Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam168
Toplam Ziyaret1313830
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NE TEŞEKKÜR
28/12/2017

Bir yerel internet gazetesinde “Adana’da Arapça tabelalar söküldü” başlıklı bir haber okudum. Ve habere “Büyükşehir Belediyesinin bu konularda geç kaldığını ama yine de gereğini yaptığı için bu kentte yaşayan bit yurttaş olarak teşekkür ettiğime dair yorumda bulundum…

Türk Dili açısından çok önemli olan ancak, gerekli titizliğin gösterilmediği bu konuda, halkımız nezdinde bir karşılık bulur düşüncesiyle geçtiğimiz aylarda Toros Yörükleri Derneği Başkanı sıfatıyla “Çukurova Yörük Türkmen Dernekleri Federasyonu” adına hazırlamış olduğum dosyayı bir kez de buradan okuyucularımız ile paylaşmak istiyorum.

Umarım toplumda düşüncemiz karşılık bulur. Saygılarımla. 


Değerli Başkan,

Değerli Meclis Üyeleri,

          Adana’da  topluma hizmet gayesiyle kurulmuş olan ve  Milli Duruş Düşüncesine sahip Sivil Toplum Kuruluşlarını temsilen aşağıda adları ve imzaları bulunan başkanlar olarak böyle bir rapor hazırlayarak sizlerin bilgi ve ilgisine sunmaktaki amacımız;

          Görev ve sorumluluk alanınızda bulunan bulvar, cadde ve sokaklardaki işyerlerine asılan tabela ve yazılara dikkat çekmektir.

          Söz konusu tabelaların büyük çoğunluğunda yer alan yabancı isim ve unvanlar, neredeyse bir başka ülkenin kentinin sokaklarındaymışız hissi vermektedir. Bu durum, dilimizin kirlenmesine kent insanlarının Türkçe konusunda duyarsızlaşmasına sebep olmaktadır.

          Bilindiği gibi dil, bir iletişim aracıdır. Duygu, düşünce ve istekler dil ile anlatılır. İnsanın geçmişini öğrenmesinde, bugününü yaşamasında, geleceğine yön vermesinde, kişiliğini kazanmasında, aynı dili konuşan diğer insanlarla anlaşıp kaynaşmasında;

          Toplumları Millet olarak ayakta tutan, onun varlığını ve devamını sağlayan, bir millete mensup olma hazzını veren ve insanları birbirine yaklaştırarak kaderde ve kıvançta birlikte yaşama konusunda dilin Millet hayatında çok büyük önemi vardır.

Öyle ki, Milletin varlığı, dilin varlığı ile mümkündür.  Çünkü Millet olmanın birinci şartı, aynı dili konuşmaktır. Miili varlığın korunmasıyla dilin korunması arasında çok sıkı bir bağ vardır.

Dil, Milletin ortak kültürüyle yol alarak varlığını devam ettirir. Milli birliği ve beraberliği dil sağlar.

Dilimiz Türkçeyi güzel konuşmak, konuşarak geliştirmek, yabancı dillerin etkisinden uzak tutmak; tek tek bireylerin vicdani görevleri olduğu kadar Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, Yerel Yönetim kademelerinin de öncelikli ve ihmal edilemez görevlerindendir.

Yönetim Organlarımıza bu husustaki hassasiyetimizi, görev ve sorumluluklarını hatırlatırken dayandığımız yasal ve tarihi gerçekleri de bu meyanda maddeler halinde sıralamak isteriz.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3. Maddesinin ikinci fıkrasında “ Devletin resmi dili Türkçedir”

Yine Anayasanın 42. Maddesinde “…….Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dili olarak okutulamaz, öğretilemez….. “

Karamanoğlu Mehmet Bey, 1277 Tarihinde yayınladığı ferman ile “ Bugünden sonra hiç kimse; divanda, dergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil konuşmayacaktır.” Diyerek halkını uyarmıştır.

Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Milletini çağdaş uygarlık  seviyesinin üzerine çıkarabilmek amacıyla yaptığı çalışmalarda Türkçemiz ve Dilimiz konusunda da yönlendirici hedefler göstermiştir. Bunlardan bazılarını kısa kısa hatırlatmak isteriz: 

Ülkesinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdlr.  2 Eylül 1930

Türk Dilinin kendi benliğine , aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için bütün Devlet teşkilatımızın dikkatli, alakalı olmasını isteriz. 1 Kasım 1932

Türk demek, dil demektir. Milliyetin en belirgin vasıflarından birİ dildir. Türk Milletindenim diyen insan, herşeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.  17 Şubat 1931

Türkçe konuşmayan bir insan, Türk Kültürüne, Türk Topluluğuna bağlılığını iddia ederse, buna inanmak doğru olmaz.   1930

Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili, dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır.

“Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır” uyarısı, emri, talimatı dünden bugüne hepimizin bireysel ve ulusal görevidir.

Bu meyanda Belediyeler olarak sizlere çok büyük sorumluluk ve görev düşmektedir. Milli duruş düşüncesinde olan Sivil Toplum Kuruluşları olarak Belediyelerimize çağrıda bulunuyoruz.

Öncelikle Reklam ve Tabela Vergisini ödemek üzere gelen mükelleflere eğer işyerinin adı yabancı ise, değiştirmesi için telkin ve tavsiyede bulunulmalıdır. Türkçemizin kullanılmasının önemi ve yabancı isimlerin giderek kimliğimizi kaybetmemize sebep olabileceği anlatılmalıdır.

Bundan sonra işyeri açmak için “İşyeri Açma Ruhsatı” talebinde bulunan esnaf ve işyeri sahiplerine işyerinin adının Türkçe isimlerden seçilmesi hatırlatılmalı, görevli personel tarafından işyerinin kontrolü yapılmalı, eğer talep yerine getirilmiş ise, işyerinin fotoğrafı çekilerek dosyaya konulmalı, aksi halde kendilerine ek süre vererek eksikliğin giderilmesi istenmelidir.

Uluslar arası markalar, elbette bu uygulamaya dahil edilmemelidir.

Mevzuatta bu hususlarda eksiklik, noksanlık varsa Belediye Meclislerinde konu, müzakere edilerek yasal bir zemine oturtulmalıdır.

Her şeyden önemlisi, insanlarımızı Türkçe adlar konusunda motive ederek Türkçemizin yabancı isimlerin işgalinden kurtarma yolu tercih edilmelidir.

Kesilecek cezalar, inatlaşmayı ve sürüncemede bırakmayı kişilerin gündemine getireceğinden bundan kaçınılmalıdır.

Her Belediye Başkanlığı kendi görev sahasındaki bir sokak veya caddeyi pilot bölge seçerek ve esnaflarla dayanışmaya girerek “Türkçe İsim Koyma” kampanyası başlatabilir. Diğer sokak ve caddelere örnek olacak etkinlikler yapabilirler.

         


 



391 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
“İTİRAZIM VAR” HER TÜRLÜ YANLIŞA… - 10/05/2022
Çok değerli hemşehrilerim
“ ŞEHRİMİZİN LOGOSUNA DOKUNMA!” - 09/04/2022
Bayraklar, devletlerin varlığını ve bağımsızlığını söz ile değil resim ile gösteren simgelerdir.
YİNE TARİH, TEKERRÜR EDECEK Mİ? - 23/03/2022
ım 2002 tarihinde Genel Seçimlere giderken Fazilet Partisinden ayrılan bir grup Milletvekili AKP Grubu oluşturup seçimlere katılmıştı.
AYTAÇ DURAK’IN YENİ KİTABI - 11/03/2022
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına beş dönem seçilen ancak seçildiği beşinci dönemde tam dört yıl, iki aylık sürelerle “inceleme” gerekçesiyle görevden alınarak başkanlık yapması engellenen Aytaç Durak, siyasetten ve hizmetten uzak kalıyor ama bo
MİLLET İTTİFAKININ ADAYI KİM OLMALI? - 25/02/2022
İlkbaharın gelişini müjdeleyen cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi gibi Türkiye’nin gündemine de seçim (erken veya zamanında) düştü. Bu gündem, artık değişmez ve tartışma ancak seçimle son bulur.
YETMİŞSEKİZ KUŞAĞININ HİKAYESİ - 11/09/2021
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne kadar toplumu etkileyen ve toplumda derin izler bırakan birçok olay veya olgu yaşanmıştır: Devrimler, darbeler, depremler, isyanlar, suikastlar ve gençlik hareketleri gibi.
BU DAĞLAR SİZDE KALSIN ŞİİRİME DAİR DÜŞÜNCELERİM - 19/05/2021
1970 yıllarında ve 80 li yıllarda Karaisalı köylerinden Adana şehrine doğru bir içgöç başlamıştı. Bu göçün başlıca Sebepleri olarak şunları kayda geçebilirim:
KORONAVİRÜS GÜNLERİNDE ŞİİR – 3 - 16/05/2020
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’mizde de olağanüstü durum devam ediyor. Virüs, toplumsal hayatımızı ve ekonomik vaziyetimizi çok kötü etkilemektedir. Buna bir süre daha katlanmamız gerekecektir ama işte o süre ne zaman bitecek belli değildir.
 Devamı
AlışSatış
Dolar17.335717.4051
Euro18.262618.3357