Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam135
Toplam Ziyaret1262106
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
1982 ANAYASA REFERANDUMU
19/04/2017

 

Bundan 35 yıl önce de bu günkü gibi bir Anayasa referandumu heyecanı yaşamıştık. Ben o zaman 24 yaşında, Mülkiyeyi yeni bitirmiş; bir yandan müdür yetkili ilkokul öğretmeni olarak çalışıyor, bir yandan da yeni diplomama uygun bir geçiş yapabilmek için A grubu mesleklerin sınavlarına hazırlanıyor, bu tür meslek sınavlarının açılmasını bekliyordum. 

Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu, siyaset bilimi tahsil etmiş bir genç adamın, ülkenin geleceğini belirleyecek bir oylama konusunda fikirleri olması doğaldır. Referandumda askeri darbe sonrası hazırlanan “darbe anayasası” oylanacaktı. 

Oylama sonucu ‘evet’ oyları çok çıkarsa, darbenin lideri yedi yıl daha cumhurbaşkanı sıfatıyla başta kalacak; yaptığı darbe sebebiyle kendisinden hesap sorulamayacak; parlamenter sistemde sembolik olması gereken cumhurbaşkanlığı seçilmiş hükümetlerin üzerinde bir makam olarak pek çok konuda son sözü söyleyecek; bu haliyle neredeyse başkanlık sisteminde başkana tanınan yetkilere sahip olacaktı. Tabii ben, sistemin özü ile uyuşmayan bu düzenlemeye sıcak bakmıyordum. 

Referandumu, o günlerde ilkokul öğretmeni olarak çalıştığım Ankara ili Çamlıdere ilçesi Gökbel köyünde sandık kurulu başkanı olarak yaşadım. O günlerde, köyün öğretmeni olmam sebebiyle öğrenci velilerimin gözünde tarafsızlığımı korumaya özen gösterir, siyasi konularda tartışmaya girmez, görüş beyan edenleri dinlemekle yetinir; ya da sorarlarsa suya sabuna fazla dokunmadan düşüncelerimi aktarırdım. 

Oylama öncesi bir gün köyün muhtarı olan Hacı Mahmut İpek’e: “- Hacı amca ne yapacağız? Bu oylamada ‘evet’ mi, ‘hayır’ mı diyeceğiz?” diye sordum. Cevabı çok enteresandı. Aslında bu cevap Anadolu insanının yüzyıllar içinden süzülüp gelen birikiminin özeti gibiydi “- Evet, diyeceğiz,” dedi ve gerekçesini ekledi: “- Eğer hayır dersek bunlar (darbeciler) gitmez, başımızda kalmaya devam ederler. Evet diyelim ki bir an evvel bırakıp gitsinler!” 

Çelişki gibi duran bakış açısına bakar mısınız? ‘Evet’ denilecek. Sonuçlar açıklandığında anayasayı oylamaya sunanlar kendilerini muzaffer sanacaklar ama aslında o ‘evet’ kendilerinin def’i için verilmekte! 

Rahmetli Mahmut amcaya; “Evet’i darbecilerin istediğini, ‘evet’ demekle onların isteğine uygun davranılmış olacağını” ifade ile “- ‘Hayır’ demek daha iyi olmaz mı?” diye sordum. 

“- Hoca,” dedi, “biz şimdi evet diyelim, bunlar bi defolup gitsinler başımızdan, sonra seçimler yapılır. Gelenler de öküz değil ya, herhalde bir çaresine bakarlar!” 

Bugün hangi strateji uzmanı, bu okuması yazması dahi olmayan Anadolu insanının stratejik değerlendirmesini yapabilir, doğrusu bilemiyorum. 

Oylama sonucunda darbe ürünü Anayasa, %91 gibi yüksek bir katılım oranı ile gerçekleşen oylamada %8,6 hayır oyuna karşılık %91,4 evet oyu ile kabul edildi. Doğal olarak darbeciler bunu “halkın kendilerine güveni ve onayının yüksekliğine” yordular. Ama otuz yıl sonra öldüklerinde cenaze törenlerinde aile üyeleri dışında kimse yoktu. Cenazeleri yuhalandı. 

Köydeki oylamaya gelirsek. Benim başkanı olduğum sandıktan sadece bir adet ‘hayır oyu’ çıktı. Gerisi tamamıyla ‘evet’ti. 

Daha sonra öğrencilerimin oylama sonucu ile ilgili değerlendirmelerini dinledim. “-Öğretmenim, Hüsne nine ‘hayır’ vermiş. Hani aklı gelip gidiyor ya, oy verirken ‘evet’ ile ‘hayır’ı karıştırmış! Bilememiş zavallı. (!)” 

Hüsne nine; köyün en yaşlısı, elli altmış yıl öncesini billur gibi anlatan, buna karşılık yarım saat önce ne yediğini, ne dediğini unutan; doksanlı yaşlarda bir ihtiyarcık. Oysa sandık başında ona ben yardım etmiş, ricası üzerine ‘evet’ oyunu onun adına, sandığa kendi ellerimle atmıştım. 

İnanıyorum ki, milletin geleceğini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. 

(Not: Bu yazı yazıldığında 2017 Anayasa oylaması henüz yapılmamıştı.)

 



750 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (2) - 30/11/2021
İsmet İnönü, Atatürk’le görüş ayrılığına düştüğünden, 1 Kasım 1937 tarihinde başbakanlık görevinden alınmış ve yerine, daha önce mason locası üyesi olan Celal Bayar getirilmişti.
ATATÜRK ÖLDÜRÜLDÜ MÜ? (1) - 20/11/2021
Türk milletini, son iki yüz yılda Batılıların gözündeki “Hasta Adam” görüntüsünden kurtararak uygar bir toplum; Türk Devletini dostluğuna heves edilen, düşmanlığından çekinilen saygın bir devlet haline getiren Büyük Dahi Atatürk’ün genç denilebilece
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (5) - 18/11/2021
ÜLKEMDEN ETKİN SİYASETÇİ PORTRELERİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (4) - 16/11/2021
MENDERES DÖNEMİ: KÜÇÜK AMERİKA OLACAĞIZ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (3) - 14/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ (2)
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE (2) - 11/11/2021
İNÖNÜ DÖNEMİ: TAM BAĞIMSIZLIĞIN TERKİ
MİLLİ DEVLETTEN RANTİYE DEVLETE - 06/11/2021
BAŞLARKEN
ÖNCELİĞİMİZ KANAL İSTANBUL DEĞİL KANAL ANADOLU OLMALI - 26/08/2021
Kanal İstanbul’un gereksizliğini tartışmak yerine, - Bu konuda yeterince yayın yapılmıştır,- Kanal Anadolu’nun gerekliliğini tartışmak istiyorum bu yazımda.
BAŞKOMUTANLIK SAKARYA MEYDAN SAVAŞI - 23/08/2021
12 Eylül 1983 Viyana önlerinde bozguna uğradığımız tarih olup o günden sonra hep toprak kaybetmişizdir. 13 Eylül 1921 ise Savaşlar yenilirken Çanakkale gibi pek çok cephe çarpışmalarını kazanmamız göz ardı edilirse, 238 yıl sonra Batılı ülkeler karşı
 Devamı
AlışSatış
Dolar13.560813.6151
Euro15.374015.4356