Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam92
Toplam Ziyaret1408213
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
SAYIN VAHİT ŞAHİN’İ KUTLUYORUM.
25/04/2014

 

Karaisalı Haber Sitesinin editörü Sayın Vahit Şahin Beyi kaleme aldığı “Kuvayı Milliye Anma Gününü Unutturmayacağız” yazısı dolayısıyla kutluyorum. Duygu ve düşüncelerine yüzde yüz katıldığımı beyan etmek istiyorum.

Gerçekten Kaymakam Sayın Nevzat Korkmaz zamanındaki anma ve kutlama anlayışından giderek uzaklaşılmış, önce iktidar mensubu siyasi kimlikli şahısların hitabet sahnesine dönüştürülmüş, sonra burada da kalmayarak, meteoroloji şartlarına göre kutlamalar, 1 Nisan’dan alınarak farklı tarihlere monte edilmiştir. Günün anlam ve öneminden ziyade siyasilerin gövde gösterisi yapmasına sanki zemin hazırlanmıştır. Bir başka cepheden bakılınca da eğlence festivaline dönüştürülmeye çalışılmıştır.

Geçtiğimiz yıllarda ilk kez Anma Günü, 1 Nisan’dan 6 Mayıs’a kaydırılmıştı ve o zamanki Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla “Kuvayı Milliye ve Bahar Şenliği” adıyla düzenlenmişti. Yani Kuvayı Milliye Günü, 1 Nisan yerine 6 Mayıs’a kaydırılmış ama amacından saptırılarak kaydırılmıştı.

Bu şekilde bir kutlamanın yanlışlığını anlatmaya çalıştığım ve Karaisalı Gazetesinde “Kuvayı Milliye mi Bahar Şenliği mi?” başlıklı yazı ile duygu ve düşüncelerimi hemşerilerimle paylaşmıştım. Yazının bir bölümünü yine bugün hemşerilerimle paylaşmak istiyorum ki, aynı yanlışlıklara düşmeyelim diye.

“Çukurova’nın Kurtuluşunun ilk ateşi, Sinan Tekelioğlu ve Kuvayı Milliyeci arkadaşları tarafından 1 Nisan 1920 Tarihinde Karaisalı’da yakılmış olduğundan 1 Nisan gününün, Karaisalı’nın geçmişinde özel ve destansı bir yeri vardır.

Bu özel günün önemini, ilk kez Karaisalı Kaymakamı Ahmet Narinoğlu ortaya koymuş, daha sonra, Kaymakam Nevzat Korkmaz zamanında da bu gün, “Kuvayı Milliye Şenliği” adı altında kutlanmaya başlanmış ve bu yıla kadar, bu böyle devam etmiştir.

6 Mayıs günü Karaisalı’ya, “Kuvayı Milliye Şenliğine” gittiğimi zannederek gittim. Meğer biz, Kuvayı Milliye Şenliğine değil, Bahar Şenliğine gitmişiz.

Oysa, kutlama tarihinin değiştirilmesinden bir anlam çıkarmalıydım ama itiraf edeyim bu konuda sınıfta kaldım.

Şenlik alanına kurulan platforma asılan dövizde “Kuvayı Milliye” sözü kuş gözü kadar küçültülmüş, Bahar Şenliği ibaresi ise fil gövdesi gibi büyütülerek gözümüze ve gönlümüze sokulmaya çalışılmıştır.

Vah benim güzel memleketim!

Vah benim Kuvayı Milliye ateşinin yakıldığı, düşman ayağı basmamıştır diye öğündüğüm örnek memleketim!”

27 Nisan Tarihinde kutlanacak olan “Kuvayı Milliye Günü”ne yine bir yanlışlık yapılarak başlanmıştır. Tertip Komitesindeki şahısların eksik bilgilerinden dolayı “Kuvayı Milliye Günü” “Kuvayı Milliye Bayramı” olarak halka duyurulmaktadır. Bayramlar, dini ve milli olmak üzere kutlanmaktadır Türkiye’mizde. Eğer kutlayacağımız Kuvayı Milliye Bayramı ise, bir kurtuluşun sonucu kutlanmalıdır. Oysa Karaisalı’ya düşman hiçbir şekilde girememiştir ve bir düşmandan kurtuluş söz konusu değildir.

