Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam83
Toplam Ziyaret1705357
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
SAYIN KAYMAKAMDAN ÖZÜR DİLİYORUM
26/04/2012

25 Nisan Çarşamba akşamı Karaisalılılar Derneğinin olağan kongresine katıldım. Gündemin “Dilek ve Temenniler” bölümünde konuşma yapmak üzere Divandan izin istedim.

Divan Başkanı söz verdi ve ben şair olmaya çalıştığımı, şiir yazdığımı, şairlerin duygusal olduğunu, vefa ve sadakate inandıklarını söyleyerek asıl konuya gidim.

Öncelikle iki yıl önceki kongrede “bugüne kadar Dernekte başkanlık yapan hemşerilerimizin görev sırasına göre resimlerinin asılmasını ve resim altlarına kısaca özgeçmişlerinin yazılmasını” istemiştim. Bunun bizim için bir vefa borcu olmasını belirtmiştim.

Fakat bugüne kadar bunun yapılmadığını gördüğümü ve bunun yanlışlığını dile getirdim. Vefalı olmamız gerektiğinin altını çizdim.

Daha sonra ikinci madde olarak 23 Nisan 1920 de toplanan TBMM de Adana’nın 5 Milletvekili ile temsil edildiğini ve 2 sinin Karaisalı’dan (Mehmet Hamdi İZGİ ve Abdullah Faik ÇOPUROĞLU) olduklarını ifade ettim. Ama ne acıdır ki, bu 2 güzide insanın Karaisalı’da esamelerinin okunmadığını, bir caddede, bir sokakta, bir meydanda, bir mahallede veya bir okulda isimlerinin bulunmadığını söyledim. Daha önce birkaç kez bu konuyu Belediye Başkanlarımızın ve İlçemiz Kaymakamlarının huzurlarında dile getirdiğimi ifade ettim ve toplantıda bulunan Kaymakam Beyden hassetsen bir daha talepte bulundum. Bu iki ismin Karaisalı’da yaşatılmasının gereğinden bahisle onlara olan vefa borcumuzu böylece belki bir nebze ödeyebileceğimizi ifade ettim.

Son olarak da İlçemizde Sayın Kaymakam Hidayet SARI Beyin öncülüğünde ve gayretiyle kurulan “Karaisalı Platformu”ndan bahsettim.

Söz alırken bu platformdan söz etmeyi zihnimde tasarlamıştım. Platform oluşturmanın çok doğru olduğunu ama mademki bu platform bir Sivil Toplum Kuruluşudur, o zaman başında Devletin Kaymakamının bulunmamasının doğru olacağını, platformun tamamen sivil kişilerden olması, bağımsız olarak proje üretmesini ve bu projelerin uygulanmak üzere Kaymakamlık makamına sunulması, uygulanabilirliğine göre bu projelerin hayata geçirilmesi Devletin imkanları çerçevesinde olmasının daha faydalı olacağını söylemeyi düşünüyordum.

Ama işte canlı yayın mı diyelim, irticalen konuşma mı diyelim söylemek istediklerimi tam izah edemeden “ Devletin Sayın Kaymakamının bu platformun başında olmaması gerektiğini savundum ve savunmamın altını doldurmadan konuşmamı bitirdim.

Keşke neden böyle düşündüğümü, Sivil Toplum Kuruluşlarının bağımsız çalışmasının evrensel bir kural olduğunu daha detaylı olarak izah edebilmiş olsaydım. Sanırım nutkum tutuldu ve sözlerimi bitirdim. Bu konuşmam sanki Kaymakam Beyi hedef alıyormuş gibi algılandı Kaymakam Bey ve Divan Başkanlığı tarafından…

Asla böyle bir düşüncem olamaz ve olmadı da… Ben Devletime 26 yıl hizmet etmiş bir emekli bürokratım. Orada bulunan herkes kadar belki daha fazla Devletime saygılıyım ve “Devlet-i Ebed Müddet” anlayışına sahip ama demokrasiye de o denli inanan bir Türk yurttaşıyım. Kaymakam Bey de orada Devletimi temsil ettiğine göre, bir saygısızlık yapmam benden asla tezahür etmez.

