Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam239
Toplam Ziyaret898651
HABER VİDEOLARI
Yılmaz Aydoğan
yaydogan33@gmail.com
İFTİRA ATIYOR, HAKARET EDİYORSUNUZ!
24/02/2017

Türk Ceza Kanunu 267.nci maddede tanımlanan iftira suçu, “hakkında savcılık soruşturması açılması veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesidir.” Yani, fail masum olduğunu bildiği bir kişiye suç atmaktadır. Mağdurun “hukuka aykırı bir fiil işlemediğini bildiği halde” iftira atma, iftira suçu şartları açısından en önemli olgudur.  

İftira suçunun mağduru hem kişidir hem de iftira nedeniyle soruşturma başlatan veya idari yaptırım kararı uygulayan kamu makamlarıdır. Bu nedenle iftira suçunun soruşturulması veya kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlı değildir. Savcılık suçun işlendiğini öğrendiği anda soruşturma başlatmak zorundadır. 

İftira suçu şartları arasında “suç neticesinde bir zarar meydana gelmesi” şartı da mevcut değildir. Mağdur tarafından işlenmediği bilenen hukuka aykırı bir fiilin mağdura isnat edilmesi yeterlidir. 

Basit iftira suçunun cezası, 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK md. 267/1). 

Hakaret suçu, ise Türk Ceza Kanunu 125.-131.nci maddelerinde düzenlenmiştir. Hakaret suçu iki farklı şekilde işlenebilir: 

a-) Belli somut bir durum ve olgunun isnat edilmesi suretiyle kişinin şeref ve saygınlığının zedelenmesi,

b-) Genel ve soyut nitelikteki söz ve davranışlarla kişinin değersizleştirilmesi, rencide edilmesi. 

Hakaret suçunun cezası, suçun basit veya nitelikli şekillerinden hangisinin işlendiğine göre farklılık arz eder. Basit şeklinde hakaret suçunun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suçun nitelikli hallerinde hakaret suçunun cezası, 1 yıl ile 2 yıl arasında hapistir. Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza 1/6 oranında ayrıca arttırılacaktır.

…………………………………..

 

Sorumsuz Cumhurbaşkanı’nı saymazsak, Hükümetin başı ve üyeleri, benim de içinde bulunduğum toplumun bir kesimine  “isim belirterek değil genel nitelikte” hakaret etmektedirler. Yetkili mercilerin “Hayır oyu verenleri PKK ve Fetö ile bir tutması”, toplumun yarısına açıkça hakarettir

 

Anayasa Referandumu sürecinin başlamasıyla paralel olarak iftiralar da gelmeye başlamıştır. İktidardakiler, yaptıkları anayasa değişikliğini halka anlatacakları yerde “hayır” diyenleri suçlama yoluna gidiyorlar. Doğrudan doğruya 'hayır' diyenler terörist, Fetö'cü olmakla suçlanıyor. “Hayır oyu verenler 15 Temmuz'un yanında yer alanlardır" söylemleri de iftira niteliğindedir.

 

Buradan Cumhuriyet savcılarını göreve davet etmek, referandumda oyunun rengini “hayır” olarak belirlemiş; Fetöcü de, PKK’lı da olmayan sıradan bir vatandaş olarak benim hakkımdır. İftira edenler hakkında gereğini, yani görevlerini yapmalıdırlar.

 

Yapılmak isten anayasa değişikliğinin serbestçe tartışılması, eşitlik içinde yapılması değil, karşı çıkanları lekeleme, karalama, rencide etme ve onları darbecilikle suçlamadır.

 

Sonuç olarak: Halk oylamasını bir dayatma yöntemine dönüştüremezsiniz! Hayır oyu verenler Fetö'cü ise o zaman halk oylaması neden yapılıyor?

 

Şimdi; hiç alakası, sempatisi, yakınlığı, hoş görmesi dahi yok iken; halk oylamasında yüzde 50'yi aşan oranda “hayır” çıkarsa, bu oyu veren insanlar vatan haini, Fetö'cü, darbeci mi olacak?



336 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİYASİ AYAK 3: TÜRK DEVLETİNE KARŞI KALKIŞMALAR - 09/12/2019
15 Temmuz’u farklı adlarla tanımlayanlar var. Kimi onu bir “Darbe teşebbüsü”, kimi “Hükümete yönelik bir darbe”, kimi “Devlete karşı bir kalkışma/isyan”, kimi de “Türk Milleti’nin birliği ve bütünlüğüne yönelik iç savaş çıkartmayı amaçlayan saldırı”
SİYASİ AYAK 2: YANLIŞ ALGI, YANILGI - 06/12/2019
Toplumumuzdaki genel beklenti, eğer “siyasi ayak ortaya çıkarsa tüm karanlık noktaların aydınlanacağı ve FETÖ tehdidinin yok edilebileceği” yönündedir. Sistemli biçimde, “siyasi ayak ortaya çıkartılırsa bu hesabın artık kapanacağı” algısı yayılıyor.
SİYASİ AYAK - 28/11/2019
Son aylarda toplumumuzda ve özellikle siyasi çevrelerde bir tartışmanın süre gitmekte olduğuna tanıklık etmekteyiz.
SONUMUZ ‘KUVEYTİN İŞGALİ’NE BENZEMESİN - 10/10/2019
Yakın Tarihten Bir Kesit:
ALGILAR OLGULAR - 06/10/2019
Geçen hafta Haber Türk TV’de Fatih Altaylı’nın programına çıkan İyi Parti Genel Başkanı Sa
ÇÜRÜMÜŞLÜK -2- - 03/10/2019
(BİR ÖNCEKİ YAZIMIZIN DEVAMIDIR)
ÇÜRÜMÜŞLÜK - 29/09/2019
Diyarbakır’a 4 Haziran 1991 Salı günü mesai bitiminde ulaştık. Yerlerine atandığımız arkadaşlar henüz görevden ayrılmadıkları için vali yardımcısı konutları boşaltılmış değildi.
MAFYA BABASINA SİLAH TAŞIMA RUHSATI - 15/09/2019
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi diğer Vali Yardımcısı arkadaşım Osman Acar Sayın Vali’den bir haftalık izin alarak ayrılınca, yokluğunda onun görevleri de benim üzerime kaldı.
DÜN-BUGÜN-YARIN - 18/08/2019
Son günlerde İyi Parti Başkanlık Divanı üyeleri Sayın Hasan Seğmen ve Sayın Salim Ensarioğlu üzerinden bir psikolojik baskı uygulanıyor İyi Partililere. Bazı arkadaşlarımız ani tepkiler
 Devamı
AlışSatış
Dolar5.79415.8173
Euro6.42226.4479