Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam99
Toplam Ziyaret1408220
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
DÜNDEN BUGÜNE KARAİSALI’DA BASIN (7)
19/11/2014

Karaisalı’nın basın tarihindeki beşinci sıradaki yayın organı “Bizim KARAİSALI’nın Sesi” Gazetesidir.  Başlık siyah beyaz olup hemen altında Yıl:1, Sayı:1, 27 Mart 1998 Cuma, Fiyatı: 50.000 TL.

Manşetten verilen “Karaisalı Kaymakamı Nevzat Korkmaz Durdurak Bilmiyor ÇALIŞKAN KAYMAKAM!...”  Kaymakam Nevzat Korkmaz’ın bir resmiyle desteklenen haber, “Karaisalı İlçesine geldiğinden buyana olumlu çalışmaları ile halkımızın büyük sempatisini toplayan Korkmaz, şimdi de Kuvayı Milliye Anıtı yaptırıyor” spotu ile devam ettirilmiştir. Yine birinci sayfada “Karaisalı Emniyet Amiri Necati Aymayan” “DTP’de Duran Balcı Yeniden Başkan” haberlerini birinci sayfada görmekteyiz. Sağ alt köşede “Başlarken” başyazısı var.  İkinci ve üçüncü sayfalarda birkaç yerel haber görmekteyiz. Dördüncü sayfada bütün gazetelerde alışkın olduğumuz spor haberlerini göremiyoruz. Belki ilk olmanın getirdiği heyecandan unutulmuş olabilir veya kayda değer bir spor haberi bulunmadığından böyle bir sayfa düzenlenmemiş olabilir. Bunun yerine Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Kuşçu’nun bir resmi ve altında “Gazetenizi Destekliyorum” beyanı verilmiştir.

Dört sayfa halinde yayına giren Bizim Karaisalı’nın Sesi Gazetesi, yarım boy sayfadan oluşmaktadır. İkinci sayfanın sağ alt köşesindeki künye bilgileri şöyledir: Bizim Karaisalı’nın Sesi, Haftalık Mahalli Haber Gazetesi… Sahibi: Bahri Çolpan, Yazı İşleri Müdürü: Ahmet Mahmut Şekerci, Yönetim Yeri: Selampınar Mahallesi, Belediye Dükkanları Karaisalı/Adana, Dizgi-Baskı: Başak Gazete ve Matbaa Tesisleri, Dr Kobaner Pasajı İçi No. 7 Osmaniye…

Bizim Karaisalı’nın Sesi Gazetesinin 25 Mayıs 1998 Tarihli dördüncü sayısında yayınlanan “ Sizlerle Gurur Duyuyoruz” başlıklı köşe yazımda, gazeteyi hazırlayanlara teşekkür ettikten ve başarı diledikten sonra yaşayacakları olası sıkıntılardan söz etmiştim:

“ Çünkü yerel anlamda basın yoluyla halka hizmet etmenin ne kadar zor ve yorucu, bir o kadar da faaliyet alanı sınırlı bir iş olduğunu çok iyi biliyorum. Zira 1993-94 yıllarında Karaisalılar Derneğinin yayın organı “Karaisalı” Dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yapmıştım. Süreli bir yayın organını yayınlamanın zorluklarını o zaman yakından gözlemledim, sıkıntılarını çektim ve yaşadım.

Bu durumda belli bir yöreye yönelik yayın yaptığınız için, yöresel haber bulmakta zorlanıyorsunuz, yöresel yazı, resim ve söyleşi temin etmekte sıkıntı çekiyorsunuz. Resmi ilan alamıyorsunuz. Çünkü basımını yaptığınız matbaa, Karaisalı’da değil…

Bütün bunları aşarak hazırladığınız dergi veya gazeteyi matbaaya verir, basımını beklersiniz. Burada da başınız sıkıntıdan kurtulmaz. Çünkü hedeflediğiniz takvim, alt üst olur. Matbaadan sözleştiğiniz günde gazeteyi almanız mümkün olmaz. Mutlaka bir gecikme yaşarsınız.

Böylece binbir sıkıntıdan sonra okuyucuya ulaşırsınız ama yine de beklenen ilgiyi göremezsiniz. Neden? Nedeni şu: Haberlerin ve yazıların hazırlanması aşamasında, matbaada gazete veya derginin basımı esnasında kaybedilen zaman, haberlerin bayatlayarak ve yorumların aktüalitesini yitirerek okuyucuya ulaşmasına sebep olur.

Ulusal ve boyalı basın organları, dünyayı önümüze koyarken; en taze haberleri, en kısa zamanda bilginize sunarken, elbette sizin haftalık olarak hazırladığınız, bin bir güçlükle okuyucuyla buluşturduğunuz gazetenizdeki bazı haberler, bazı duyarsız kişilere çok eski bir hikaye gibi gelir.

Ama gerçekten duyarlı bazı insanlarımız ise, sırf bizim mutfağımızda hazırlandığı, sırf bizim yöremizin sorunlarına çözüm aramak ve de insanlarımız arasında iletişim sağlamak için çıkarıldığını bildikleri gazetelerine sahip çıkarlar, destek olurlar. Kutsal bir nesneye saygı duyarcasına dokundukları gazetelerini satır satır okurlar. Zaten yerel basın organları da böylesi insanlardan alınan güce dayanarak yayınlarını sürdürme başarısını sağlarlar. Selam olsun onlara!

