Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret1260639
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
‘ŞİRK DİNİ’ VE BU DİNİN İLAHLARI
18/01/2019

Lât’ı, Uzza’yı ve Menat’ı, bileniniz, hatırlayanınız vardır. Mekke’de Ebu Cehil’lerin, Ebu Leheb’lerin elleriyle yapıp tapındıkları, Hz. Muhammed’in kırdığı bu üç putu elbette duymuşsunuzdur. 

Kelime anlamı olarak “put”; kimi ilkel toplumlarda, doğaüstü gücü ve etkisi olduğuna inanılan, ilah olarak tapılan, genellikle canlı bir varlığı; özellikle insanı gösteren, tahtadan, taştan, topraktan yapılmış yontuya verilen genel bir addır. 

“Put” sadece tapılan bir takım nesneler de değildir. Eğer hayatın amacı haline gelir ve insanı Allah’a isyana sevk ederse, yerine göre makam, güç, para, kadın veya insanlar için değerli herhangi bir şey de “put” olabilir.

 Kuran’a göre “put” o kadar geniş anlamlıdır ki, kişinin Allah’ın dışında hayatının amacı kıldığı maddî-manevî her şeydir. Bu putları, hayatın amacı kılmak da Allah'a şirk koşmak olarak nitelendirilmiştir.

 'Otorite (Lât), güç (Uzza) ve üçüncüleri para (Menat)... Bunlar sizin ve atalarınızın taktığı bir takım isimlerden başka bir şey değildir... Onlar gerçekte zanna ve nefislerinin isteklerine /

arzularına tabi oluyorlar...' (Necm Suresi; Ayet 19-20)

 Adları “Lât, Uzza ve Menat”, anlamları “mutlak otorite, güç-kuvvet ve para” demektir. Rus Çarlığının para birimi “manattı”. Bugün de Azerbaycan ve Türkmenistan Devletlerinin para birimlerinin adıdır “manat”.

 Günümüzde de bu kavramlara tapanlar yok mu? Elbette var.

Demokratik olmayan yönetimlerde “güce, otoriteye” tapanların bulunmasını anlarım da demokratik sistemde bunun olmasını anlamak zordur. Demokrasilerde patron “millet”, demokratik siyasi partilerde patron “partinin kayıtlı üyeleri ve delegeleri"dir. Parti genel başkanını patron olarak görmeye başlayınca, onun yüceltilmesi,kutsallaştırılması ve putlaştırılması da birlikte gelir.

Delegeler önce elleriyle bir genel başkan seçerler, yani bir put yaparlar. Sonra da onda üstün vasıflar vehmederler: “Bilge lider! O bizim bilmediğimizi bilendir. Böyle davranışının arkasında mutlaka bir sebep(!) vardır. O, böyle diyorsa doğrudur. Biz her şeyi bilemeyiz ama o bilir!” 

Bu davranışın sonuçta bir şirk olduğunu düşünmezler. Düşünemezler.

Oysa hiçbir insan, bazen diğerlerinden farklı nitelikleri bulunsa da, mükemmel ve insanüstü değildir. Sonuçta o da bir insandır.

Yazıyı, bu konuları inceleyen aydınlarımızdan Cemil Kılıç’tan bir alıntı ile bitirelim:

"Öncelikle şunu belirtelim ki, İslam öncesi Mekke Arap toplumu, birilerinin sandığı gibi dinsiz ve Allahsız bir toplum değildi. Tam tersine çok dindar ve Allah inancı çok güçlü bir toplumdu.

O günün Mekke egemenleri açısından İslam, bir dinsizlik yahut bir din karşıtı hareket olarak görülmekteydi. Dolayısıyla Hz. Muhammed de dinsizlerin lideri olarak görülüyordu.

Mekke toplumu putlara ta’zim ederken aslında Ebu Leheb'e, Ebu Cehil'e ve diğer kodamanlara tapınıyordu. Çünkü mülkiyet ve hüküm sahibi olan onlardı.

İşte Hz. Muhammed, Mekke kodamanlarının, totemlerin arkasına saklanarak sürdürdükleri egemenliklerine karşı çıkarak ‘şirk dinine’ ve bu dinin dindarlarına savaş açmıştır.

Bu nedenle de kesin ve keskin bir biçimde dinsizlikle suçlanmıştır.

‘Şirk dini’ bugün de tüm çılgınlığıyla hükmünü sürdürüyor. Sureti haktan görünmek, bugünkü şirk dindarlarının da hiçbir zaman elden bırakmadıkları bir davranıştır. Egemen dinsel anlayışın referans alındığı güncel politik atmosfere göre davranmaya çalışan ve özellikle sermaye sahibi kişiler yahut sermaye sahibi olmak isteyen çevreler, dini kullanışlı bir argüman olarak devreye sokmak konusunda Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibi Mekke kodamanlarının yol ve yöntemlerini bilinçli yahut bilinçsizce takip etmekteler."

Allah bizleri, Allah’ın verdiği aklımızı kullanabilen kullarından eylesin. Amin.

 

 

 

 

 

 

 



368 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (2) - 30/11/2021
İsmet İnönü, Atatürk’le görüş ayrılığına düştüğünden, 1 Kasım 1937 tarihinde başbakanlık görevinden alınmış ve yerine, daha önce mason locası üyesi olan Celal Bayar getirilmişti.
ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (1) - 20/11/2021
Türk milletini, son iki yüz yılda Batılıların gözündeki “Hasta Adam” görüntüsünden kurtararak uygar bir toplum; Türk Devletini dostluğuna heves edilen, düşmanlığından çekinilen saygın bir devlet haline getiren Büyük Dahi Atatürk’ün genç denilebilece
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (5) - 18/11/2021
ÜLKEMDEN ETKİN SİYASETÇİ PORTRELERİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (4) - 16/11/2021
MENDERES DÖNEMİ: KÜÇÜK AMERİKA OLACAĞIZ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (3) - 14/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ (2)
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (2) - 11/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE - 06/11/2021
BAŞLARKEN
ÖNCELİĞİMİZ KANAL İSTANBUL DEĞİL KANAL ANADOLU OLMALI - 26/08/2021
Kanal İstanbul’un gereksizliğini tartışmak yerine, - Bu konuda yeterince yayın yapılmıştır,- Kanal Anadolu’nun gerekliliğini tartışmak istiyorum bu yazımda.
BAŞKOMUTANLIK SAKARYA MEYDAN SAVAŞI - 23/08/2021
12 Eylül 1983 Viyana önlerinde bozguna uğradığımız tarih olup o günden sonra hep toprak kaybetmişizdir. 13 Eylül 1921 ise Savaşlar yenilirken Çanakkale gibi pek çok cephe çarpışmalarını kazanmamız göz ardı edilirse, 238 yıl sonra Batılı ülkeler karşı
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.469313.5233
Euro15.383215.4449