Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam97
Toplam Ziyaret1408218
Oğuz Adem Selçuk
karaisalihaber@hotmail.com
ADALET, BİRGÜN HERKESE LAZIM OLACAKTIR
11/02/2020

Günlük hayatımızda kullandığımız, yeri gelince örnek verdiğimiz özlü sözler vardır. Her milletin kendi doğal yaşamından, tecrübe ve deneyiminden meydana gelen ve gelecek kuşaklara aktarılan kalıplaşmış sözlerdir bunlar.


Bu tür sözlere “Atasözü” diyoruz.

 Atasözleri, damıtılmış, imbik imbik süzülmüş ve yüzyılların birikimiyle en yalın ifadeye indirgenmiş sözlerdir. Ve Türkçemiz, atasözleri bakımından zengin bir dildir.

Ancak, dilimize yerleşen ve Millet olarak genelde olumlu bulmadığımız bazı atasözleri de vardır ki, toplum bu sözlere istinaden yanlış yargılara sürüklenmektedir.

Bazı örnekler vermemiz gerekirse; Mesela, “Her koyun, kendi bacağından asılır.” Bu söz toplumsal dayanışma yerine bireyselliği teşvik eder. “Deveyi gördün mü? İzini bile görmedim.” Bu anlayış, suçluyu ve suçluları korumak adına insani değerlerden uzaklaşma, gerçeğin üzerini örtme veya gerçeğe tanıklık etmeyerek hakikatin ortaya çıkmasını engellemektir. Örnekleri çoğaltabiliriz.

“Bana değmeyen yılan bin yaşasın” sözü de, bu tür asla tasvip etmeyeceğimiz, sadece kendini düşünen insan tipine bir örnektir ama sonuçları itibariyle sözü söyleyenin de bir gün kendi hayatına etkisinin olacağı bir sözdür.

Buradan sözü, herkese lazım olan adalet kavramına getirmek istiyorum. Farkında mısınız? Son yıllarda “Adalet” kavramını çok konuşuyoruz.  Bu bağlamda bir anekdotu paylaşmak istiyorum. Şöyle ki:

“Hukuk fakültesinde bir öğretim görevlisi derse girer ve bir öğrenciye adını sorar. Öğrenci “Ali” diye cevap verir.

Öğretmen bir anda “Defol bu sınıftan bir daha asla dersime gelme” der. Bütün öğrenciler şaşkınlık içindedir neye uğradığını şaşıran Ali de sınıfı terk eder.

Herkes ne olduğunu anlamak için beklemektedir. Hiç kimseden ses çıkmaz… Hoca, bütün öğrencileri şöyle biraz süzdükten sonra, tabi bu arada herkes göz temasından kaçınmaktadır. “Kanunlar ne için vardır?” diye sorar ve ders başlar…

 Bir çok cevap gelmiş, bir öğrenci düzeni korumak, diğeri toplumda yaşayan bireylerin hak ve hürriyetini sağlamak için, öbürü yaşam haklarını idame ettirmek, bir başkası devlete güveni, o devletin saygın bir vatandaşı olduğunu göstermek için, bir diğeri her yerde hakkını yasalar çerçevesinde arayacağını bilmek ve devletin vatandaşına haklarını nasıl arayacağını göstermek için…

Hoca, “Başka?” diye tekrar sorunca bir öğrenci de “ADALET” için diye cevap verir. Bu cevabı verene hoca parmağı ile işaret ederek işte aradığım cevap bu dercesine “Peki az önce arkadaşınıza adaletsiz davrandım mı?” diye sorar.

 

Herkeste aynı cevap: “Evet hocam”.

Öğretim görevlisi sınıf kapısını açarak dışarıdaki öğrencisini içeri alır ve teşekkür edip yerine geçebileceğini söyler, herkes bunun bir senaryo, oyun olduğunu anlar.

Fakat hoca son sözlerini söylememiştir henüz; Peki buna hepiniz şahit oldunuz, neden tepki göstermediniz? Arkadaşınızın hakkını savunmadınız!? Herkes suskundur.

Hoca, “Bakın sevgili arkadaşlar, bu olaydan hepinizin çıkarması gereken bir öğüt var, bunu size 100 saat sınıfta ders versem anlatamazdım” der ve son sözlerini söyleyip dersi bitirir.
Asla bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetinde olmayın, o yılan bir gün mutlaka sizi de sokacaktır.


Adaletsizliğe şahit olup göz yuman insanlar haysiyet ve onurlarını kaybetmeye mahkumdur.

Bir şahsa karşı yapılan haksızlık, herkese karşı yapılmış bir tehdit demektir.”

Şimdi….

