Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi11
Bugün Toplam220
Toplam Ziyaret835198
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
ASRİ HELA
25/07/2017

 

Asri” kelimesi “çağdaş” sözcüğünün karşılığıdır. “İçinde yaşanılan yüzyıla ait” demektir. Geleneksel uygulamaların dışına taşan, yenilik ve modernlik içeren eylemleri ve varlıkları tanımlayan bir sıfat olarak kullanılır. Ayrıca “aileye mahsus” anlamına kullanıldığı da olur. Asri mezarlık, asri tiyatro, asri model, asri sofra düzeni, vb.  gibi. 

1984-1985 yıllarında Sivrice ilçesi köylerinde, istisnalar dışında, köy evlerinde hela (WC) bulunmuyordu. Biyolojik bir ihtiyaç olan “dışkılama”, yaz aylarında çalı arkalarına, ağaç altlarına, duvar diplerine ya da genelde ve kışın ahırdaki hayvan dışkıları içine yapılmak suretiyle gideriliyordu. Bu durum hem hijyen sorunlarına, bulaşıcı hastalıkların çok çabuk yaygınlaşmasına yol açıyor; hem de toplumun gayri medeni şartlarda yaşamasının, ülkedeki refah düzeyine uyumda gerilerde kalmasının göstergelerinden birisi gibi değerlendiriliyordu. 

Bir defasında ilçenin en güney ucundaki Dikmen köyüne gitmiştim. Köyde biraz uzun süre kaldığımızdan, içilen su ve çay gibi sıvıların da etkisiyle, köyden ayrılmadan bir “küçük ihtiyaç” hissettim. Muhtara durumu ilettiğimde beni yan taraftaki ahırına götürdü. İçerisi hem karanlıktı hem de hayvan ve insan dışkılarının karışık kokusu dayanılacak gibi değildi. İşeyip işemediğimi bile hatırlamıyorum. Öğürerek kendimi dışarı atmıştım. 

Köylerde hela ihtiyacı konusunu, İlçe Hıfzıssıhha Meclisi gündemine alıp, Meclis kararı ile “köy yerleşimlerindeki hanelere hela yaptırılmasını” bir zorunluluk haline getirdik. Hıfzıssıhha Meclisi kararını muhtarlar aracılığıyla bütün hane reislerine tebliğ ettik. “Gereğinin muhtarlar ve sağlık çalışanlarınca takibini” onlara görev olarak verdik. Helaların yapılması için Halk Eğitim Merkezi, Müftülük ve Sağlık Ocağı çalışanlarından oluşan memur ekipler eliyle köylerde bilgilendirme toplantıları düzenledik. Vatandaşlara hela yapılması için altı aylık bir süre verdik ve “bu sürenin sonunda hela yapmayanlara İl İdaresi Kanunu 66.ncı maddesindeki ‘yetkili amirlerin emrine uymamaktan’ para cezası uygulanacağını” da bildirdik.  

Bu eğitimler esnasında bir başka ihtiyaç çıktı ortaya. Pek çok köyümüzde insanlar hela yapmak istiyorlar ama nasıl yapılacağını bilmiyorlardı. Öyle ya, hiç görmedikleri bir şeyi nasıl yapacaklardı? 

Köyler Hizmet Birliği Kum Ocağı’na bir adet idare binası yaptırmak için mimari projeye ihtiyaç duymuş ve bu vesile ile Elazığ il merkezinde bir mimarla tanışmıştım. Ona gittim ve durumu anlattım. “- Köylerdeki haneler için, ev dışında bir asri hela projesi hazırlamasını” rica ettim. Sonra da bu projeyi köy sayısınca çoğaltarak muhtarlara teslim ettik. Bilgilendirme ekipleri köye gittiklerinde, “bu projenin nasıl tatbik edileceğini,” anlatmaya başladılar. 

Bu çalışma benim gözümde “çağdaşlaşma / muasır medeniyet seviyesine ulaşma” yolunda bir merhale, bir aşama idi. Göçer çadır yaşamından, yerleşik köy yaşamına geçilmesinden yüz yıllar sonra insanlarımız, ilk defa, modern helayla tanışmış olacaklardı. 

Kaymakamlığa gelen giden muhtarlara köylülerin yaklaşımını, inşaatların gidişatını, ilerleyip ilerlemediğini soruyor; köylere gittiğimizde yapılan inşaatları yerinde görüyor ve yapılması gereken işlerle ilgili tembihlerde bulunuyordum. 

Günlerden, havaların iyice ısındığı bir gün, sanırım Haziran ayı idi, Kavak köyü muhtarı geldi ziyaretime. “- Kaymakam bey, Çoğu köylere gittiğini duyuyoruz. Bize daha gelip bir çayımızı içmedin. Haftaya bizim köye davet ediyorum ve bekliyoruz. Köyde tüm haneler helalarını yaptılar. Helalarımızı da görürsün. Hem de bir gıdik (oğlak) çeviririz,” dedi. 