İşte böylesine meşakkatli ve çilesi olan bir işe giriştikleri için (Bizim Karaisalı’nın Sesi) Gazetesinin sahip ve yöneticilerini kutluyorum. Yollarının uzun, başarılarının daim olmasını diliyorum.”

Benim kendi arşivimde, Bizim Karaisalı’nın Sesi Gazetesinin en son 4 Aralık 1998 Tarihli 13. sayısı bulunmaktadır. Bu son sayı mıdır yoksa Gazete yayınlanmaya devam etmiş de benim mi elime geçmemiş? Bu konuda hiçbir bilgiye sahip değilim bugün için. Bu gazetemiz de kendi imkanları ölçüsünde bir misyon üstlenmiş ve yöremize hizmet etmek adına bir güzel faaliyet göstermiştir.

Karaisalı’nın basın tarihindeki altıncı sıradaki yayın organı, Karaisalı Haber Gazetesidir. Gazeteci Vahit Şahin, Karaisalı Gazetesinin yayın hayatına son vermesi üzerine, yeniden bu alandaki boşluğu doldurmak ve basın yoluyla Karaisalı’ya hizmet etmek amacıyla bir kez daha yola çıkmış ve yeni bir gazete ile insanlarımızı buluşturma misyonunu üstlenmiştir.

Önümde yarım sayfa düzeniyle yayın hayatına “Merhaba” diyen Karaisalı Haber Gazetesinin üçüncü sayısı duruyor. Bu kez, gazetenin sol üst köşesinde bir de logo var: Birkaç adet murt. Kırmızı zemin üzerine küçük harflerle Karaisalı Haber adı beyaz renkte yerleştirilmiş. Hemen altındaki siyah şerit içerisinde ise; Yıl:1, Sayı:3, Haftalık Siyasi Gazete, 5 Ekim 2007, Fiyatı: 50.YKR bilgilerini görüyoruz.

 Birinci sayfanın üst kısmına Alman Köprüsünün resmi yerleştirilmiş ve  “ Vali İlhan Atış, Alman Köprüsüne Hayran Kaldı” başlıklı haber, manşetten verilmiştir. Ve devamında “ Adana Valisi İlhan Atış’ın, Adana’nın Tarihi, Doğal ve kültürel güzelliklerinin tanıtılması amacıyla İlçemizin Çakıt Kanyonu ve Alman Köprüsü gezisi “ ayrıntılarıyla okuyucuya sunulmuştur. Birinci sayfaya yerleştirilen diğer haberler ise, “Kuşçu, Almanya’da Turizm Elçisi Gibi ve Dededen Toruna Fotoğrafçılık” başlıklarıyla verilmiştir.

Sekiz sayfa olarak hazırlanan Karaisalı Haber Gazetesinin son sayfası mutat olduğu üzere spor haberlerine ayrılmıştır. İkinci sayfada iki ayrı köşe yazısına yer verilmiş olup, diğer sayfalara da yerel haberler ve köşe yazıları yerleştirilmiştir.  Üçüncü sayfada ilginç bir mesajlaşma var. Karaisalıhaber sitesinde yayınlanan bu ilginç yazışmayı bir kez de ben,  buradan nakletmek istiyorum.

Ömer Işık imzasıyla yazılan mesaj şöyledir: “ Adamın biri açları doyurmuş, çıplakları giydirmiş. Halk ona sen velisin, sen azizsin demeye başlamışlar. Ancak, onları kimler, hangi düzen aç ve çıplak bıraktı ise, onları anlatmaya başlayınca adama “vay gidi komünist” demişler. 20 yıl önce üç aydın insan, Karaisalı’nın tozlu, karlı yollarına düşmüşler, halkımızı aydınlatmak, uyandırmak istemişler, geri kalmışlık, yoksulluk senin kaderin değil demişler, bu uğurda, bu amaçla gazete çıkarmışlar. Her hafta sonunda gazetelerin tomarıyla tezgâh altına atıldığını görmüştük. Bedava olsa bile halkımıza verilmediğine şahit olmuş, yüreğimiz burkulmuştu. Halkımızın aydınlanmasını istemeyen gizli bir dirençle karşılaşmıştık. Karaisalı’yı Tufanbeyli ile karşılaştırırdık. Çünkü sadece bu iki ilçemizde bütün partiler aynı bina içindeydi. Her partide aynı aileden kişiler, siyasi parti yönetimlerini paylaşmışlardı. Bu sülaleler için hangi parti iktidara gelirse gelsin, onlar daima iktidarda idiler ve kişisel nemalanmalarını devam ettiriyorlardı. İlçe merkezinden delegeleri kafadan yazıyor ve bu oyunu devam ettiriyorlardı.  Halkın kıymet-i harbiyesi yoktu. 20 yıl sonra ne değişti? Kör Tabur’un Çocukları figüranlığa devam ediyor mu? Okuyucularımız değerlendirsin. Sayın Adem Selçuk, Sayın Vahit Şahin yolunuz açık olsun.”