Ülkemizin deprem fay hattı üzerinde bulunduğu bilimsel bir gerçek iken ve son olarak Elazığ depreminde evleri yıkılan, evleri ağır hasar gören yurttaşlarımız çadırlarda dondurucu soğukta yaşama mücadelesi verirken, sana-bana ne faydası olacağı bilinmeyen bir “Kanal İstanbul” tartışmasında vicdanının kararını sorguluyor musun, adil olduğunu düşünüyor musun?

Şehrinde, mahalle veya köyündeki esnaf, sanatkar veya çiftçi, kendisine tahakkuk ettirilen vergiyi ödeme sıkıntısı çekerken Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) adı altında iş yapan büyük firmaların kurumsal vergiden muaf tutulmalarını, vicdanındaki adalet terazisinde tartıyor musun, adil olduğunu düşünüyor musun?

Suriye topraklarından çok yakıcı şehit haberleri gelirken, bazı varlıklı veya siyasi ağırlıklı kimselerin askerlik çağına gelmiş çocukları, çürük raporları alarak ya da bedel ödeyerek vatani görevlerini yerine getirmekten imtina ederken mesleğiyle ilgili iş bulamayan veya atanamayan gençlerimizin özel harekâtçı ve uzman erbaş olarak oralarda şehit düşmelerinin sebebine kafa yoruyor musun, adil buluyor musun?

Son yıllarda EYT kavramıyla tartışmaların yaşandığını ama öte yandan iki yıl milletvekilliği yapan ve 18 yaşında milletvekili seçilme hakkı verilen bir gencin, ömür boyu 657 Sayılı Yasaya göre 1. Dereceden emeklilik hakkı kazanması haksızlığı karşısında (üstelik askerlik bile yapmadan) senin bu konuda demokratik hakkının olup olmadığını düşünüyor musun, bu durumu adil buluyor musun?

Bütün bunlara benzer toplumca yaşadığımız birçok uygulamayı, birçok sorunu vicdanımızın adalet terazisinde tartıp ona göre bir değerlendirme yapmıyorsak bize demokrasi gerekmez. Büyüklerimiz iyi bilir diyerek vicdanımızı rahatlatabiliriz.



704 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ - 04/01/2023
SIVACI HALİL ŞİİRİNİN HİKAYESİ
SAYIN ZEYDAN KARALAR - 24/05/2022
Yanlışta ısrar etme lütfen! Şehrimizin logosuna dokunmaya devam ediyorsun. Bu koca ve kadim kent Adana Merkezde, 1964 yılından bu yana yaşayan ve son yerel seçimde size oy veren bir hemşehriniz olarak rica ediyorum. Mevcut logo, görsel olarak şehrimi
“İTİRAZIM VAR” HER TÜRLÜ YANLIŞA… - 10/05/2022
Çok değerli hemşehrilerim
“ ŞEHRİMİZİN LOGOSUNA DOKUNMA!” - 09/04/2022
Bayraklar, devletlerin varlığını ve bağımsızlığını söz ile değil resim ile gösteren simgelerdir.
YİNE TARİH, TEKERRÜR EDECEK Mİ? - 23/03/2022
ım 2002 tarihinde Genel Seçimlere giderken Fazilet Partisinden ayrılan bir grup Milletvekili AKP Grubu oluşturup seçimlere katılmıştı.
AYTAÇ DURAK’IN YENİ KİTABI - 11/03/2022
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına beş dönem seçilen ancak seçildiği beşinci dönemde tam dört yıl, iki aylık sürelerle “inceleme” gerekçesiyle görevden alınarak başkanlık yapması engellenen Aytaç Durak, siyasetten ve hizmetten uzak kalıyor ama bo
MİLLET İTTİFAKININ ADAYI KİM OLMALI? - 25/02/2022
İlkbaharın gelişini müjdeleyen cemrenin havaya, suya ve toprağa düşmesi gibi Türkiye’nin gündemine de seçim (erken veya zamanında) düştü. Bu gündem, artık değişmez ve tartışma ancak seçimle son bulur.
YETMİŞSEKİZ KUŞAĞININ HİKAYESİ - 11/09/2021
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne kadar toplumu etkileyen ve toplumda derin izler bırakan birçok olay veya olgu yaşanmıştır: Devrimler, darbeler, depremler, isyanlar, suikastlar ve gençlik hareketleri gibi.
BU DAĞLAR SİZDE KALSIN ŞİİRİME DAİR DÜŞÜNCELERİM - 19/05/2021
1970 yıllarında ve 80 li yıllarda Karaisalı köylerinden Adana şehrine doğru bir içgöç başlamıştı. Bu göçün başlıca Sebepleri olarak şunları kayda geçebilirim:
 Devamı
AlışSatış
Dolar18.778218.8534
Euro20.651620.7344