1 Nisan 1920 de olan, Kuvayı Milliye Güçlerinin ikindi vakti ilçe merkezine girmesi ve Fransız yanlısı kaymakamın tutuklanıp hizmetdışı bırakılmasıdır. Ve İdareye Kuvayı Milliye Güçlerince el konulmasıdır. Dolayısıyla bir kurtuluş sözkonusu olmadığına göre, 1 Nisan Gününün Bayram olarak kutlanıyor olması yanlıştır. Tarihi gerçeklerin tahrif edilmesidir.

Keşke hazırlık çalışmaları yapılarken ve Tertip Komitesi oluşturulurken Karaisalı’nın Tarihini ve sosyolojik gerçeklerini bilen şahsıların görüş ve bilgisine başvurulmuş olsaydı. Hiç olmazsa böylesine bariz hatalar yaşanmazdı.

Umarım bundan sonraki yıllarda bu hususlarda daha paylaşımcı, herkesin görüş ve düşüncesine itibar edilen bir yapı ile hareket edilir.

İşte bu duyarlılığından dolayı Sayın Vahit Şahin’i kutluyorum. Konunun yanlışlığını ve yapılması gereken doğruları ifade ettiği için…

Bu yıl, böyle oldu ama gelecek yıllarda gerçekten “Kuvayı Milliye Günü” kutlamalarının tarihi gerçeklere göre yapılması için ben de üzerime düşen uyarı ve bilgi transferi için elimden gelen katkıda bulunacağımı beyan ediyorum.

Elbette “adam yerine” konulursam…



1391 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ - 04/01/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ
SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
“İTİRAZIM VAR” HER TÜRLÜ YANLIŞA… - 10/05/2022
Çok değerli hemşehrilerim
“ ŞEHRİMİZİN LOGOSUNA DOKUNMA!” - 09/04/2022
Bayraklar, devletlerin varlığını ve bağımsızlığını söz ile değil resim ile gösteren simgelerdir.
YİNE TARİH, TEKERRÜR EDECEK Mİ? - 23/03/2022
ım 2002 tarihinde Genel Seçimlere giderken Fazilet Partisinden ayrılan bir grup Milletvekili AKP Grubu oluşturup seçimlere katılmıştı.
AYTAÇ DURAK’IN YENİ KİTABI - 11/03/2022
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına beş dönem seçilen ancak seçildiği beşinci dönemde tam dört yıl, iki aylık sürelerle “inceleme” gerekçesiyle görevden alınarak başkanlık yapması engellenen Aytaç Durak, siyasetten ve hizmetten uzak kalıyor ama bo
MİLLET İTTİFAKININ ADAYI KİM OLMALI? - 25/02/2022
İlkbaharın gelişini müjdeleyen cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi gibi Türkiye’nin gündemine de seçim (erken veya zamanında) düştü. Bu gündem, artık değişmez ve tartışma ancak seçimle son bulur.
YETMİŞSEKİZ KUŞAĞININ HİKAYESİ - 11/09/2021
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne kadar toplumu etkileyen ve toplumda derin izler bırakan birçok olay veya olgu yaşanmıştır: Devrimler, darbeler, depremler, isyanlar, suikastlar ve gençlik hareketleri gibi.
BU DAĞLAR SİZDE KALSIN ŞİİRİME DAİR DÜŞÜNCELERİM - 19/05/2021
1970 yıllarında ve 80 li yıllarda Karaisalı köylerinden Adana şehrine doğru bir içgöç başlamıştı. Bu göçün başlıca Sebepleri olarak şunları kayda geçebilirim:
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.778218.8534
Euro20.651620.7344