Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret899176
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
KARAİSALI’NIN SOSYAL YAPI ANALİZİ
29/12/2015

 

Karaisalı üzerine durum analizleri yapılan yazıların bu bölümünde Karaisalı kırsalında yaşayan nüfusun sosyal yapısı üzerinde durulmuş; kentlere göç, varsıllık yoksulluk, aile yapısı ve aile içi iş bölümü gibi konulardaki sosyal ilişki yapısı hakkında değerlendirme ve analizlerde bulunulmuştur.

Saha çalışması kapsamında görüşülen kişilerin %68’i ailesinin kırsal mahalle dışına göç verdiğini belirtmiştir. Ailesinden mahalle dışına göç olduğunu ifade eden bireylerin %78’i 1 ila 5 yakınının, %20’si 6 ila 10 yakınının ve %2’si 11 ve daha fazla yakınının kentlere göç ettiğini belirtmiştir.

Saha çalışması kapsamında görüşülen kişilerin %86’sının evli ve bunlardan %39’unun 4 ve üzeri çocuğa sahip olmasına rağmen ikamet edilen evlerde geniş aileler yerine daha ziyade çekirdek ailelerin oturuyor olması, göç kavramı ile açıklanabilmektedir. Göç sosyal yaşam ile ilgili belirleyicilerin başında gelmektedir.

Göçün sosyal yaşam üzerine en belirgin etkileri;

·        Hane genişliğinin azalması,

·        Hanelerdeki ortalama yaş sınırının yükselmesi,

·        Aile fertleri arasındaki ilişkiler, aile parçalanması ile (gençlerin göç etmesi) sürekli bir özlem duygusu ve

·        İş gücünün bölüşümü ile hiyerarşik yapı bozulması, şeklinde sayılabilir. 

Daha keskin bir biçimde ifade etmek gerekirse, göç en küçük toplumsal yapı olarak bilinen aileden başlamak üzere toplumsal yapıyı etkilemekte, kırsal alandaki aile yapısını kentlerdeki çekirdek aile yapısına yaklaştırmaktadır. Ne var ki, kırsal alandaki sosyal yaşam unsurları kentlerdeki kadar zengin çeşitliliğe sahip olmadığı için toplumların sosyal yaşamları üzerine olumsuz etkiler bırakmaktadır.

Erkek katılımcılar hasat ve tarla işleri, evle ilgili ufak tefek tamiratlar ile kısmen yiyecek içecek alışverişini kendi sorumluluk alanlarında görmekte ve iş bölümünde bu işlere ilişkin faaliyetleri yerine getirmeyi genel olarak yeterli kabul etmektedirler. Öte yandan kadınların aynı sorulara vermiş oldukları yanıtlar erkeklerin vermiş olduğu yanıtlar ile büyük ölçüde paralellik göstermektedir. Bu iş bölümü konusunda ailede büyük ölçüde bir uzlaşı olduğuna işaret etmektedir. Ancak, kadınların yanıtlarının erkek yanıtlarından ayrıldığı nokta “süt sağmak”, “hayvanların beslenmesi ve bakımı gibi işler” ile ilgili verilmiş olan yanıtlardır. 

Erkekler genel olarak bu işleri eşlerinin işi olarak görüp, belirtilen işleri kadınların yaptığını ifade ederken, kadınlar da aynı doğrultuda yanıtlar vermişlerdir. Bu durum, hayvancılık işlerinin kimin görevi olduğuyla ilgili olarak aile içi bir uzlaşının var olmadığına işaret etmektedir. Doğası gereği diğer faaliyetlerden daha zahmetli olan hayvancılık ile ilgili işler sosyal yapıyı bozan ve göçü tetikleyen unsurlar arasında yer almaktadır. 

Genç kadınlar, zorluklarından dolayı hayvan bakımı gibi işlerle uğraşmak istememektedir. Kırsal mahallelerdeki diğer işlerin de nispi fazlalığından, şehirde yaşama eğiliminde olan kırsal yerleşimci kadınlar, kırsal mahallelerde yerleşik olan erkekler ile evlenmek istememekte, olanakların daha zengin olduğu şehirlerde yaşamak istemektedirler. Bu durum, evlenme çağına gelmiş erkeklere de zorluk çıkarmakta, onlar da ya hayvancılık faaliyetlerinden vaz geçmekte, ya da evlenebilmek için şehre göç etmeyi kabul etmek zorunda kalmaktadır.

