Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam365
Toplam Ziyaret1332829
HABER VİDEOLARI
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
TÜRK DÜNYASINDAN BİR YILDIZ DAHA KAYDI
18/01/2012
Türk Dünyasının son karizmatik lideri de Hakk’a yürüdü.

Kıbrıs Türklüğünün efsanevi lideri Rauf Denktaş’ın vefat haberini o akşam televizyonlardan alt yazı olarak gördüğümde “Türklüğün son karizmatik Liderini” kaybetmenin acısı yüreğime bir ok gibi saplandı.
Hayalimde zamanın akışını durdurup ve geriye dönüp, tarihin tozlu sayfalarına baktığımda Rauf Denktaş’ın çileli, fırtınalı ve mücadele dolu yaşamını görüyordum.

Rauf Denktaş, 88 yıllık ömrünü, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü, yaşaması ve yaşatılması, Adada Türk varlığının bağımsız olarak kendi Devletini kurması, kendi bayrağını göndere çekmesi uğruna vermişti.

Rauf Denktaş, küçük yaşta annesini kaybediyor ve anne sevgisinden mahrum olarak büyüyor, sonra İstanbul’a geliyor ve baba şefkatinden de uzak kalıyor. Bu minval üzere Üniversiteye başlıyor.

Rauf Denktaş, Kıbrıs Türklerini soykırıma tabi tutarak yok etmeyi planlayan Rumların katliamlarını durdurmak için Kıbrıs’a dönüyor ve Bozkurt Amblemli Türk Mukavemet Teşkilatını kurarak Türklerin toplu imhalarını önlemeye çalışıyor. Sürgün ediliyor Kıbrıs devletince ama gizlice tekrar Adaya çıkıyor ve mücadelesine devam ediyor.

Rauf Denktaş, 1974 Barış Harekatında Kıbrıs’tadır ve Mücahitleriyle birlikte Kahraman Türk Ordusuna kılavuzluk etmektedir. Hareket bittiğinde Kıbrıs Türk Federe Devletini kurarak halkının haklarını dünya platformunda savunmaktadır. Federe Devlet olarak netice alınamayacağının anlaşılması üzerine 15 Kasım 1983 Yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini kurarak ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir. O tarihten 2004 yılına kadar Cumhurbaşkanlığı görevini yürütmüş, halkının haklarını sonuna kadar savunmuştur.

Rauf Denktaş, bir devlet adamı olduğu kadar bir halk adamıdır da. Halkıyla iç içe yaşamıştır. Yakınlarına öldüğünde oğlunun yanına, halkın mezarlığına defnedilmesini istemiştir ama Kıbrıs Türk Devleti, ona olan şükranlarını bir anıtmezar yaparak yerine getirmek istemektedir.

1990 Yılında Girne’de Askeri Postada görevliydim. Bir Cumartesi Günü Girne’nin ana caddesinde yürürken birden insanların durduğunu ve sevgi gösterisinde bulunduklarını görünce ben de durdum ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın yanında eşi olduğu halde caddeden arabasıyla geçtiğini gördüm. Önünde arkasında ne koruma ve ne de eskortlar vardı. Ne trafik akışı durdurulmuş ve ne de sirenler çalmaktaydı. Ülkenin Cumhurbaşkanı eşiyle beraber Girne’de halkın arasındaydı. Bir de bizim ülkemizdeki protokol düzenini düşündüm ve Sayın Denktaş’a hayranlıkla el salladım.

O güzel insan, o güçlü devlet adamı,   gördüğü güzellikleri elinden düşürmediği fotoğraf makinesiyle ölümsüzleştiren sanatçı ruhlu insan, sevdiklerini üzüntü içinde bırakarak kendinden önce Kıbrıs Türk Halkının haklı davasında birlikte mücadele verdiği Doktor Fazıl Küçük’e, Şehit Pilot Cengiz Topel’e, Girne Şehidi Albay Karaoğlanoğlu’na, Akıncılar’da, Muratağa’da, Sandallar’da, Küçükkaymaklı’da katliama uğrayan köylülerine ve Lefkoşa düzlüğünde, Magusa şehrinde, Beşparmak Dağlarında şehit düşen Mehmetçiklere ve Mücahitlere kavuştu.

