Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam354
Toplam Ziyaret1332818
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
SANDIK YORGUNU BİR TOPLUM OLDUK
02/03/2017

 

 

Demokrasilerde halkın oyuna başvurmak, olmazsa olmaz bir haktır. Halkoyu ya da seçimler ile toplumlar, temsili olarak yasamaya ve yürütmeye dâhil olmakta,  tek tek yurttaşlar olarak hak ve görevlerini bu şekilde belirlemektedirler.

 

Dünyanın bütün ülkelerinde olmasa bile birçok ülkede seçimler yapılmaktadır. Halk, sandığa gitmektedir. Ancak sandığa gitmek demek, halkın iradesinin tam olarak tecelli etmesi demek değildir. 

 

Bazı ülkelerde seçimlerin sonucu önceden belirlenmektedir. Halk, açık veya örtülü bir şekilde baskı altında sandığa gider. Bu ülkelerde iktidarda olanlar %80-%90 oranlarında oy alarak dünyaya ve halka güven tazelediklerini ilan ederler. Bazı ülkelerde seçimler, tam bir serbestlik ve özgürlük ortamında yapılır. Böyle ülkelerde iktidarda olanlar, %50-%60 oranlarında halkın desteğini alırlar veya %50- %60 oranlarında destek kaybederek yerlerini muhalefete bırakmak olgunluğunu gösterirler. Bu tür ülkelerde demokratik anlayış tam yerleşmiş olduğundan iktidara gelenler “küçük dağları ben yarattım” anlayışında olmazlar, kaybedenler de “halkın kendilerinin kıymetini bilmediğini, giderlerse ülkenin batacağını” ima ve iddia etmezler. Kim gelirse gelsin, devletin kurumları rutin bir şekilde işlemeye devam eder, kişiler değil kurumlar kutsaldır.

 

Türk Milleti olarak bizler de 16 Nisan 2017 günü bir kez daha sandığa gideceğiz. Ama bu defa yasama ve yürütmenin mevcut kurumsal niteliğiyle devam etmesinin ötesinde bir rejim değişikliğinin olup olmayacağını tescil etmek için sandığa gideceğiz. 

 

 Son yıllarda sık sık sandığa gittik seçmenler olarak. Yerel ve genel seçimler olmak üzere… 1999 yılından 2017 yılına kadar kaç kez sandığa gitmişiz? Kaç seçim geçirmişiz? Bunu düşündüm.

 

18 Nisan 1999 Seçimlerinde yerel ve genel seçimler birlikte yapıldı. Yerel seçimler 5 yılda bir yapılırken genel seçimler de 5 yılda bir yapılmaktaydı. Normal olarak 2004 yılında yapılması gereken genel seçimler, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin koalisyon ortaklarına ve partinin yetkili kuruluşlarına danışmadan neden ve niçin gerek duyulduğu anlaşılmadan yaptığı ani bir çıkış ile 3 Kasım 2002 tarihinde yapıldı. Koalisyon ortakları olan MHP, DSP ve ANAP sandığa gömülürken muhalefette bulunan DYP ve FP de sandıktan çıkamadı. 1999 Seçimlerinde baraja takılan CHP ve yeni kurulan AKP Meclise girdiler. AKP tek başına iktidar oldu.

2004 de yerel seçimler yapıldı ve AKP, bu seçimde de ezici bir çoğunlukla neredeyse bütün şehirlerde belediyeleri kazandı. 2007 de genel seçimler yapıldı ve bu arada Genel seçimlerin 4 yılda bir yapılmasına karar verildi. 2009 da yapılan yerel seçimlerin ardından 2011 yılında Milletvekilliği seçimleri için yine sandığa gidildi. 

 

Ancak Milletvekilliği seçimlerinden önce 12 Eylül 2010 tarihinde Anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi doğrultusunda Halkoylamasına gidildi. 29 Mart 2014 de yerel seçimler için sandığa giden halkımız, 10 Ağustos 2014 tarihinde de 12. Cumhurbaşkanını seçmek üzere bir daha sandık başındaydı.  

 

2015 yılı Türk halkı için tam bir seçimler yılı oldu. 7 Haziranda genel seçimler için sandık başına giden halkımız, AKP nin 400 Milletvekili hayalini suya düşürdü ve Türkiye için yeni bir dönem ve anlayışın kapısını açtı. AKP, 258 Milletvekili kazanarak tek başına iktidar olma çoğunluğunu elde edemedi. %60 çoğunluğa sahip muhalefetin ülkeyi yönetebileceği gerçeği ortada iken yine Devlet Bahçeli, kimseye danışmadan seçim gecesi yine bir ani çıkış yaptı. Koalisyon ihtimalini doğmadan öldürdü. 

