Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam328
Toplam Ziyaret1708783
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
BUNDAN SONRA NE OLUR?
01/06/2023

 


        28 Mayısta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan, 12. Cumhurbaşkanı olarak yeniden seçilmiştir. 13. Cumhurbaşkanı olarak nitelendirmek gerçeklerle bağdaşmaz.  Eğer kuruluştan bugüne bir sıralama yapılacaksa, Recep Tayyip Erdoğan’ı 13. değil, seçilen 14. Cumhurbaşkanı olarak nitelendirmek gerekir. Bu seçimde Recep Tayyip Erdoğan 3. defa Cumhurbaşkanı seçildi. Yani 12. Cumhurbaşkanı olarak üç defa seçime katıldı ve seçildi.


        Üç kez seçilmesi,  12. Cumhurbaşkanı olması sıfatını değiştirmez. Örneğin Celal Bayar, demokrasi tarihimizde seçilen üçüncü Cumhurbaşkanıdır. 1950 den sonra yapılan bütün seçimlerde Cumhurbaşkanı olmuştur ama üçüncü Cumhurbaşkanı olarak anılmıştır. Buradan hareketle Recep Tayyip Erdoğan da, 12. Cumhurbaşkanımızdır ve öyle ifade edilmesi gerekir. Eğer seçimi, Kemal Kılıçdaroğlu kazanmış olsaydı evet 13. Cumhurbaşkanı olarak anılacaktı.


        Yapılan seçimlerde her iki aday da birbirlerine yakın oy aldılar. Dolayısıyla ülkemiz insanlarının yarısı sanki bir savaş kazanılmışçasına haddinden fazla sevinirken, yarısı derin bir üzüntü ve hayal kırklığı yaşamıştır.


        Ortada bir zafer yok, sadece bir miktar oy farkı vardır ki, zaten sevinenlerin iktidarı, bu ülkede 21 yıldır söz sahibidir. Yani yeni bir siyasi kadro, işbaşına gelmiş değildir. Mevcut siyasi iktidara bir beş yıllık vize daha verilmiştir. Ya da bir beş yıllık bir kredi daha açılmıştır.


        Ayrıca daha üç ay önce yaşanan ve “asrın felaketi” olarak adlandırılan ve ardı ardına gelen iki büyük depremin getirdiği yaralar, henüz sarılamamışken, yakınlarını kaybedenlerin yürek acıları derinden devam ederken böylesine çılgınca kutlamalar, toplumun bir kesimince hiç de hoş karşılanmadı, sesli- sessiz tepkilere neden olmuştur, olmaktadır.


        Evet, yeni bir seçim sonucunda Cumhurbaşkanı değişmemiştir ama Meclis aritmetiğinde değişiklikler olmuştur,  ittifaklar çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde farklı anlayış ve siyasi görüşler yer almıştır. Örneğin bu partilerden birisi, Taliban’ın Türkiye Şubesi gibi. Bu dönem Mecliste , Meclisin itibarını zedeleyecek çok şeylere tanık olacağız anlaşılan. Gerçi bu sistemde söz sahibi tek adam olmakta ve parlamento işlevsiz kalmaktadır ama olsun.


        Yazımızın başlığında sorduğumuz soruya cevap aramadan önce muhalefetin bu seçimde de kaybetmesine dair bir kaç cümle ile düşüncelerimi ifade etmek isterim.


        14 Mayıs ve 28 Mayıs tarihlerinde yapılan her iki seçim de ”elini vicdanına koyan” herkesin kabul edeceği gibi adil ve eşit koşullarda gerçekleşmemiştir. Bir tarafta Devletin bütün imkanları kullanılmış, medya bir tarafın emrine verilmiş ve kumpas ve iftiralara başvurulmuş ve bir tarafta da muhalefeti oluşturan siyasi oluşumlar kendi kıt olanaklarıyla yarışa katılmış ve bu siyasi tablo meydana getirilmiştir.


        Oysa Adalet ve Kalkınma Partisinin 21 yıllık iktidarında, muhalefet konjenktürel olarak hiç bu kadar kazanmaya yakın olmamıştı. Ancak Anayasanın 101. Maddesine göre Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığına karşı çıkmayarak Anayasanın çiğnenmesine yardım ve yataklık yaparak suç işlenmesine muhalefet olarak ortak olmuşlardır. Yani seçimi 14 veya 28 Mayısta değil, seçim kararının açıklandığı 10 Mart günü eyleme geçmeyerek yenilgiyi zımnen kabul etmişlerdir.


        Soru şudur: Bundan sonra Türkiye’de ne olur?


        Kâhin değilim ve yıldızlara bakarak geleceği okuyamam ama ilk oyumu kullandığım 1977 seçimlerinden beri siyasi iklimi takip eder, kendimce tahlil eder ve doğru veya yanlış teşhislerde bulunurum.


        Bu bağlamda edindiğim tecrübelere dayanarak  “ perşembenin gelişi çarşambadan belli olur” özlü sözünün doğrultusunda gelecek zaman dilimlerinde nelerin olabileceğini tahmin edebiliyorum.


1.  Uygulanmakta olan Cumhurbaşkanlığı sisteminde eskiye dair birçok şeyin değiştirildiğini veya kaldırıldığını görmekteyiz. Buna siyaset kurumları, bürokrasi ve halkımız “kurbağa pişirme” yöntemiyle alışmış durumda. Buradan hareketle Cumhurbaşkanı yeni kabineyi açıklarken çok büyük olasılıkla Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayısı birden fazla olacaktır.. Bu yardımcılardan birisi de yine çok büyük ihtimalle (veliaht olarak hazırlanmak üzere)  Bilal Erdoğan olacaktır. Zaten hiçbir sıfatı yok iken valiler, kaymakamlar ve bir kısım bürokratlar tarafından protokol ile karşılanıyordu. Şimdi kırmızı plaka ve taşıdığı sıfat ile olağanüstü şekilde karşılanacaktır.

