Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam158
Toplam Ziyaret1313820
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABUL VE UYGULANMASI…
01/11/2019

Tarih içerisinde Türkler, Göktürk Alfabesinin dışında da farklı alfabeler kullanmışlardır.

İslamiyetin kabulünden sonra Ortaasya ve Önasyada yaşayan Türk toplulukları, zaman içerisinde Göktürk Alfabesini bırakarak Arap Alfabesine geçmişlerdir.

Cumhuriyetin kuruluşundan 5 yıl sonra 1 Kasım 1928 tarihinde  Türkiye Büyük Millet Meclisinde 1353 Sayılı Yasa ile Yeni Türk Alfabesi kabul edilmiştir.

Aslında Yeni Türk Alfabesiyle ilgili çalışmalar 1850 yılından itibaren Osmanlı Aydınları arasında tartışılmaya başlanılmıştı. Fransızca bilen aydınlar, Latin Alfabesine geçilmesi fikrini tartışmaya açmışlardı.

Osmanlı Aydınları, bu konuda iki ana fikir etrafında tartışıyorlardı.  Bir bölümü,  Arap Alfabesinin bu haliyle, okuma yazmada Türkçeyi tam temsil etmediğini ve alfabenin güncelleşmesini isterlerken (ki, Enver Paşanın da güncelleme konusunda yarım kalan bir çalışması olmuştu) bir bölümü tamamen Arap Alfabesini terk ederek Latin harflerine dayanan yeni bir Türk Alfabesine geçilmesini savunmaktaydılar.

Ayrıca Arap Alfabesi'ndeki harflerin Türkçe'yi net ifade edememesi de Harf Devrimi'nin temellerini hazırlayan bir başka etkenlerden birisidir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Başöğretmen ve Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk alfabe değişikliği ile Suriye'de bulunduğu 1905 ila 1907 yılları arası kafa yormaya başlamıştı. Mustafa Kemal Atatürk, 1922'de Halide Edip Adıvar ile alfabe değişikliği konusunda konuşmuş ve bu konuda ciddi önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çekmiştir.
 
28 Mayıs 1928 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi aynı yılın 1 Haziran tarihi itibari ile resmi daire ve kuruluşlarda uluslararası rakamların (1,2,3 gibi) kullanılmasını belirten bir yasayı yürürlüğe sokmuştur. Bu yasa ile beraber Harf Devrimi için de bir komisyon kurulması kararlaştırılmıştı.

Bu komisyon böylesine ciddi bir değişimin 5 ila 15 yıllık bir süreçte hayata geçebileceği ihtimali üzerinde dursa da Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Bu değişiklik ya üç ayda olur ya da hiç olmaz'' dediği söylenir. 

Komisyonun tamamladığı yeni alfabe çalışmaları 9 Ağustos 1928 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Gülhane'de düzenlenen galaya katılanlara takdim edildi.

Mustafa Kemal Atatürk yeni alfabeyi Ağustos ve Eylül 1928'de birçok ilde halka tanıttı. Bu esnada bazı yeni eklentiler de alfabeye eklendi. 8 - 25  Ekim 1928 tarihlerinde tüm resmi görevliler yeni Türk Alfabesi sınavına tabi tutuldular.

İşte sürüp gelen bu tartışma ve çalışmalar, Cumhuriyetin 5 yılında tamamlandı ve böylece beklendiği gibi Yeni Türk Alfabesine geçilerek yeni bir döneme girilmiş oldu.

Arap harfleri sessiz harflerden oluştuğundan ve Türkçe’de ise sekiz sesli harf bulunduğundan, Türkçeyi, bu harfler ile okuyup yazmanın kolay olmadığı ve yetersiz kaldığı anlaşılıyordu.

Ayrıca Türkçemizde olup, Arap alfabesinde olmayan bazı sesler vardı. Örneğin “ç,p,o,ö” gibi sesleri sembolize edecek harfler yoktu. Ve yine ayrıca dilimizde olmayan bazı sesler Arap Alfabesinde bulunmaktaydı ve aynen kullanılmaktaydı. Mesela “he ve se” sesi dilimizde tek iken Arap alfabesinde farklı ses şeklinde sembolize edilmekteydi.

İşte bütün bu olumsuzlukların, kifayetsizliklerin önüne geçmek üzere, okuma ve yazması kolay olan ama bazı harfleri Etrüsk Türklerine ait olan Latin Alfabesinden alınan Yeni Türk Alfabesi kabul edildi.