 

Bu çıkışı kendi lehine çevirmek isteyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da seçim sabahı ilk mesajını verdi ve seçimlerin tekrarını istedi. Seçimin tekrarının rayları döşenmeye başlandı. Geçici bir seçim hükümeti kuruldu. Muhalefet, aralarında anlaşıp bir TBMM Başkanı seçemedi ve Meclis Başkanını AKP’den seçtirerek seçimin tekrarı yaylarının biraz daha döşenmesine fırsat verdi.

 

Bu arada CHP ile AKP sonucu alınamayan uzun görüşmeler yaparak 45 içerisinde bir hükümet kurulamadı veya kurdurulmadı. “Seçimlerden sonra 45 içerisinde yeni bir hükümet kurulamaz ise, Cumhurbaşkanı Meclis Başkanına danışarak ülkeyi yeniden seçime götürebilir” yasa hükmü doğrultusunda 1 Kasım 2015 tarihinde bir daha sandık geldi önümüze. Ve seçimin tekrarı, AKP’nin iktidarının tekrarı haline dönüştü.

 

Şimdi de 16 Nisanda sandık başında olacağız. Saymadım, 1999 dan beri kaç kere sandığa gidiyoruz, gitmişiz. Anlayacağınız toplum olarak sandık yorgunu olduk. Sadece bizler yorulsak neyse, ülkenin kaynakları yoruldu… Verdiğimiz vergiler, kalkınmaya, refaha değil, sandıklara kağıt, mürekkep ve afiş olarak gömüldü. Seçim meydanlarında zamanımızı ve ülkemizin kaynaklarını harcayarak ülkeye çok şeyler kaybettiriyoruz. Hem de tek bir kişinin hırsı uğruna...

 

Öyle tahmin ediyorum ki, 16 Nisanda sandıklardan “Hayır”da çıksa, “Evet”de çıksa 2019 yılındaki normal seçim takvimine kalmadan en kısa zamanda bir daha sandığa gideceğiz. Çünkü bu referandum, bir büyük kaosun habercisidir. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir dedikleri gibi…

 

Demem o ki, sandık yorgunluğumuz devam edecek.

 



576 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
“İTİRAZIM VAR” HER TÜRLÜ YANLIŞA… - 10/05/2022
Çok değerli hemşehrilerim
“ ŞEHRİMİZİN LOGOSUNA DOKUNMA!” - 09/04/2022
Bayraklar, devletlerin varlığını ve bağımsızlığını söz ile değil resim ile gösteren simgelerdir.
YİNE TARİH, TEKERRÜR EDECEK Mİ? - 23/03/2022
ım 2002 tarihinde Genel Seçimlere giderken Fazilet Partisinden ayrılan bir grup Milletvekili AKP Grubu oluşturup seçimlere katılmıştı.
AYTAÇ DURAK’IN YENİ KİTABI - 11/03/2022
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına beş dönem seçilen ancak seçildiği beşinci dönemde tam dört yıl, iki aylık sürelerle “inceleme” gerekçesiyle görevden alınarak başkanlık yapması engellenen Aytaç Durak, siyasetten ve hizmetten uzak kalıyor ama bo
MİLLET İTTİFAKININ ADAYI KİM OLMALI? - 25/02/2022
İlkbaharın gelişini müjdeleyen cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi gibi Türkiye’nin gündemine de seçim (erken veya zamanında) düştü. Bu gündem, artık değişmez ve tartışma ancak seçimle son bulur.
YETMİŞSEKİZ KUŞAĞININ HİKAYESİ - 11/09/2021
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne kadar toplumu etkileyen ve toplumda derin izler bırakan birçok olay veya olgu yaşanmıştır: Devrimler, darbeler, depremler, isyanlar, suikastlar ve gençlik hareketleri gibi.
BU DAĞLAR SİZDE KALSIN ŞİİRİME DAİR DÜŞÜNCELERİM - 19/05/2021
1970 yıllarında ve 80 li yıllarda Karaisalı köylerinden Adana şehrine doğru bir içgöç başlamıştı. Bu göçün başlıca Sebepleri olarak şunları kayda geçebilirim:
KORONAVİRÜS GÜNLERİNDE ŞİİR – 3 - 16/05/2020
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’mizde de olağanüstü durum devam ediyor. Virüs, toplumsal hayatımızı ve ekonomik vaziyetimizi çok kötü etkilemektedir. Buna bir süre daha katlanmamız gerekecektir ama işte o süre ne zaman bitecek belli değildir.
 Devamı
AlışSatış
Dolar17.928518.0003
Euro18.311018.3843