Bu anlam yüklü, kahır dolu mesaja Oğuz Adem Selçuk şu cümlelerle cevap veriyor: “Teşekkürler Sayın Ömer Işık. Yorumunla ve tespitlerinle ortak duygularımızı bir daha ateşledin. Ve bizi tam 20 yıl geriye götürdün. Duyarlılığın için teşekkürler. Evet, büyük ütopyalarla ve büyük sevdalarla yola çıkmıştık. Bu yolda sen, bizimle harçlığın da dâhil bütün maddi imkânlarını seferber etmiştin. Sevgili Vahit, gazeteciliğini ortaya koymuş ve ben de âcizane dilimin döndüğünce, aklımın erdiğince Türkçemizin güzelliğini halkımızla paylaşmaya başlamıştık ki, evet bir el bizim bu sevdamızın üzerine yığın yığın kızgın küller serptiler. Nereden geldiğini bilemediğimiz bu küller arasında birbirimizi kaybetme noktasına getirdiler bizleri. Ama o, kötü bir kâbustu ve onu Vahit Şahin yendi. Şimdi bir yol biterse yeni bir yol açarak yoluna devam ediyor. Bizimkisi, sadece Onu bu aydınlatıcı ve uyarıcı yolunda yalnız bırakmamak. Duyguların ve hatırlattıklarından işte böyle bir cevap doğdu. Teşekkürler, bizi yalnız bırakma.”  

Aslında bu mesajlaşma, halkımıza basın yoluyla hizmet etme noktasında Sayın Vahit Şahin’i yeni girişimi nedeniyle tebrik etmek ve başarı dilemekti ama 20 yıl geriye gittik ve “Karaisalı’nın Sesi” Gazetesi serüvenini hatırlamış olduk. Belki farkında olmadan… Çünkü o ilk heyecan, hala benim yüreğimin bir tarafında durmaktadır. Ve hep, ilk günkü tazeliğini koruyarak, yenilenerek benimle birlikte yaşamaktadır.

Karaisalı Haber Gazetesi yaşıyor mu? Üzülerek söylemek gerekirse, sizlere ömür, o da fazla uzun ömürlü olamadı… Kendi gitti ama “Karaisalı Haber Net” sitesi olarak adı kaldı yadigâr. Şimdilik dostlarımızla ve hemşehrilerimizle orada,  sanal ortamda buluşmaya devam ediyoruz. Nereye kadar? Tanrı bilir.

Yüce Tanrıma binlerce hamdü senalar olsun ki, Karaisalı’ya basın yoluyla hizmet etmek amacıyla yayınlanan bütün gazete ve dergilerde düşüncelerim, köşe yazısı ve şiirler olarak yayınlandı. Bana bu fırsatı veren çok değerli girişimci kardaşlarıma çok teşekkür ediyorum.

Onlara selam olsun!

Yüce Tanrım, yollarını ve bahtlarını açık etsin!...

(SON) 

 

 

 



1412 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ - 04/01/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ
SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
“İTİRAZIM VAR” HER TÜRLÜ YANLIŞA… - 10/05/2022
Çok değerli hemşehrilerim
“ ŞEHRİMİZİN LOGOSUNA DOKUNMA!” - 09/04/2022
Bayraklar, devletlerin varlığını ve bağımsızlığını söz ile değil resim ile gösteren simgelerdir.
YİNE TARİH, TEKERRÜR EDECEK Mİ? - 23/03/2022
ım 2002 tarihinde Genel Seçimlere giderken Fazilet Partisinden ayrılan bir grup Milletvekili AKP Grubu oluşturup seçimlere katılmıştı.
AYTAÇ DURAK’IN YENİ KİTABI - 11/03/2022
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına beş dönem seçilen ancak seçildiği beşinci dönemde tam dört yıl, iki aylık sürelerle “inceleme” gerekçesiyle görevden alınarak başkanlık yapması engellenen Aytaç Durak, siyasetten ve hizmetten uzak kalıyor ama bo
MİLLET İTTİFAKININ ADAYI KİM OLMALI? - 25/02/2022
İlkbaharın gelişini müjdeleyen cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi gibi Türkiye’nin gündemine de seçim (erken veya zamanında) düştü. Bu gündem, artık değişmez ve tartışma ancak seçimle son bulur.
YETMİŞSEKİZ KUŞAĞININ HİKAYESİ - 11/09/2021
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne kadar toplumu etkileyen ve toplumda derin izler bırakan birçok olay veya olgu yaşanmıştır: Devrimler, darbeler, depremler, isyanlar, suikastlar ve gençlik hareketleri gibi.
BU DAĞLAR SİZDE KALSIN ŞİİRİME DAİR DÜŞÜNCELERİM - 19/05/2021
1970 yıllarında ve 80 li yıllarda Karaisalı köylerinden Adana şehrine doğru bir içgöç başlamıştı. Bu göçün başlıca Sebepleri olarak şunları kayda geçebilirim:
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.778218.8534
Euro20.651620.7344