Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam122
Toplam Ziyaret1262093
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
EMPERYALİZMİN KISKACINDA TÜRK TARIMI – 9
20/05/2018

 

 

KÜÇÜK KÖYLÜNÜN ELİNDEKİ TARLALAR

Türkiye’de çoğunlukla küçük köylünün elindeki tarlaları birleştirebilmek ve tarım yatırımcıları için cazip hale getirebilmek için 2005 tarihli 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda 30 Nisan 2014 tarihli ve 6537 sayılı kanunla yapılan değişiklikle, “toprak mülkiyetinde yeniden düzenleme ve yapılandırma” çalışmalarına başlanmış bulunmaktadır.

Ülkemizde, köylülerin ellerindeki ekilebilir alanların geçen bunca zaman içerisinde miras yoluyla yer yer alabildiğine küçüldüğü, hatta kullanılamaz hale geldiği bir gerçektir. Hal böyle olunca, bu duruma makul bir çözüm üretme çabaları anlaşılabilir. Bununla birlikte, tecrübeler gösteriyor ki, açıklanan resmi amaçların ardına gizlenmiş başka hedefler de mümkündür 

Toprak Kanunu’nun değişik 17.nci maddesinde, “toplulaştırma amacıyla arazileri kamulaştırma ve yasa zoruyla sahiplerini değiştirebilme yolu”, Bakanlığın yetkileri arasına alınmıştır.  Birleştirilen toprakların öncelikli olarak eski sahiplerine sunulacağı ifade edilse de araya, “rayiç bedeli” diye bir değişken sokulmuştur. Bu bedeli ödeyemeyenin malı, ödeyebilene satılacaktır. Kanunla, Küresel Güç Odakları(KGO)nın beklentileri doğrultusunda, sözde “ekonomik olarak değerlendirme” amacıyla bir araç yaratılmış bulunmaktadır.

 

KAMU ARAZİSİ OLAN MAYINLI ALANLAR VE DEVLET ÜRETME ÇİFTLİKLERİ

Bunlar gözünü iyice karartan bir siyasal iktidarın doğrudan tasarrufunda olan arazilerdir. Sadece Suriye sınırı boyundaki mayınlı arazinin 21.000 hektar olduğu açıklanmıştır. Bu araziyi “mayınlardan temizleme karşılığı olarak 49 yıllığına İsrail’e kiralama” girişimi, yoğun politik ve toplumsal tepkiler sonucu durdurulabilmiştir. Temizlemeye TSK imkanlarıyla başlanan bu alan temizlendiğinde, kimin kullanacağı yine gündeme gelecektir. Ama köylüye dağıtılmayacağı kesin gibidir.

 

Devlet Üretme Çiftlikleri yoğun biçimde özelleştirme baskısı altına girmiş bulunmaktadır. Sadece Ceylanpınar Çiftliği arazisi 177.000 hektardır. GAP sulama yatırımları da dikkate alındığında ne kadar iştah kabartıcı olduğu görülür.

 

KGO tarafından, Afrika’da Sahra Altı Ülkeleri ile Sovyetler Birliği artığı Doğu Avrupa ülkelerinde sürüp gitmekte olan “Toprak Yağmasının” Türkiye’yi de içerisine almak amacıyla “hazırlıklar yapıldığını” söylemek, hayal değildir. “Küresel Senaryoyu” yazanlara göre: Geleneksel tarım, dolayısı ile “küçük çiftçilik” tasfiye edilecek ve yerlerini, “endüstriyel tarım” uygulayan Büyük Tarım Şirketleri alacaktır.

Tarımı köylünün elinden almak” demek, “toprakları köylünün elinden almak ve köylü yığınlarını şehir gecekondularına sürmek” demektir.

Bunlara ek olarak 5403 sayılı kanunla kurulan Toprak Koruma Kurulları’nın, siyasi iktidarın telkin ve yönlendirmeleri ile hareket ettiğini ve kanunda düzenlenen “koruma önlemlerini” alamadığını; yasa ile gerilen ağ’a “küçük sinekler takılırken, büyük sineklerin ağı delip geçtiklerini” söylemek lazım gelir.

24 Ocak 2018 tarihinde, Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik değişikliği ile illerdeki Toprak Koruma Kurulları’nın 3/5 olan karar çoğunluk oranı, “kamu enerji ve ulaşım yatırımları için” kolaylaştırılarak, ½’ye düşürülmüştür.

Çukurova’nın tam ortasında 1.000 hektar arazi, havaalanı yapımı için kamulaştırılmış bulunmaktadır. Oysa, seçilen alanın 5-6 km kuzeyinde “ova” niteliği olmayan bir yerde uygun inşaat alanı bulunabilirdi. Aynı şekilde, Çukurova’nın göbeğindeki Tarsus Alifakı Köyü merasının 300 dekarlık bölümünde T Tipi bir Cezaevi Kompleksi yapılması, mevcut toprak mirasının hovardaca israf edilmesidir. Aynı tesis, ilçenin kuzeyindeki dağlık ve taşlık alanlar üzerinde kolayca inşa edilebilirdi.

Bu benzerlikte basına yansıyan bir başka yatırım da Eskişehir Alpu ilçesinde inşaası düşünülen kömüre dayalı Termik Santral’dir. 1.125 hektarlık bir alanda kurulacak bu tesisin tüm Alpu Ovası’nı etkileyeceği; bitkisel ve hayvansal üretimin yok olacağı ifade edilmektedir.

Özetle, Toprak Koruma Kanunu ve Kurulları toprağı korumaktan uzaktır. Tarım arazilerimiz korunamamaktadır

DEVAM EDECEK

 

 



339 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (2) - 30/11/2021
İsmet İnönü, Atatürk’le görüş ayrılığına düştüğünden, 1 Kasım 1937 tarihinde başbakanlık görevinden alınmış ve yerine, daha önce mason locası üyesi olan Celal Bayar getirilmişti.
ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (1) - 20/11/2021
Türk milletini, son iki yüz yılda Batılıların gözündeki “Hasta Adam” görüntüsünden kurtararak uygar bir toplum; Türk Devletini dostluğuna heves edilen, düşmanlığından çekinilen saygın bir devlet haline getiren Büyük Dahi Atatürk’ün genç denilebilece
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (5) - 18/11/2021
ÜLKEMDEN ETKİN SİYASETÇİ PORTRELERİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (4) - 16/11/2021
MENDERES DÖNEMİ: KÜÇÜK AMERİKA OLACAĞIZ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (3) - 14/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ (2)
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (2) - 11/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE - 06/11/2021
BAŞLARKEN
ÖNCELİĞİMİZ KANAL İSTANBUL DEĞİL KANAL ANADOLU OLMALI - 26/08/2021
Kanal İstanbul’un gereksizliğini tartışmak yerine, - Bu konuda yeterince yayın yapılmıştır,- Kanal Anadolu’nun gerekliliğini tartışmak istiyorum bu yazımda.
BAŞKOMUTANLIK SAKARYA MEYDAN SAVAŞI - 23/08/2021
12 Eylül 1983 Viyana önlerinde bozguna uğradığımız tarih olup o günden sonra hep toprak kaybetmişizdir. 13 Eylül 1921 ise Savaşlar yenilirken Çanakkale gibi pek çok cephe çarpışmalarını kazanmamız göz ardı edilirse, 238 yıl sonra Batılı ülkeler karşı
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.560813.6151
Euro15.374015.4356