Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam176
Toplam Ziyaret899882
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
1982 ANAYASA REFERANDUMU
19/04/2017

 

Bundan 35 yıl önce de bu günkü gibi bir Anayasa referandumu heyecanı yaşamıştık. Ben o zaman 24 yaşında, Mülkiyeyi yeni bitirmiş; bir yandan müdür yetkili ilkokul öğretmeni olarak çalışıyor, bir yandan da yeni diplomama uygun bir geçiş yapabilmek için A grubu mesleklerin sınavlarına hazırlanıyor, bu tür meslek sınavlarının açılmasını bekliyordum. 

Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu, siyaset bilimi tahsil etmiş bir genç adamın, ülkenin geleceğini belirleyecek bir oylama konusunda fikirleri olması doğaldır. Referandumda askeri darbe sonrası hazırlanan “darbe anayasası” oylanacaktı. 

Oylama sonucu ‘evet’ oyları çok çıkarsa, darbenin lideri yedi yıl daha cumhurbaşkanı sıfatıyla başta kalacak; yaptığı darbe sebebiyle kendisinden hesap sorulamayacak; parlamenter sistemde sembolik olması gereken cumhurbaşkanlığı seçilmiş hükümetlerin üzerinde bir makam olarak pek çok konuda son sözü söyleyecek; bu haliyle neredeyse başkanlık sisteminde başkana tanınan yetkilere sahip olacaktı. Tabii ben, sistemin özü ile uyuşmayan bu düzenlemeye sıcak bakmıyordum. 

Referandumu, o günlerde ilkokul öğretmeni olarak çalıştığım Ankara ili Çamlıdere ilçesi Gökbel köyünde sandık kurulu başkanı olarak yaşadım. O günlerde, köyün öğretmeni olmam sebebiyle öğrenci velilerimin gözünde tarafsızlığımı korumaya özen gösterir, siyasi konularda tartışmaya girmez, görüş beyan edenleri dinlemekle yetinir; ya da sorarlarsa suya sabuna fazla dokunmadan düşüncelerimi aktarırdım. 

Oylama öncesi bir gün köyün muhtarı olan Hacı Mahmut İpek’e: “- Hacı amca ne yapacağız? Bu oylamada ‘evet’ mi, ‘hayır’ mı diyeceğiz?” diye sordum. Cevabı çok enteresandı. Aslında bu cevap Anadolu insanının yüzyıllar içinden süzülüp gelen birikiminin özeti gibiydi “- Evet, diyeceğiz,” dedi ve gerekçesini ekledi: “- Eğer hayır dersek bunlar (darbeciler) gitmez, başımızda kalmaya devam ederler. Evet diyelim ki bir an evvel bırakıp gitsinler!” 

Çelişki gibi duran bakış açısına bakar mısınız? ‘Evet’ denilecek. Sonuçlar açıklandığında anayasayı oylamaya sunanlar kendilerini muzaffer sanacaklar ama aslında o ‘evet’ kendilerinin def’i için verilmekte! 

Rahmetli Mahmut amcaya; “Evet’i darbecilerin istediğini, ‘evet’ demekle onların isteğine uygun davranılmış olacağını” ifade ile “- ‘Hayır’ demek daha iyi olmaz mı?” diye sordum. 

“- Hoca,” dedi, “biz şimdi evet diyelim, bunlar bi defolup gitsinler başımızdan, sonra seçimler yapılır. Gelenler de öküz değil ya, herhalde bir çaresine bakarlar!” 

Bugün hangi strateji uzmanı, bu okuması yazması dahi olmayan Anadolu insanının stratejik değerlendirmesini yapabilir, doğrusu bilemiyorum. 

Oylama sonucunda darbe ürünü Anayasa, %91 gibi yüksek bir katılım oranı ile gerçekleşen oylamada %8,6 hayır oyuna karşılık %91,4 evet oyu ile kabul edildi. Doğal olarak darbeciler bunu “halkın kendilerine güveni ve onayının yüksekliğine” yordular. Ama otuz yıl sonra öldüklerinde cenaze törenlerinde aile üyeleri dışında kimse yoktu. Cenazeleri yuhalandı. 

Köydeki oylamaya gelirsek. Benim başkanı olduğum sandıktan sadece bir adet ‘hayır oyu’ çıktı. Gerisi tamamıyla ‘evet’ti. 

Daha sonra öğrencilerimin oylama sonucu ile ilgili değerlendirmelerini dinledim. “-Öğretmenim, Hüsne nine ‘hayır’ vermiş. Hani aklı gelip gidiyor ya, oy verirken ‘evet’ ile ‘hayır’ı karıştırmış! Bilememiş zavallı. (!)” 

Hüsne nine; köyün en yaşlısı, elli altmış yıl öncesini billur gibi anlatan, buna karşılık yarım saat önce ne yediğini, ne dediğini unutan; doksanlı yaşlarda bir ihtiyarcık. Oysa sandık başında ona ben yardım etmiş, ricası üzerine ‘evet’ oyunu onun adına, sandığa kendi ellerimle atmıştım. 

İnanıyorum ki, milletin geleceğini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. 

(Not: Bu yazı yazıldığında 2017 Anayasa oylaması henüz yapılmamıştı.)

 



379 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİYASİ AYAK 4: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR (2) - 13/12/2019
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dönemi:
SİYASİ AYAK 3: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR - 09/12/2019
15 Temmuz’u farklı adlarla tanımlayanlar var. Kimi onu bir “Darbe teşebbüsü”, kimi “Hükümete yönelik bir darbe”, kimi “Devlete karşı bir kalkışma/isyan”, kimi de “Türk Milleti’nin birliği ve bütünlüğüne yönelik iç savaş çıkartmayı amaçlayan saldırı”
SİYASİ AYAK 2: YANLIŞ ALGI, YANILGI - 06/12/2019
Toplumumuzdaki genel beklenti, eğer “siyasi ayak ortaya çıkarsa tüm karanlık noktaların aydınlanacağı ve FETÖ tehdidinin yok edilebileceği” yönündedir. Sistemli biçimde, “siyasi ayak ortaya çıkartılırsa bu hesabın artık kapanacağı” algısı yayılıyor.
SİYASİ AYAK - 28/11/2019
Son aylarda toplumumuzda ve özellikle siyasi çevrelerde bir tartışmanın süre gitmekte olduğuna tanıklık etmekteyiz.
SONUMUZ ‘KUVEYTİN İŞGALİ’NE BENZEMESİN - 10/10/2019
Yakın Tarihten Bir Kesit:
ALGILAR OLGULAR - 06/10/2019
Geçen hafta Haber Türk TV’de Fatih Altaylı’nın programına çıkan İyi Parti Genel Başkanı Sa
ÇÜRÜMÜŞLÜK -2- - 03/10/2019
(BİR ÖNCEKİ YAZIMIZIN DEVAMIDIR)
ÇÜRÜMÜŞLÜK - 29/09/2019
Diyarbakır’a 4 Haziran 1991 Salı günü mesai bitiminde ulaştık. Yerlerine atandığımız arkadaşlar henüz görevden ayrılmadıkları için vali yardımcısı konutları boşaltılmış değildi.
MAFYA BABASINA SİLAH TAŞIMA RUHSATI - 15/09/2019
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi diğer Vali Yardımcısı arkadaşım Osman Acar Sayın Vali’den bir haftalık izin alarak ayrılınca, yokluğunda onun görevleri de benim üzerime kaldı.
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716