Erkeklerin %60’a yakını aile içinde alınan önemli kararları eşleri ile birlikte aldıklarını ifade etmişlerdir. Erkek Yanıtlarına göre çocukların evliliği, çocukların eğitimi, ev, arazi, altın ve eşya alma gibi önemli kararların alınma sürecinde eşlerin büyük çoğunluğu uyum içinde davranmakta ve birlikte hareket etmektedir. Bununla birlikte, aynı soruya kadınların vermiş oldukları yanıtların büyük bölümü benzer doğrultuda olsa da farklılıklar söz konusudur. Aynı soruya kadınların vermiş oldukları yanıtlarda, kadın yerleşimciler erkeklerden bazı noktalarda ayrışmakta, erkeklerin eşimle beraber karar veririm dediği bazı alanlarda, kararı genellikle eşim verir demektedirler. Bu durum, erkek yerleşimcilerin bazı önemli kararları eşleri ile almaları gerektiğini bilmelerine rağmen, doğrudan kendilerinin karar alma yoluna gittiklerini düşündürmektedir.

Saha çalışmasına katılan kadın ve erkek yerleşimcilerin, aile içindeki iş bölümü hakkındaki kanaatlerinin genel olarak paralellik gösterdiği düşünülse de, kadınların %14’ü aile içindeki iş bölümünde kendi üzerlerine düşenden daha fazlasını yaptıklarını düşünürken, aynı oran erkeklerde %7’de kalmaktadır. Bu durum, Karaisalı kırsalında yaşayan kadınların azımsanmayacak bir bölümünün üstlenmeleri gerekenden fazla yük üstlendiklerini düşünmekte olduklarını ortaya koymaktadır. Bu geleneksel Türk aile yapısı ve bu aile yapısına dayanan iş bölümü anlayışının kentlerde olduğu kadar büyük bir hız ve oranda olmasa da kırsal alanda da değişmeye başladığına işaret etmektedir. 

Sosyal yapıyı ortaya koymak için önemli göstergelerden birisi de eşya sahipliğidir. Özellikle evde LCD televizyon, internet ve buzdolabından bağımsız “ayrı” bir derin dondurucu sahipliği varsıllık göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Bu açıdan bakıldığında Karaisalı kırsalında yaşayan hane halkının %8-12’lik bir bölümünün diğerlerine oranla daha varsıl olduğu yorumunda bulunulabilmektedir.

Bu bölümde sosyal yapı ile ilgili yapılan analiz ve değerlendirmeleri üç başlıkta özetlemek gerekirse;

·        Göçün de etkisi ile hane halkı büyüklüklerinin kırsal alanda da azalma eğiliminde olması, 

·        Aile içinde iş bölümünün kadın aleyhine bir seyir izlemesi ve  

·        Varsıl olarak nitelenebilecek nüfusun toplam oranının %8-12 seviyelerinde olması, konuları vurgulanabilir. 

Saygı ve muhabbetle nice yıllara derken, yeni yılla birlikte “Böyle Gelmiş Böyle Gitmez!” başlığı altında yaşanmış anılardan derlemeler sunacağımızı duyurmak isterim.



481 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİYASİ AYAK 4: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR (2) - 13/12/2019
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dönemi:
SİYASİ AYAK 3: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR - 09/12/2019
15 Temmuz’u farklı adlarla tanımlayanlar var. Kimi onu bir “Darbe teşebbüsü”, kimi “Hükümete yönelik bir darbe”, kimi “Devlete karşı bir kalkışma/isyan”, kimi de “Türk Milleti’nin birliği ve bütünlüğüne yönelik iç savaş çıkartmayı amaçlayan saldırı”
SİYASİ AYAK 2: YANLIŞ ALGI, YANILGI - 06/12/2019
Toplumumuzdaki genel beklenti, eğer “siyasi ayak ortaya çıkarsa tüm karanlık noktaların aydınlanacağı ve FETÖ tehdidinin yok edilebileceği” yönündedir. Sistemli biçimde, “siyasi ayak ortaya çıkartılırsa bu hesabın artık kapanacağı” algısı yayılıyor.
SİYASİ AYAK - 28/11/2019
Son aylarda toplumumuzda ve özellikle siyasi çevrelerde bir tartışmanın süre gitmekte olduğuna tanıklık etmekteyiz.
SONUMUZ ‘KUVEYTİN İŞGALİ’NE BENZEMESİN - 10/10/2019
Yakın Tarihten Bir Kesit:
ALGILAR OLGULAR - 06/10/2019
Geçen hafta Haber Türk TV’de Fatih Altaylı’nın programına çıkan İyi Parti Genel Başkanı Sa
ÇÜRÜMÜŞLÜK -2- - 03/10/2019
(BİR ÖNCEKİ YAZIMIZIN DEVAMIDIR)
ÇÜRÜMÜŞLÜK - 29/09/2019
Diyarbakır’a 4 Haziran 1991 Salı günü mesai bitiminde ulaştık. Yerlerine atandığımız arkadaşlar henüz görevden ayrılmadıkları için vali yardımcısı konutları boşaltılmış değildi.
MAFYA BABASINA SİLAH TAŞIMA RUHSATI - 15/09/2019
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi diğer Vali Yardımcısı arkadaşım Osman Acar Sayın Vali’den bir haftalık izin alarak ayrılınca, yokluğunda onun görevleri de benim üzerime kaldı.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716