1 Kasım 1928 Tarihinde kabul edilen Yeni Türk Alfabesi yasası, 3 Kasım’da Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yeni Türk Alfabesi Yasasına göre, Türk Dilinde kullanılan sözcükler, Türk harfleriyle yazılacak ve yazıldığı gibi okunacaktır. Türkçe bir kelime veya anlatım, başka alfabelerin harflerini kullanarak değil, Türk Alfabesi harfleri kullanılarak yazılacaktır.

Günümüzde üzülerek ifade etmeliyiz ki, bazı kişiler sosyal paylaşımlarında ve işyerleri sahipleri işyeri adlarında Türkçe adları başka alfabe harfleriyle yazmaktadırlar. Bunları eleştirdiğinizde ise, “Osmanlıca harfleriyle yazıyorum” şeklinde cevap vermektedirler. Oysa Osmanlıca bir harf yoktur. Osmanlının kullandığı Arap Alfabesi vardır.

1353 sayılı Yasanın ihlalini günümüzden ve Adana’dan somut bir örnek vererek sözlerimi bağlamak istiyorum:

Kurtuluş Mahallesi Sular kavşağında Doktor Ali Mert adını taşıyan bir cep park var. Buraya Büyükşehir Belediyesi tarafından bir büfe konulmuştu geçtiğimiz yıllarda. Büfenin adı, Baykuş. Tabelası ise şu harflerle yazılmış: BAYQUSH…

1353 Sayılı Yasa, ayrıca Türkiye’de harf ve yazı birliğini sağlayan yasadır. Bu şekillerde harf ve yazılım ihlalleri devam ederse ülkemizdeki yazı birliği giderek bozulacaktır.

Bu konuyu, buradan yetkililerimize böylece hatırlatmış olalım.



548 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
“İTİRAZIM VAR” HER TÜRLÜ YANLIŞA… - 10/05/2022
Çok değerli hemşehrilerim
“ ŞEHRİMİZİN LOGOSUNA DOKUNMA!” - 09/04/2022
Bayraklar, devletlerin varlığını ve bağımsızlığını söz ile değil resim ile gösteren simgelerdir.
YİNE TARİH, TEKERRÜR EDECEK Mİ? - 23/03/2022
ım 2002 tarihinde Genel Seçimlere giderken Fazilet Partisinden ayrılan bir grup Milletvekili AKP Grubu oluşturup seçimlere katılmıştı.
AYTAÇ DURAK’IN YENİ KİTABI - 11/03/2022
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına beş dönem seçilen ancak seçildiği beşinci dönemde tam dört yıl, iki aylık sürelerle “inceleme” gerekçesiyle görevden alınarak başkanlık yapması engellenen Aytaç Durak, siyasetten ve hizmetten uzak kalıyor ama bo
MİLLET İTTİFAKININ ADAYI KİM OLMALI? - 25/02/2022
İlkbaharın gelişini müjdeleyen cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi gibi Türkiye’nin gündemine de seçim (erken veya zamanında) düştü. Bu gündem, artık değişmez ve tartışma ancak seçimle son bulur.
YETMİŞSEKİZ KUŞAĞININ HİKAYESİ - 11/09/2021
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne kadar toplumu etkileyen ve toplumda derin izler bırakan birçok olay veya olgu yaşanmıştır: Devrimler, darbeler, depremler, isyanlar, suikastlar ve gençlik hareketleri gibi.
BU DAĞLAR SİZDE KALSIN ŞİİRİME DAİR DÜŞÜNCELERİM - 19/05/2021
1970 yıllarında ve 80 li yıllarda Karaisalı köylerinden Adana şehrine doğru bir içgöç başlamıştı. Bu göçün başlıca Sebepleri olarak şunları kayda geçebilirim:
KORONAVİRÜS GÜNLERİNDE ŞİİR – 3 - 16/05/2020
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’mizde de olağanüstü durum devam ediyor. Virüs, toplumsal hayatımızı ve ekonomik vaziyetimizi çok kötü etkilemektedir. Buna bir süre daha katlanmamız gerekecektir ama işte o süre ne zaman bitecek belli değildir.
 Devamı
AlışSatış
Dolar17.335717.4051
Euro18.262618.3357