 

2.  Önümüzdeki aylarda veya yıllarda 2. Murat’ın oğlu 2. Mehmet’i tahta çıkardığı gibi veya Azerbaycan’da Haydar Aliyev’in yerine  oğlu İlham Aliyev’in veya Suriye’de Hafız Esat’ın yerine Beşar Esat’ın geçmesi gibi bizde de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sağlığında “sağlık nedenleri” ile Bilal’i yerine atayabilir. Buna bugünkü sistem müsaade etmektedir. Kimsenin de yasal olarak itiraz etme hakkı yoktur.

 

3.  Sığınmacı veya göçmenlerin ülkemize gelmelerine engel olunmayacağı için daha çok yabancı gelecek ve demografik yapımız çok daha Türklerin aleyhine bozulacaktır. Çünkü Cumhurbaşkanı “ Biz göndermeyeceğiz” diyor. Gide gide gelenek-görenek ve törelerimiz dejenere olacaktır. Türk Vatandaşlığı verilenlere ayrıcalık sağlanacak, eşitlik ve kardeşlik bağlarımız böylece zaman içerisinde zayıflayacaktır.

 

4.  Konut veya taşınmaz mal edinenlere de vatandaşlık verileceği için emlak piyasasında çok büyük haksızlık ve kaoslar yaşanacak, konut fiyatları çok yükselecek ve buna bağlı olarak kira artışları da devasa boyutlara ulaşacaktır. Halkımızın mülk edinme hayalleri suya düşecektir.

 

5.  Gelen göçmenler veya vatandaşlık hakkı verilen yabancılar, belli il veya ilçelere yerleşerek şehrin demografik yapısını değiştirecekler ve yapılan seçimlerde Muhtarlık, Belediye Meclis Üyeliği,  Belediye Başkanlığı gibi mevki ve unvanlara seçim ile gelerek işgal edeceklerdir. Bugünden baktığımızda Hatay’da ve Kilis’te gelecek yıllarda yaşanabilecekleri tahmin etmek zor değildir.

 

6.  Türk-Rus Ortaklığı ile inşa edilmekte olan Akkuyu Nükleer Santrali, belki de bütün üniteleri üretime geçmeden bile önümüzdeki süreçte Rusların mülkiyetine geçecektir.

 

7.  Keza Botaş da şu andaki mevcut borçlarımız ve ileride birikecek olan borçlarımıza karşılık Ruslara verilecektir.

 

8.  Ege Denizindeki 18 adamız halen işgal altındadır. Bugüne kadar bu konuda Yunanistan ile aramızda terk edilmesi veya iade edilmesi noktasında hiçbir görüşme ve müzakere yapılmamıştır. Bu konu da zaman içerisinde unutularak gündemimizden düşecektir.

 

9.  “Demokrasi, amaç değil araçtır, trenden istediğimiz istasyonda ineriz” diyen bir anlayış, 21 yıldır bu ülkeyi yönetmektedir. Hangi istasyonda, ne zaman inileceğine dair mutlaka bir gizli ajandaları ve uygulama stratejileri vardır. Önümüzdeki günlerde, aylarda veya yıllarda çok büyük radikal değişikliklere yaşayanlar tanık olacaktır. Bu radikal dönüşüm hamlelerini destekleyecek Hüdapar ve Yenden Refah Partisi gibi partiler, Parlamentoya öyle veya böyle girmişlerdir, potansiyel olarak hazırdırlar.

 

        Türkiyemiz’de demokrasi, çağdaş ve evrensel değerler bağlamında bir türlü ilerleyemedi ve ilerleme geriye doğru Orttadoğulu anlayış ve yöntemlere doğru evirilmektedir. Benim görebildiğim ve sezebildiğim bazı hususları buradan paylaşmaya çalıştım.


        Bunlar, benim geleceğe dair öngörülerim. Umarım yanılıyorumdur. Umarım bunlar, öngörü değil, “körgörüdür” Ve bütün içtenliğimle beyan ediyorum ki, yanılan ben olurum. İnşallah ülkemiz adına taşıdığım kuşkular gerçekleşmez.

 



277 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BÜYÜKŞEHİRLERDE MUHTARLIK KALDIRILMALI - 04/04/2024
BÜYÜKŞEHİRLERDE MUHTARLIK KALDIRILMALI
ELLİ YIL ÖNCESİNDEN BİR HATIRLAMA - 03/12/2023
ELLİ YIL ÖNCESİNDEN BİR HATIRLAMA
CHP KURULTAYINDA DEMOKRASİ SINAVI.. - 06/11/2023
CHP KURULTAYINDA DEMOKRASİ SINAVI..
TÜRKLÜK BİLİNCİNİ KORUMAK (12 Eylül yıldönümünde) - 13/09/2023
TÜRKLÜK BİLİNCİNİ KORUMAK (12 Eylül yıldönümünde)
ÇECELİ DEĞİL KARAİSALI - 12/08/2023
ÇECELİ DEĞİL KARAİSALI
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKÂYESİ – 2 - 07/05/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKÂYESİ – 2
DEPREM GERÇEĞİ VE SORUMLULUKLARIMIZ - 16/02/2023
DEPREM GERÇEĞİ VE SORUMLULUKLARIMIZ
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ - 04/01/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ
SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
 Devamı
AlışSatış
Dolar32.164932.2938
Euro34.893535.0333