Şimdi şehitlerle ve vefat etmiş gazi arkadaşlarıyla buluştu.

1990 yılında Girne’de Kıbrıs Barış Kuvvetleri Komutanlığı’nın Askeri Posta Şubesinde görev yaptığım esnada bir gece sahilde otururken yazmış olduğum “Girne’de Deniz” adlı şiirimi Türkiye’ye dönünce Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a göndermiştim. Bir Devlet Adamı, bir Ülkenin Cumhurbaşkanı ancak bu kadar alçak gönüllü olabilir. Şiiri okumuş ve beni telefonla arayarak kutlamıştı. Çok mesut olmuştum. Bir Cumhurbaşkanı tarafından şiirimin beğenilmesi ve tebrik edilmesi inanılmaz duygular yaşatmıştı bana.

Bugün bu şiiri okuyarak Türklüğün son karizmatik Liderini saygıyla ve rahmetle anmak istiyorum. Tanrı mekânını Cennet eylesin.


            GİRNE’DE DENİZ

Gündüz, mavi bir yorgandır deniz
Altında ak köpükler gizler.
Geceyse; ışıkların uykuya vardığı saatlerde
Sessizlik ülkesinin kıyılarına
Göçmen kuşlar misali
Katar katar dalgalar iner.

Gündüz, güneşle kucaklaşır deniz
Ufuk, beyaz bir bayrağa bürünür.
Ve yağmur getirmişse rüzgar
Denizin yıkandığı saatlerde
Girne’den bakınca
Muz kokulu Anamur görünür.
                Kasım 1990


1131 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
“İTİRAZIM VAR” HER TÜRLÜ YANLIŞA… - 10/05/2022
Çok değerli hemşehrilerim
“ ŞEHRİMİZİN LOGOSUNA DOKUNMA!” - 09/04/2022
Bayraklar, devletlerin varlığını ve bağımsızlığını söz ile değil resim ile gösteren simgelerdir.
YİNE TARİH, TEKERRÜR EDECEK Mİ? - 23/03/2022
ım 2002 tarihinde Genel Seçimlere giderken Fazilet Partisinden ayrılan bir grup Milletvekili AKP Grubu oluşturup seçimlere katılmıştı.
AYTAÇ DURAK’IN YENİ KİTABI - 11/03/2022
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına beş dönem seçilen ancak seçildiği beşinci dönemde tam dört yıl, iki aylık sürelerle “inceleme” gerekçesiyle görevden alınarak başkanlık yapması engellenen Aytaç Durak, siyasetten ve hizmetten uzak kalıyor ama bo
MİLLET İTTİFAKININ ADAYI KİM OLMALI? - 25/02/2022
İlkbaharın gelişini müjdeleyen cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi gibi Türkiye’nin gündemine de seçim (erken veya zamanında) düştü. Bu gündem, artık değişmez ve tartışma ancak seçimle son bulur.
YETMİŞSEKİZ KUŞAĞININ HİKAYESİ - 11/09/2021
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne kadar toplumu etkileyen ve toplumda derin izler bırakan birçok olay veya olgu yaşanmıştır: Devrimler, darbeler, depremler, isyanlar, suikastlar ve gençlik hareketleri gibi.
BU DAĞLAR SİZDE KALSIN ŞİİRİME DAİR DÜŞÜNCELERİM - 19/05/2021
1970 yıllarında ve 80 li yıllarda Karaisalı köylerinden Adana şehrine doğru bir içgöç başlamıştı. Bu göçün başlıca Sebepleri olarak şunları kayda geçebilirim:
KORONAVİRÜS GÜNLERİNDE ŞİİR – 3 - 16/05/2020
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’mizde de olağanüstü durum devam ediyor. Virüs, toplumsal hayatımızı ve ekonomik vaziyetimizi çok kötü etkilemektedir. Buna bir süre daha katlanmamız gerekecektir ama işte o süre ne zaman bitecek belli değildir.
 Devamı
AlışSatış
Dolar17.928518.0003
Euro18.311018.3843