Kavak köyü, Gözeli bucağımıza bağlı, ticari ve sosyal ilişkileri il merkezi ile olan, resmi işleri dışında köyde yaşayanların ilçeye hiç gelmedikleri; Kurmançi konuşulan, büyükçe bir köyümüzdü. Köy evleri kayısı ve vişne ağaçlarıyla dolu küçük bahçecikler arasında dağılmıştı. Bahçe için yeterli akarsu kaynakları bulunmaktaydı. Gerçekten de muhtarın köyü önünden onlarca kez geçtiğim halde köyünde hiç eğleşmemiştim. Davetini kabul ettim. Gidilecek günü belirledik. 

Belirlenen gün geldiğinde ilçe idare şube müdürlerini de alarak; Mal Müdürü, Müftü, Sağlık Ocağı Tabibi, Nüfus Müdürü, Tapu Müdürü, İlköğretim Müdürü, Halk Eğitim Merkezi Müdürü ve Elektrik İşleri Şefi’nden oluşan kalabalık bir heyetle düştük yola. Köye girdiğimizde bizi, havada asılı kesif bir koku(!) karşıladı. Dereler akıyor. Kuşlar ağaç dallarında, horozlar gübreliklerde ötüyor ama Tapucu Fethi Bey’in deyimi ile “ortalığı bir b.k kokusu götürüyordu”. 

Muhtar durumu bildiği için olsa gerek, köyün bir kenarında olan evinin yanındaki kayısı bahçesinin en uzak köşesine sermişti misafir döşeklerini. Vatandaşlar da geldiler. Sohbetler edildi. Muhtar kendi helasını gösterdi, gubararak(!). Ortada övünülecek bir durum da yoktu aslında. 

Bu gün bile hatırladığımda, içimde bir sızı hissederim. Tebessüm etmeye çalışsam da beceremem; pişmiş kelle gibi kalır suratım. Bilgisizliğin, çağ dışılığın anısı karşısında. …. 

Olanın özü şu: Asri hela yapılsın diye hazırlattığımız mimari projeye uygun olarak dört duvardan oluşan, tavanı kar tutmaması için eğimli çatılı; içerisinde hela taşı, ibrikte suyu ve sabunu bulunan hela kulübeleri yapılmış yapılmaya da, hepsi buraya kadar. … 

Tuvalet taşının altına fosseptik çukuru kazmamışlar. 

Eskiden çalı aralarında, ağaç altlarında kaybolan; kuşlar, tavuklar, gece gelen yabani hayvanlar tarafından dağıtılıp bir iki günde gazel gibi doğayla karışıp yok olan dışkılar; bu defa toplu bir yerde birikmiş; başıboş tavuklar tarafından çevreye dağıtılmış ve gerçek bir çevre felaketine(!) yol açılmış. 

Helalardan çevreye yayılan koku köydeki doğal hayatın kokusunu bastırmış. 

Güler misin, ağlar mısın? Ne günlerden geçerek geldik!

 



286 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SEVR’İN RUHU - 13/08/2019
Aradan 99 yıl geçmiş olsa da Sevr’in ruhu bir hayalet ya da karabasan gibi tepemizde dolaşmaya devam ediyor.
“İYİ PARTİ ÜST KURUL DELEGELERİNE AÇIK MEKTUP” - 01/08/2019
Tarsus, 31 Temmuz 2019
UNUTUN GİTSİN SAKARYAYI, MALAZGİRT VAR NASILSA - 24/07/2019
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanının, 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili “densizliği” sebep olmuştur bu yazının kaleme alınmasına.
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ Mİ, KALKIŞMA MI? - 16/07/2019
Dün 15 Temmuz Kalkışması’nın yıl dönümüydü. Hiçbir görüş paylaşmak istemedim. Bir iki paylaşımın yaygınlaşmasına katkı verdim sadece.
NE İÇTİNİZ BE ARKADAŞ? - 26/06/2019
Türkmen, Yörük, Kurmanç, Zaza;
‘AKGELİN’ İDİ YAŞLANINCA ‘AKNENE’ OLDU - 11/06/2019
Asıl adı Rahime’dir. “Irahma” diye söylerler bizim köyde.
19 MAYISIN YÜZÜNCÜ YILI - 21/05/2019
Dün, milli mücadele başlangıcının 100. yıldönümü idi.
YİNE Mİ FETRET DÖNEMİ? - 10/05/2019
Ülke ve millet olarak sanki yeni bir Fetret Dönemi’nden geçiyoruz.
TERÖRİST SUÇLAMASI - 29/03/2019
Son iki buçuk yıldan beri aktif olarak kullandığım “facebook” sayfama baktığımda arkadaşlarım sayısının 750’yi aşmış olduğunu gördüm.
 Devamı
Anlık
Yarın
31° 33° 23°
AlışSatış
Dolar5.53595.5581
Euro6.13716.1617