Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam87
Toplam Ziyaret1408208
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
TÜRK OLMAK
09/06/2012
                                                                                                       Türk olmanın zorluğu, birçok düşünür ve yazarımız tarafından çeşitli vesilelerle ve yazılarla dile getirilmiştir. Ben de bu konudaki duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum:

Bu coğrafyada Türk Olmak, kelimenin tam anlamıyla “zor zanaattır.”Çünkü Anadolu coğrafyasında Türk’e bakış tarzındaki farklılıklara şöyle bir baktığımızda, şunlara benzer şeylerle karşılaşmamız olasıdır.Okyanus ötesi mahfillerden emir ve ilham alanlara, İkinci Cumhuriyetçilere, bu topraklarda kazandıklarını bu toprağın insanlarının yararlanacağı yatırımlar yerine yabancı ülkelerin bankalarında tutanlara, bu halkın gelenek ve göreneklerine küçümseyerek bakanlara, Milletimiz söz konusu olduğunda “Biz adam olmayız” aşağılık hastalığına tutulanlara göre; 

Türk Olmak,

Osmanlı’dan kalan borçları ödemek, Kıbrıs’ta, Kerkük’te, Karabağ’da, Anadolu’da ve Balkanlarda soykırıma uğrayıp, karşılığında yapmadığın soykırımla suçlanmaktır.

Türk Olmak,

Vatanına, Milletine, Tarihine, kültür ve törelerine sahip çıktığında Faşist olmaktır. Aksine Vatanına, Milletine, Tarihine ve Milli değerlerine sövüldüğünde sessiz kalman ise, demokrat ve çağdaş olmaktır. Türkiye’mizin bölünmesine seyirci kalmak ve hatta bu uğurda yapılan yıkıcı çalışmalara destek olmak liberal bir duruştur.

Türk Olmak,

Ekmek parası için gittiğin Avrupa’da hor görülmek, Viyana kapılarına kadar gidip şehri kuşattığın için hoş görülmemektir. AB kapısında post serip, el açıp “Bizi de alın!” diye yalvarmaktır. Yaban illerinde ikinci-üçüncü kuşakların yabancı kültürler potasında erimesine devlet eliyle göz yummaktır.

Türk Olmak,

Üç kıtada at koşturduktan sonra bu küçücük Anadolu Yarımadasında misafir muamelesi görmektir. Her metrekaresinden bereket fışkıran bu topraklarda, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir. Biz, bize yeteriz, kendi doğal zenginliklerimizi işleyip üretelim dediğinizde, bir aydın duyarlılığı veya teknokrat duruşu sergilediğinizde faili meçhul kazalarda can vermektir. ASELSAN Mühendislerinin serçe avlar gibi ölümle cezalandırılmaları, Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu’nun trajik ölümü, Necip Hablemitoğlu’nun evinin önünde öldürülmeleri sizde, hiçbir çağrışım veya şüphe uyandırmıyor mu?Bu topraklarda doğup büyümekten, Yüce Tanrıya kendisini Türk yarattığı için dua ve niyazda bulunanlara göre, Ayyıldızlı bayrağıyla, İstiklal Marşıyla, Atatürk’üyle, Cumhuriyetin değerleriyle ve Büyük Türk Tarihiyle gurur duyanlara göre;

Türk Olmak,

Kerkük’te acıklı bir Hoyrat, Kırşehir’de yürekten kopan Bozlak, Balıkesir’de Bengü, Antep’te bir Barak ağzı türkü okumaktır. Egede Zeybek, Anadolu bozkırında misket oynamak, Karadeniz’de horon tepmek; Erzurum’da bar tutmak, Çukurova’da halay çekmek, Elazığ’da Çayda Çıra oynamaktır. Urfa’da Sıra Gecesinde el almak, Antalya’da yaylaya çıkmak, Toroslar’da Yörük çadırı kurmaktır.

Türk Olmak,

Kırşehir’de Neşet Ertaş, Erzurum’da Mükerrem Kemertaş, Samsun’da Orhan Gencebay, Adana’da Ferdi Tayfur, Şereflikoçhisar’da Gülşen Kutlu, Diyarbakır’da Celal Güzelses, Urfa’da Kazancı Bedih, Yozgat’ta Nida Tüfekçi, Kars’ta Murat Çobanoğlu, Kerkük’te Abdurrahman Kızılay olmaktır.

Türk Olmak,

Trakya Bölgesinde ayçiçeği, İç Anadolu’da buğday, Marmara’da zeytin ve kestane, Karadeniz’de fındık ve çay, Akdeniz’de pamuk ve narenciye, Ege Bölgesinde tütün ve incir, Doğu’da peynir, Güneydoğu’da mercimek ve nohut olmaktır.

Türk Olmak,

Çanakkale’de kurşun yağmuru altında can vermek, Yemen Çöllerinde sıcakta erimek, “yerden yanı ulmak, günden yanı solmak, karıncalar tarafından gözleri oyulmaktır”. Sarıkamış’ta donarak dimdik ayakta ölmek, cephede ölmeden önce esir düşen düşmana ekmek-su vermek, kendi elbisesinden sargı bezi yapıp düşmanın yarasını sarmaktır. Terörün kol gezdiği Güneydoğu’da yani kendi toprağında kandırılmış kancıkların kurşunlarıyla veya yollara döşedikleri mayın tuzaklarında hayatının baharında kolu-bacağı kopmak, bahtı gibi kara toprağı kırmızı kanla sulamaktır.

