikte, önceden, hangi taşıtın hangi sınav merkezinde görev alacağı belirlenerek, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Sınav Komisyonu emrine görevlendirdim. Görevli taşıtlarla, görevli personelin sınav günü en geç sabah saat 07.00’da Öğretmenevi önünde hazır bulunmaları, Valilik emri olarak tebliğ edildi.

 

İl Sınav Komisyonu üyelerini ise aynı gün, aynı yerde, saat 06.00’da toplantıya çağırdım. Toplantıda, önceden okul bazında hazırlanan salon listeleri karşısına; görevliler listesinden sırayla isimlerin yazılmasını istedim. Saat 07.00’da kimin nerede görev alacağı belli olmuştu. Okul sırasına göre bina sorumluları anonsla bankoya çağrılarak sınav sorularının bulunduğu çuvallar ile görevli listeleri teslim edildi. Görevliler, okullarda görevlendirilmiş taşıtlarla sınav merkezlerine gönderildiler.

 

İl Emniyet Müdürlüğü Telsiz Haberleşme Merkezi üzerinden, sınav görevlilerinin sınavın başlama saati olan 09.30’dan bir saat önce işbaşı yapıp yapmadıkları konusunda, okullarda görevli polislerce çevrim mesajlaşması yapılmasını sağladım. Sınav başlama saatinden en az bir saat önce tüm görevliler, görev yerlerindeydiler. Telsiz çevrimi tamamlandığında rahatladım. Çünkü bir risk almıştım.

 

Takip eden hafta başında, Sayın Valiye “görevin layıkıyla yapıldığını” rapor ettiğimde, bu ayrıntıları da anlattım. Teşekkür etti.

……………………………………………………

 

Ama uygulamalarımın, bazılarını rahatsız ettiğini, aynı gün eve geldiğimde öğrendim.

 

O sene, lojmanda kapı komşumuz olan Vali Yardımcısı arkadaşlarımdan birinin kızı da sınava giriyordu. Arkadaşımın eşi, eşime yakınmış: “- Yılmaz Bey, tekerimize çomak soktu. Ne güzel O… bey,  kızın sınav sınıfı için kendisine yardım edecek öğretmen ayarlamıştı. Yılmaz Bey değiştirmiş. Bu arkadaşlığa, komşuluğa sığar mı?” diye.

 

Aradan birkaç gün geçti. Adliye lojmanında düzenlenen, hanımlar arası bir etkinliğe katılan eşim, “hakim eşlerinden birisinin benim aleyhimde hoş olmayan ifadeler kullanması sebebiyle, kendisine cevap vermek mecburiyetinde kaldığını,”  söyledi. Güya ben “oğlunun Anadolu Lisesine girmesini engellemişim! Bugüne kadar kurulu bir düzen varmış, bense kendi kafama göre bir uygulama ile oğlunun sınavı kazanamamasına sebep olmuşum! (?)” 

 

İşin tuhafı bu kişiler, “haksızlığı ve yolsuzluğu” kendilerinin meşru haklarıymış gibi görmekteydiler. Onlara göre; “Böyle gelmiş, böyle gitsin’miş! Niye müdahale ediyormuşum?”

…………………………………

 

“Bu anımı niye öne aldım?” derseniz.   

 

Sebep, TEOG tartışmalarının gündem olmasıdır. …

 

Devletin başında olan kişi, hiç bir Eğitim Fakültesi’nden, hiç bir eğitim uzmanında görüş sormadan, hiçbir eğitimciye danışmadan; TEOG yani, Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Sınavı’nın kaldırılmasını istedi. Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı da,  “- Emrin olur!” dediler.

 

Diyorlar ki: "- Sadece TEOG değil merkezi sınavların tamamını kaldıralım!"

 

Merkezi sınavda bile torpili” becerebilmiş bir zihniyet, daha okullar kendi sınavlarını kendileri yapsın yolu açıldığı gün; eğitim kalitesine göre okulları, sınıfları, hatta sıraları bile “parsel parsel pazarlamaya başlamaz mı sanıyorsunuz?

 

Konunun içinden gelen, sınav gerçeğini yaşamış biri olarak soruyorum.

 

(*) Anadolu Liseleri ile Fen, Sosyal Bilimler, Güzel Sanatlar Liseleri gibi yabancı dil ağırlıklı eğitim veren liselerin ortaokul bölümleri ile yabancı dille eğitim veren Özel Liselerin ortaokul bölümleri.



289 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİYASİ AYAK 3: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR - 09/12/2019
15 Temmuz’u farklı adlarla tanımlayanlar var. Kimi onu bir “Darbe teşebbüsü”, kimi “Hükümete yönelik bir darbe”, kimi “Devlete karşı bir kalkışma/isyan”, kimi de “Türk Milleti’nin birliği ve bütünlüğüne yönelik iç savaş çıkartmayı amaçlayan saldırı”
SİYASİ AYAK 2: YANLIŞ ALGI, YANILGI - 06/12/2019
Toplumumuzdaki genel beklenti, eğer “siyasi ayak ortaya çıkarsa tüm karanlık noktaların aydınlanacağı ve FETÖ tehdidinin yok edilebileceği” yönündedir. Sistemli biçimde, “siyasi ayak ortaya çıkartılırsa bu hesabın artık kapanacağı” algısı yayılıyor.
SİYASİ AYAK - 28/11/2019
Son aylarda toplumumuzda ve özellikle siyasi çevrelerde bir tartışmanın süre gitmekte olduğuna tanıklık etmekteyiz.
SONUMUZ ‘KUVEYTİN İŞGALİ’NE BENZEMESİN - 10/10/2019
Yakın Tarihten Bir Kesit:
ALGILAR OLGULAR - 06/10/2019
Geçen hafta Haber Türk TV’de Fatih Altaylı’nın programına çıkan İyi Parti Genel Başkanı Sa
ÇÜRÜMÜŞLÜK -2- - 03/10/2019
(BİR ÖNCEKİ YAZIMIZIN DEVAMIDIR)
ÇÜRÜMÜŞLÜK - 29/09/2019
Diyarbakır’a 4 Haziran 1991 Salı günü mesai bitiminde ulaştık. Yerlerine atandığımız arkadaşlar henüz görevden ayrılmadıkları için vali yardımcısı konutları boşaltılmış değildi.
MAFYA BABASINA SİLAH TAŞIMA RUHSATI - 15/09/2019
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi diğer Vali Yardımcısı arkadaşım Osman Acar Sayın Vali’den bir haftalık izin alarak ayrılınca, yokluğunda onun görevleri de benim üzerime kaldı.
DÜN-BUGÜN-YARIN - 18/08/2019
Son günlerde İyi Parti Başkanlık Divanı üyeleri Sayın Hasan Seğmen ve Sayın Salim Ensarioğlu üzerinden bir psikolojik baskı uygulanıyor İyi Partililere. Bazı arkadaşlarımız ani tepkiler
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.79415.8173
Euro6.42226.4479