Sayın Kaymakamımdan çok çok özür diliyorum. Genç bir yöneticimizin beni yanlış anlaması veya sözlerimin maksadını aşan bir şekilde algılanması, gerçekten beni de çok üzmüştür. Hemen kendimi toparladım ve Divandan söz isteyerek “tekrar tekrar “ özür diledim. Özür dilemek bir erdemliliktir. Kaldı ki, kimseye sataşmadım, kimseyi hedef almadım. Sadece düşüncelerimi ifade ettim. İlk konuşmayı yapan İl Genel Meclisi Üyesi Sayın Veysel Güngör’ün ifade ettiği doğrultuda “Konuşan bir Karaisalılı” olarak görüşlerimi beyan ettim.

Keşke İlçemiz Kaymakamı benim bu görüşüme katılmadığını veya kendince yanlış düşündüğümü söz alarak söyleseydi. O zaman ben de cevap hakkımı kullanır, konuyu hangi maksatla dile getirdiğimi, evrensel anlayışın neleri gerektirdiğini izah ederdim. Belki düşüncemi birlikte paylaşma imkanı doğar ve ortak bir noktada buluşurduk.

Kaymakam Beyin yanlışsam yanlışımı düzeltmem konusunda bana cevap vereceğini bekledim ama kendileri cevap vermediler. Yine aynı şeyleri söylüyorum: Bir Sivil Toplum Kuruluşunun Kongresindeyiz. Burada herkes konuşabilmeli. Fikrini söyleyebilmeli. İlgilisi de cevap hakkını kullanıp, yanlış varsa düzeltilmesini sağlamalıdır.

Ama bu orada öyle olmadı. Ve ben de Genç bir Kaymakamı üzmüş pozisyonuna düştüm. Asla böyle olmasını istemezdim.

Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Yüce Atatürk, Türk Gençliğine sonsuz güvenmektedir ve ben de aynı düşünce ile gençlerimizin memleketimizin meselelerini çözeceklerine inanıyorum.

Buradan bir kez daha genç Kaymakamımızdan özür diliyorum. İlçemiz ve Ülkemiz adına yapacağı çalışmalarda başarılı olmasını tüm samimiyetimle ifade etmek istediğimi beyan ediyorum.

Emekli bir Devlet Memuru olarak hayatımı idame ettirmekteyim ve hiç kimseden makam veya mevki talebim olmamıştır. Bir beklentim de yoktur. Sadece medeni cesaretimi kullanarak yanlış olduğunu düşündüğüm bir konuda görüşlerimi ifade ettim. Yaptığım iş, İlçeme ve Ülkeme hizmet anlamında katkı sunmaktır.

Karaisalı Kamuoyuna saygıyla arz ederim.



1805 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BÜYÜKŞEHİRLERDE MUHTARLIK KALDIRILMALI - 04/04/2024
BÜYÜKŞEHİRLERDE MUHTARLIK KALDIRILMALI
ELLİ YIL ÖNCESİNDEN BİR HATIRLAMA - 03/12/2023
ELLİ YIL ÖNCESİNDEN BİR HATIRLAMA
CHP KURULTAYINDA DEMOKRASİ SINAVI.. - 06/11/2023
CHP KURULTAYINDA DEMOKRASİ SINAVI..
TÜRKLÜK BİLİNCİNİ KORUMAK (12 Eylül yıldönümünde) - 13/09/2023
TÜRKLÜK BİLİNCİNİ KORUMAK (12 Eylül yıldönümünde)
ÇECELİ DEĞİL KARAİSALI - 12/08/2023
ÇECELİ DEĞİL KARAİSALI
BUNDAN SONRA NE OLUR? - 01/06/2023
BUNDAN SONRA NE OLUR?
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKÂYESİ – 2 - 07/05/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKÂYESİ – 2
DEPREM GERÇEĞİ VE SORUMLULUKLARIMIZ - 16/02/2023
DEPREM GERÇEĞİ VE SORUMLULUKLARIMIZ
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ - 04/01/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ
 Devamı
AlışSatış
Dolar32.098532.2271
Euro34.815134.9546