Türk Olmak,

İzmir’de Hasan Tahsin, İstanbul-Taksim Meydanında Halide Edip Hanım, Aydın’da Yörük Ali, Giresun’da Topal Osman, Adana’da Tekelioğlu Sinan, Hatay’da Tayfur Sökmen, Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahin Bey, Doğu Türkistan’da Osman Batur, Kıbrıs’ta Rauf Denktaş, Kırım’da Mustafa Cemiloğlu, Azerbaycan’da Ebülfeyz Elçibey olmaktır. Türklük ve Yurt sevgisi adına ileriye atılmak ve geri dönmemektir.

Türk Olmak,

Vatan borcunu ödemek üzere evladını, eline kınalar yakarak, alnından öperek, ardından dualar ederek, davul-zurna çalarak, türküler söyleyerek askere yollamaktır.Türk Olmak,Şehit düşen oğlunun ay yıldızlı bayrağa sarılı tabutu geldiğinde, bütün vakar ve duruşuyla “Bir oğlum daha olsa, vatan için yine gönderirim” diye haykırmak, “Vatan sağ olsun!” diyebilmektir.

Türk Olmak,

Evine gelen konuğu Tanrı misafiri olarak kabul edip, “her geleni Hızır, her geceyi Kadir” bilmek, zengin-fakir demeden güleryüzle karşılamak, sofra açmak, yatak sermektir. 

Türk Olmak,

Elazığ’da Gakkoş, Erzurum’da Dadaş, Trabzon’da Uşak, Ankara’da Seymen, Ege’de Zeybek, Çukurova’da Delikanlı olmaktır.Türk Olmak,Eline, Diline, Beline sahip olmak, yaratılanı Yaratan’dan ötürü hoş görmek, incinse de incinmemektir.

Türk Olmak,

Oğuz Kağan’ı, Atilla’yı, Atatürk’ü tanımak, Yunus Emre’yi, Âşık Veysel’i sevmek, Mevlana’yı, Hacı Bektaş Veli’yi, Hoca Ahmet Yesevi’yi yüreğinde taşımak, Dede Korkut’u, Şeyh Edebalı’yı bilmektir.

Türk Olmak,

Bağlama çalındığında, ney üflendiğinde, davula vurulduğunda, kaval sesi duyulduğunda yüreğinin derinliklerinde fırtınalar estirmek, memleket türküleri söylendiğinde türkülerle Türklüğü yaşamaktır.

Türk Olmak,

Tevekkül demektir. Hayatın kendisine verdiklerine “nasip”, vermediklerine “kısmet” demektir. Alınyazısına inanmaktır.

Türk Olmak,

Toprağa düşen her yağmur damlasını rahmet bilip hamd etmek, yeşeren yaprak, açan çiçek ve boy veren başak için Tanrı’ya şükretmektir. En zayıf gününde bile, dimdik ayakta durmak, her gecenin bir sabahının olduğuna bilerek tevekkül göstermektir.

Velhasıl, zor iştir Türk olmak.    


1412 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ - 04/01/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ
SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
“İTİRAZIM VAR” HER TÜRLÜ YANLIŞA… - 10/05/2022
Çok değerli hemşehrilerim
“ ŞEHRİMİZİN LOGOSUNA DOKUNMA!” - 09/04/2022
Bayraklar, devletlerin varlığını ve bağımsızlığını söz ile değil resim ile gösteren simgelerdir.
YİNE TARİH, TEKERRÜR EDECEK Mİ? - 23/03/2022
ım 2002 tarihinde Genel Seçimlere giderken Fazilet Partisinden ayrılan bir grup Milletvekili AKP Grubu oluşturup seçimlere katılmıştı.
AYTAÇ DURAK’IN YENİ KİTABI - 11/03/2022
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına beş dönem seçilen ancak seçildiği beşinci dönemde tam dört yıl, iki aylık sürelerle “inceleme” gerekçesiyle görevden alınarak başkanlık yapması engellenen Aytaç Durak, siyasetten ve hizmetten uzak kalıyor ama bo
MİLLET İTTİFAKININ ADAYI KİM OLMALI? - 25/02/2022
İlkbaharın gelişini müjdeleyen cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi gibi Türkiye’nin gündemine de seçim (erken veya zamanında) düştü. Bu gündem, artık değişmez ve tartışma ancak seçimle son bulur.
YETMİŞSEKİZ KUŞAĞININ HİKAYESİ - 11/09/2021
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne kadar toplumu etkileyen ve toplumda derin izler bırakan birçok olay veya olgu yaşanmıştır: Devrimler, darbeler, depremler, isyanlar, suikastlar ve gençlik hareketleri gibi.
BU DAĞLAR SİZDE KALSIN ŞİİRİME DAİR DÜŞÜNCELERİM - 19/05/2021
1970 yıllarında ve 80 li yıllarda Karaisalı köylerinden Adana şehrine doğru bir içgöç başlamıştı. Bu göçün başlıca Sebepleri olarak şunları kayda geçebilirim:
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.778218.8534
Euro20.651620.7344